1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Mustafa Armağan: “Milli Mücadeleyi Karabekir mi başlattı?”
Mustafa Armağan: “Milli Mücadeleyi Karabekir mi başlattı?”

Mustafa Armağan: “Milli Mücadeleyi Karabekir mi başlattı?”

A+A-

Araştırmacı-yazar Mustafa Armağan, Pendik Belediyesinin Mehmet Akif Ersoy Sanat Merkezi’nde düzenlediği ‘Tarih Sohbetleri’ adlı söyleşi programına konuk oldu. Konuşmasına “Sevgili tarihsever Pendikliler” diye başlayan Armağan, ülkemizde tarih bilimini sevenlerin, en azından yakın tarihi çok iyi bilmesi gerektiğini belirtti. Bütün toplumların “nereden geldik, nerede duruyoruz ve nereye gidiyoruz” şeklindeki soruların cevabını aradığını kaydeden araştırmacı-yazar; kendisiyle barışık toplumların ancak geçmişiyle barışık toplumlar olabileceğini söyledi. Geçmiş tarihteki bir çok dönemin tartışma konusu olmadığını ancak yakın tarihteki Abdülhamit, Jön Türkler ve İnönü dönemleri konusunda ciddi tartışmaların bulunduğunu belirten Armağan, “Tarihi bir konuda farklı argümanların, farklı düşüncelerin tartışmasını olumlu görüyorum. Bu, Türkiye Demokrasisi açısından ciddi katkılar sağlayabilir.” dedi.

Milli Mücadele’yi Kazım Karabekir başlattı iddiası

Tarihe olan farklı bakış açısının aslında zenginlik olduğunu belirten Yazar Mustafa Armağan, Kurtuluş Savaşı kahramanlarımızdan Kazım Karabekir’in hatıratlarındaki bir araştırma sırasında “!9 Nisan 1919’da Trabzon’a çıktım” ibaresini gördüğünü ve bunun Mustafa Kemal’in “19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktım” ifadesi ile aynı dili kullandığını kaydetti. Kazım Karabekir’in 19 Mayıs’tan tam bir ay evvel Trabzon’a çıktığını belirtmesiyle, Milli Mücadele’yi kendisinin başlatmış olduğunu söylediğini belirten Araştırmacı-Yazar, “Bu tarihe farklı bir bakış açısı. Kazım Karabekir olmasaydı İstiklal Mücadelesi olur muydu? Kazım Karabekir ilk kongreyi 19 Nisan 1919’da Trabzon’da yaptı. Bir ay sonra Mustafa Kemal Samsun’a geldiğinde Samsun Kongresi hazırdı. Hatta Kongre Komitesi ‘Mustafa Kemal kongreye katılsın mı, katılmasın mı?’ konusunda kararı verdi. İstanbul Hükümeti o sıralarda Kazım Karabekir’e Mustafa Kemal’i tutuklama emrini veriyor. Kazım Karabekir de İstanbul Hükümeti’ne bunu yapamayacağını belirtip Mustafa Kemal’e, ‘Emrinizdeyim Paşam! Bundan sonra beraber yürüyeceğiz…’ diyor. Kazım Karabekir burada Kurtuluş Savaşı’nın farklı bir yüzünü anlatıyor. Milli Mücadele’de ilk zafer, 1920’lerde Doğu’da Kazım Karabekir tarafından kazanıldı. İsmet İnönü ise o yıllara kadar Amerikan mandacılığını savunuyordu.” dedi.

Tarih kitaplarımız askeri bir dile sahip

Bir araştırma sırasında mevcut tarih kitaplarımızın hepsinin askeri bir üslupla yazıldığını ve tarih kitaplarının hala bu dille yazılmaya devam edildiğini fark eden Mustafa Armağan şöyle devam etti: “Bunun sebebini araştırdığımda gördüm ki, ilk yazılı tarih kitaplarımız 1840’lı yıllarda askeri okul öğrencilerine yönelik olarak yazılmaya başlanmış. Bu da haliyle tüm yazılan tarih kitaplarında, tarihin askeri başarılar veya hezimetler yönünden değerlendirilmesine neden olmuş. Mesela Alpaslan deyince akıllara Malazgirt’te kazandığı askeri başarı geliyor. Fatih akla gelince yine İstanbul fethi ve diğer askeri zaferler akla geliyor. Halbuki bu iki büyük sultanı farklı kılan özellikler askeri başarılar değil; ilimde, kültürde ve sanatta yaşadıkları çağlarda görülmemiş başarıları olmasıdır. Alpaslan, İslam medeniyetindeki medreseleri geliştiren ve akademik bir merkeze dönüştüren kişidir. Fatih, İstanbul’un fethine ‘küçük fetih’ diyen, ‘Sırada büyük fetih var.’ diyerek İstanbul’u bir bilginler şehrine, ilim şehrine dönüştüren kişidir.” dedi.

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.