1. YAZARLAR

  2. Sena Karatay

  3. Bu toplumun Anlaşılmaya ihtiyacı var!
Sena Karatay

Sena Karatay

Sosyolog
Yazarın Tüm Yazıları >

Bu toplumun Anlaşılmaya ihtiyacı var!

A+A-

Sosyolojinin topluma selaı var bugünlerde. Özellikle son yıllarda kendini kabul ettirmişken sesini daha fazla duyurmak çabasında.Aslına bakılırsa bu çaba gayet yerinde bir çaba. Çünkü toplum olarak davranışlarımızın arka planını karakterize edebilen bir bilime ihtiyacımız giderek artıyor. Bu ihtiyacın en önemli kanıtını da insanların aynı anda farklı fikirlerin savunuculuğunu yapma gücünü elde edici bir ruha bürünmesi olarak gösterebiliriz. Evet artık insanlar gittikçe bilinçleniyorlar. Etrafında olan biten herhangi bir şeyin savunuculuğunu yapmak için kendilerine fikri bir rota çiziyorlar. Bu rotanın ışığında kendilerini rahat ifade edebiliyorlar. Kulvarların geçişkenliğinin esnekleşmesinin de payı oldukça büyük bu yönelişlerde. Artık her sabah yeni bir olayla açıyoruz gözlerimizi. Konu önemli değil kendimize en yakın konuyu seçip sosyal medyada fikirlerimizi gösterebilme şansımız var artık. Kendi kulvarlarımız dışındaki fikrilere de rahatlıkla eleştiri getirebiliyoruz. Tepkimiz parmaklarımızın ucunda…!!

İşte bu yönelişlerin ve savunulan fikirlerin arka planında sosyolojik bir bakış açısı boy gösteriyor. Bu da toplumun yıllarca hasret duyduğu o şanı güzel sosyoloji bilimine kendini göstermesi için kaçınılmaz bir fırsat sunuyor. Evet, bu toplumun anlaşılmaya ihtiyacı var..! Ama bu seneler önce olduğu gibi batıya ait kuramları ülkemize değiştirmeden, tampon kuramlar olarak uygulama yanlışının tekrarlanmamasını gerektiriyor. Uzun yıllar batının kendine özgün teknikleri ile batı olabildiği göz ardı edildi. Batı kendi içinde yüceldi ve uluslar arası boyuta ulaştı. Yalnız, bu batıya karşı tamamiyle bir övgü atıfında bulunduğum anlamına gelmiyor. Amacım yalnızca ‘Biz nerede hata yaptık?’ sorusuna cevap aramak..Yoksa batının sömürgecilik yanlışı bu yazıya sığdırılamayacak kadar geniş bir konu. Fakat konuya objektif bir şekilde yaklaşmak gerekirse batı taklitçilik ile bir yerlere gelmedi. Oysa ki bizim yanlışımız (maalesef!) en çokta Osmanlı devleti son döneminde kendini hissettiren taklitçilik anlayışını benimsememizdi. Dış güçlerin de etkisiyle kurtuluşu batıyı taklit etmekte bulmamız ya da taklitçiliği savunan güçlere boyun eğmemiz geri dönüşü olmayan sorunları daha da köklendirdi.Üzücü olan şu ki, sosyolojinin alanına da sirayet etti bu taklitçilik anlayışı. Batının kendine ait kuramları uyarlanmadan olduğu gibi milletimize entegre edilmeye çalışıldı. Saha çalışmaları özgün kuramlarla temellendirilmediği için uygulamalı araştırmalara gerektiği kadar keskin imzalar atamadık. Bu yüzden sosyoloji Türkiye’de hiçbir zaman özgün ve istikrarlı bir bilim olma şansını elde edemedi.

Ta ki bugüne kadar!..
Bugün yapmamız gereken bu yanlışın tekerrür etmesini engellemek. Evet tarih tekerrürden ibaret olmamalı artık ! Türk toplumu anlaşılmaya açık bir şekilde, biz yeni nesil toplum bilimcileri bekliyor..Ve Biz ancak milli ideolojilerimize kendine has kuramlarımızla şekil vererek, Türk toplumunu muntazam bir şekilde resmedebiliriz. Milli değerler ancak milli kuramların bedenlerinde ruh bulabilir…

Sevgili okurlar..
Bir sosyoloji öğrencisi olarak tecrübe edinmeye çabaladığım medya alanında toy bir yazarım. Bugünkü yazım da siz değerli okurlara bu toplumun daha önce yapılan hatalardan arınarak en iyi hangi şekilde anlaşılması gerektiğini aktarmaya çalıştım. Daha sonraki yazılarımda güncel meseleler ve yaptığım araştırmalarla ilgili farklı konularda fikirlerimi beyan etmeye çalışacağım.. Eleştirileriniz ve görüşleriniz benim için yol gösterici olacaktır.. Esen kalın…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum