1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Karadeniz Fıkrası Gibi
Karadeniz Fıkrası Gibi

Karadeniz Fıkrası Gibi

İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musiki Devlet Konservatuarı'nda gece bekçisi olarak işe başlayan Pendikli Nural Yumlu, çalamadığı halde birbirinden farklı kemençe imal ederek sanatçılara satıyor.

A+A-

İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musiki Devlet Konservatuarı'nda gece bekçisi olarak işe başlayan Pendikli Nural Yumlu, çalamadığı halde birbirinden farklı kemençe imal ederek sanatçılara satıyor. Amerika'ya bile kemençe gönderdiğini belirten Yumlu, "Yayı bozulan beni arıyor." diyor.


1965 yılında İstanbul'a göç eden ve 25 yıldır Pendik'te ikamet eden Nural Yumlu'nun hayatı o zaman ki Türk Musikisi Devlet Konservatuarı'na yaptığı iş başvurusu ile değişti. Gece bekçisi olarak çalışmaya başladığı görevinde geceleri boş durmaktan sıkılınca konservatuar binasının altında bulunan enstrüman üretim yerine merak saldı. Türk piyanolarının yapımcısı Cafer Açın'ın kendisini enstrüman üretim bölümüne alması ile enstrüman aletlerine ilgisi daha da artan Yumlu, mesai saatleri dışında da kemençe ile çalışmalarına devam etti. Amerika, Kanada ve Almanya'da kemençelerinin bulunduğunu söyleyen Yumlu, İstanbul Radyosu'nda Hasan Esen ve Selim Güler'de 5, Ahmet Özhan'ın korosundaki Sertaç Tezener'de 1 ve Türkan Bilginer'de de 3 kemençesinin olduğunu belirterek, "Yayı bozulan beni arıyor. Türk Müziği Korosu ses sanatçısı Derya Türkan da yay lazım olsa benden alır." diyor.


İşte kendi ağzından Nural Yumlu'nun başarısı: "Mesai saatleri dahilinde temizlik işlerini yaparken mesai saati bitiminde de soluğu enstrüman üretim bölümünde alarak çalışmalarıma devam ettim. Yeni başlayan öğrenciler benim orada yaptığım çalışmaları bilmediklerinden ilk başlarda alışmaları zor oldu. Kemençe yaptığımı ve meraklı olduğumu görünce hepsi beni anlamaya başladı. 11 yıl bu görevi yaptıktan sonra dilekçe vererek enstrüman yapım bölümünden ayrıldım ve çalgı eğitim bölümüne geçtim. Üç telli dört telli kemençe, bas kemençe, kabak kemane ve rebab gibi müzik aletlerini telleri ile beraber yapmaya başladım. Bu şekilde kemençe yapmayı profesyonel manada öğrendim. 2001 yılında emekli olduktan sonra çalışmalarıma Pendik'teki evimin çatı katında kendi imkanlarımla oluşturduğum atölyemde devam ettim."


Kemençenin vitrinden değil tezgahtan alınması gerektiğinin altına çizen Nural Yumlu; "Tezgahtan alınan kemençenin hem ustasını bilirsiniz hem de kullanılan malzemeyi yerinde görmüş olursunuz." ifadelerini kullanıyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.