1. HABERLER
  2. GÜNDEM
  3. 10 Kasım Atatürk'ü Anma ile ilgili yazılar |10 Kasımla ilgili yazı

10 Kasım Atatürk'ü Anma ile ilgili yazılar |10 Kasımla ilgili yazı

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün hayata gözlerini yumduğu gün olan 10 Kasım'a ilişkin olarak yazı örnekleri araştırılıyor. Bizlerde sizler için "10 Kasım Atatürk'ü Anma ile ilgili yazı |10 kasımla ilgili yazı" konusu hakkındaki araştırmalara yanıt verdik. İşte detaylar...

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938 tarihinde hayata gözlerini yummuştu. Türkiye için matem günlerden olan 10 Kasım'da Atatürk için çeşitli anma törenleri düzenleniyor. 10 Kasım'la ilgili olarak internet arama motorlarında araştırmalarda bulunanlar "10 Kasım Atatürk'ü Anma ile ilgili yazılar" konusunu araştırıyorlar. İşte detaylar...

10 KASIM NEDİR? 10 KASIM'DA NE OLDU?

10 Kasım günü Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan vatandaşların matem günlerinden biridir. Siroz hastalığı ağırlaşan Mustafa Kemal Atatürk'ün hastalığı ağırlaşınca yabancı ülkelerden doktorlar Türkiye'ye geldi ancak yapacak bir şey yoktu. Kurtuluş Savaşının komutanı, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938 Perşembe günü saat 09.05 geçe hayata gözlerini yummuştu.

10 KASIM'IN ANLAM VE ÖNEMİ NEDİR? 

Mustafa Kemal Atatürk'ün öldüğü tarih olan 10 Kasım'da Atatürk aramızdan ayrılmıştır. Bu nedenle her yıl 10-16 Kasım tarihleri arası  Atatürk Haftası olarak kutlanır. Okullarda söylenen şarkılarla sarı saçlı, mavi gözlü olarak akıllara kazanan Atatürk, gelecek nesillere çağdaş ve bilim ışığında ilerleyen güçlü bir Türkiye bırakmak için çabalamış ve devrimler gerçekleştirmiştir. Bu devrimleri gerçekleştirmek için ömrünün sonuna kadar çalışan Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938 günü saat 9'u 5 geçe hayata gözlerini yumdu.

10 Kasım Atatürk'ü Anma ile ilgili yazılar |10 Kasımla ilgili yazı

10 KASIM RESMİ TATİL Mİ 2020? 

10 Kasım Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün ölüm yıl dönümüdür. Bu günde resmi törenlerle Atatürk'ün yanı sıra şehitlerimizi de anarız. 10 Kasım resmi tatiller arasında yer almamaktadır. 

İşte 2020 yılı resmi tatilleri:

Yılbaşı  1 Ocak Çarşamba 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı (Perşembe)

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü (Cuma) 

Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı  (Salı)

23 Mayıs  Ramazan Bayramı Arifesi Cumartesi (Yarım gün)

24 Mayıs Ramazan Bayramı Pazar günü  (1.Gün)

25 Mayıs Ramazan Bayramı Pazartesi günü (2.Gün)

26 Mayıs Ramazan Bayramı Salı günü (3.Gün)

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü (Çarşamba)

30 Temmuz  Kurban  Bayramı Arifesi Perşembe (Yarım gün)

31 Temmuz  Kurban  Bayramı  (1.Gün) Cuma

1 Ağustos Kurban  Bayramı (2.gün) Cumartesi

2 Ağustos Kurban  Bayramı (3.gün) Pazar 

3 Ağustos Kurban  Bayramı (4.gün) Pazartesi

30 Ağustos Zafer Bayramı (Pazar günü)

28 Ekim Cumhuriyet Bayramı Arifesi Çarşamba günü (Yarım gün)

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Perşembe günü

10 Kasım Atatürk'ü Anma ile ilgili yazılar |10 Kasımla ilgili yazı

10 KASIM ATATÜRK'Ü ANMA İLE İLGİLİ YAZILAR |10 KASIMLA İLGİLİ

Ulu önder Atatürk’ün vefatının gerçekleştiği 10 Kasım Ülkemiz ve milletimizin yaslarından biridir. 1938 yılından bu yana, her 10 Kasım, Ata’mızın aramızdan ayrılışının hüznünü yaşıyoruz.

Bizler her 10 Kasım’ı, atamızın bize vasiyetlerine uyup uymadığımızı değerlendirdiğimiz bir gün olmalıdır.

Atatürk’ü anlamak onun benimsediği düşünceleri uygulamakla olur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşu yeni bir devre geçişin imzasıdır. Ülkenin her karışı yabancılar tarafından kuşatılmış iken özgürlüğüne düşkün Türk milletine liderlik yapan Atatürk, milletimizin tutsak yaşayamayacağını bilerek öncülük yapıp ülkemizi mucize bir şekilde bağımsızlığına kavuşturmuştur.

Atatürk devrimleri günümüzde bir çok ülkede temsil sayılır. Bağımsızlığını kazanamamış bir çok ülkeye Atatürk devrimleri, örnek teşkil etmiştir. Bu sayede görülüyor ki Atatürk uluslararası bir dünya görüşünün sahibidir.

..................................................

Her vatanın bir kurtarıcısı olup kahramanlarını ömür boyu yaşatırlar. Milli günlerden kabul edilerek onların yaşamları her zaman saygıyla anılır. Vatanımızın bugünkü haline gelmesi için Mustafa Kemal Atatürk gibi bir kahramana ihtiyaç duymuştur. Ülkemizi düşmanlardan kurtardığı gibi refah bir ülke bırakarak hayata gözlerini yummuştur. Her yıl 10 Kasım 1938 yılında saygıyla anılıyor. Okullarda, resmi kurumlarda çeşitli alanlarda kutlamalar törenler yapılarak hatırlanır. Atamız ülkemizi en zor durumdayken kurtararak bugünkü haline gelmesine katkı sağlamıştır.

Türk gencinin ilk hedefi Atatürk gibi büyük bir liderin yolundan ilerlemesidir. Atamız sadece ölüm zamanlarında değil her zaman hatırlanmalı. Yaptıklarının bedeli ödenmese dahi elimizden gelenleri en iyi şekilde yapmalıyız. Türk milletinin değerlisi olan Mustafa Kemal yaşamı boyunca bize bir şeyler katmak için mücadele etmiştir. 10 Kasım 1938 yılında gözlerini yumarak hayattan ayrıldı. Ülkemiz ve dünya ülkeleri hüsran içerisinde kalmıştır. Yeni devrimlerin yapılması çağdaş uygarlıklar seviyesine yükseltir.

10 Kasım Atatürk'ü Anma ile ilgili yazılar |10 Kasımla ilgili yazı

 

Biz Türk gençliği Ata’mızın yokluğuna her 10 Kasım’da en derin şekilde üzülmekte, sadece O’nun düşünceleri çevresinde birleşerek kendisine en güzel hediyeyi vermenin mutluluğunu yaşamaktayız. Bu mutluluk hiçbir mutluluğa benzemez. Bu mutluluğun dünyada bir başka benzeri yoktur. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk, biz gençlere güvenmiş ve bizlerin kendisinin mirasçıları bulunduğunu defalarca dile getirerek, ülkemizin geleceğini bizlere emanet etmiştir.

İşte o gençlik olarak hepimiz, kendimizden sonra gelecek olanlara Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti olan cumhuriyeti daha sağlam temeller üstünde geliştirerek teslim etmenin gayreti içinde olmalıyız. Bu gayretimizden bir an bile olsa geri adım atmadan, Mustafa Kemal Atatürk gençliğinin çalışkanlığını ve azmini tüm dünyaya başarılarımızla duyurmalıyız. İşte o vakit, Mustafa Kemal Atatürk sonsuz evi olan Anıtkabir’de daha rahat uyuyacaktır.

..................................................

Her ulusun tarihinde kahramanlar yatar. Bizim tarihimizdeki kahramanların başlangıcında Mustafa Kemal Atatürk gelir. Yine onun aramızdan ayrılışının üzüntüsünü yaşadığımız bir gündeyiz. Bugün günlerden 10 Kasım saat dokuzu beş geçiyor. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk yaşamı süresince ulusu için çalışmış dünyada ender liderlerden biridir. Ömrü yettiğince bizlere kazandırdığı devrimlerle ülkemizi modern uygarlık seviyesine çıkarmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ ü ilkin tanımalı peşinden yurdumuz ve Türk ulusu için yaptıklarını anlamalı ve anlatmalıyız. Mustafa Kemal Atatürk fazlaca çalıştı ve yorularak aramızdan ayrıldı. Ancak hepimiz onun birer evlatları olarak izini sürdürmeliyiz. Cumhuriyeti sonsuza kadar ayakta tutmak için çaba göstermeliyiz.

Mustafa Kemal Atatürk, padişahın yanlışları sebebiyle yıkılan ve işgalci devletler tarafından bölünmeye hazırlanan yurdumuzun kurtarıcısıdır. Yüce Mustafa Kemal Atatürk’ ün düşüncelerinden faydalanarak varlığımızı sürdürmeliyiz. Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyet kurulmasından itibaren tüm alanlarda en iyiyi hedefledi. Örneğin; çiftçilik sektörüne katkı sağlamak amacıyla traktör kullandı, yazı tahtasının başına geçip başöğretmenlik yaptı.

Mustafa Kemal Atatürk kuvvetli bir mantığa ve kişiliğe sahipti. Sert ve kaideli devlet adamlığının yanı sıra, şefkatli, yardımsever bir insandı. Yurdunu ve ulusunu gelecek tüm zararlardan korumaya çalışırdı. Yurt ve millet en mukaddes değerlerindendi. Yaşamı süresince hiçbir zorluktan yılmamış, hep başarma güdüsüyle çalışmıştır. Atamız; Bizde emek verdiğin bu yolda, asla durmadan yürüyeceğiz. Daimi hedefimiz ilkelerini korumak, devrimlerini sonsuza dek yaşatmak olacaktır.

..................................................

Bir ulusun etrafında buluşup peşinden gidebileceği lider sayısı tarihte çok azdır. Zaten bunu başaran liderlerin isimlerini daima tarih kitaplarında duymaktayız.

Mustafa Kemal Atatürk bütün Türk halkını etrafında toplamayı başarmış bir liderdir.  Liderlik vasfı o kadar güçlüydü ki ezilmişlik, sömürülme duygusu yaşayan bütün halkları da etkilemişti.

10 Kasım evet tarih dünyaya liderlik etmiş olan Mustafa Kemal Atatürk’ün mazlum halkları bedenen terk ettiği gündür. Gelecek için umutlanan insanların liderini kaybettiği bir gündür.  Ayağa kalkan umutların düşüncelerin Atatürk’ün fikirlerinin etrafında toplanması gerektiğinin ortaya çıktığı gündür.

 Atatürk “ Benim vücudum elbet bir gün toprak olacak” demiştir. Bu sarsıcı gerçekliğin etkisi ile kendisinden sonraki süreçlerin devamını sağlayacak adımlar atmış, inkılaplar yapmış ve hedefler göstermiştir.

Günümüze baktığımızda Atatürk’ün hedeflerinin , inkılaplarının ne kadar önemli olduğu sadece biz Türk halkı değil tüm dünya halkları anmaktadır. Atatürk’ün düşüncelerinin liderliğini kabul etmiş  devletler, halklar  bu düşünceler doğrultusunda  hedeflerine ulaşmaya çalışmaktadır.

Ne mutlu ki bize , Atatürk gibi bir lidere sahip olmuşuz. Ne mutlu  ki bize ne yapacağımızı belirten bir lidere sahibiz. Ne mutlu kil hala Atatürk’ün sesini duyabiliyoruz.

10 Kasım 1938 tarihi Atatürk’ü vücut olarak bizden almış ama hepimize bir Atatürk düşüncesi vermiştir. Bu nedenden dolayı her  10 Kasım üzülmekten çok Atatürk’ü anlamaya çalışmak gerektiğini hatırlatan bir gün olarak hatırlanmalıdır.

10 Kasım Atatürk'ü Anma ile ilgili yazılar |10 Kasımla ilgili yazı

Ülkemizin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümünü sevgi ve saygı ile anmaktayız. Anıtkabirde yatmakta olan atamızı şereflendirmek için ziyaretlerde bulunduğumuz minnet duygumuzu sunduğumuz en özel günlerden biridir. 10 Kasım, atamızın bize bıraktığı mirasa sahip çıkma zamanıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’ni Türk milletine armağan etmiştir. Türk milletine tanınan seçme ve seçilme hakkı ile kendilerini yönetecek olan idarecileri seçmelerini istemiştir. Ülkesine hizmet eden kişilere yetki verilmesini istemiştir. Türk milletinin ebedi lideri olan Atatürk, milletin birlik ve beraberlik içerisinde yaşamasını istemiştir. Özgür düşünce ve eğitime düşkün bir liderdir. Milletimizi kurtaracak olan eğitimin olacağını yaşamı boyunca dile getirmiştir. Türk milleti bir arada olduğunda güçlü ve bağımsız kalacağını anlatmıştır. Yaptığı yenilik ve devrimler ile Cumhuriyeti muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmıştır.

Atatürk’ün uyguladığı devrimler günümüzde birçok gelişmiş ülkenin uyguladığı yeniliklere eşdeğerdir. Bağımsızlığımızı kazandığımız günden itibaren ülkemizin daha çağdaş bir ülke olması için çabalamıştır. Ülkeyi kendisinden sonra gelecek nesillere armağan etmiştir. Egemenlik kayıtsız şartsız bir halde Türk milletinin kararlılık ve aklına bırakmıştır. 10 Kasım’ı saygı ve sevgi ile anıyoruz.

..................................................

10 Kasım 1938 bir büyük insanın bir büyük devrimcinin bir büyük devlet adamının bu dünyadan ayrıldığı gündür.

10 Kasım‘lar da ülke olarak hüzünlü olmanın yanı sıra Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak gibi gelecek kuşaklara Atatürk’ü taşıyacak onun fikirleri onun ışığını taşımaya devam edecek nesilleri garanti alına alacak aksiyonları da almak zorundayız. En iyi ve en doğru şekilde onu anmalı ve ondan daha da önemlisi Atatürk’ü anlamalıyız. Atatürk olmasaydı eminim ki şu anda Türkiye’nin hali (belki de Türkiye olmayacaktı) çok kötü olacaktı. Bugün üzülerek ve ürkerek izlediğimiz Orta Doğu ülkeleri gibi belki daha da kötüsü Suriye ve ya Afganistan gibi olacaktı.

Bugün medeni ve insanca yaşayabiliyorsak ve özgürce, adam gibi, insan gibi kendi geleceğimize kendimiz karar verebiliyorsak. Neye inanıp neye inanmadığımız sadece kişinin kendisini ilgilendiriyor ve bu konuda kimseye hesap vermiyorsak yine bu durumu o büyük şahsiyet o büyük insan Atatürk’ e borçluyuz.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN HAYATI

Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik'te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi'ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım'dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın'dan Makedonya'ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise  Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş eski bir Türk ailesinin kızıdır. Milis subaylığı, evkaf katipliği ve kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi, 1871 yılında Zübeyde Hanım'la evlendi. Atatürk'ün beş kardeşinden dördü küçük yaşlarda öldü, sadece Makbule (Atadan) 1956 yılına değin yaşadı.

Küçük Mustafa öğrenim çağına gelince Hafız Mehmet Efendi'nin mahalle mektebinde öğrenime başladı, sonra babasının isteğiyle Şemsi Efendi Mektebi'ne geçti. Bu sırada babasını kaybetti (1888). Bir süre Rapla Çiftliği'nde dayısının yanında kaldıktan sonra Selânik'e dönüp okulunu bitirdi. Selânik Mülkiye Rüştiyesi'ne kaydoldu. Kısa bir süre sonra 1893 yılında Askeri Rüştiye'ye girdi. Bu okulda Matematik öğretmeni Mustafa Bey adına "Kemal" i ilave etti. 1896-1899 yıllarında Manastır Askeri İdâdi'sini bitirip, İstanbul'da Harp Okulunda öğrenime başladı. 1902 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam etti. 11 Ocak 1905'te yüzbaşı rütbesiyle Akademi'yi tamamladı. 1905-1907 yılları arasında Şam'da 5. Ordu emrinde görev yaptı. 1907'de Kolağası (Kıdemli Yüzbaşı) oldu. Manastır'a III. Ordu'ya atandı. 19 Nisan 1909'da İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay Başkanı olarak görev aldı. 1910 yılında Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevraları'na katıldı. 1911 yılında İstanbul'da Genel Kurmay Başkanlığı emrinde çalışmaya başladı.

1911 yılında İtalyanların Trablusgarp'a hücumu ile başlayan savaşta, Mustafa Kemal bir grup arkadaşıyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde görev aldı. 22 Aralık 1911'de İtalyanlara karşı Tobruk Savaşını kazandı. 6 Mart 1912'de Derne Komutanlığına getirildi.

Ekim 1912'de Balkan Savaşı başlayınca Mustafa Kemal Gelibolu ve Bolayır'daki birliklerle savaşa katıldı. Dimetoka ve Edirne'nin geri alınışında büyük hizmetleri görüldü. 1913 yılında Sofya Ateşemiliterliğine atandı. Bu görevde iken 1914 yılında yarbaylığa yükseldi. Ateşemiliterlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sırada I. Dünya Savaşı başlamış, Osmanlı İmparatorluğu savaşa girmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdağ'da görevlendirildi.

10 Kasım Atatürk'ü Anma ile ilgili yazılar |10 Kasımla ilgili yazı

1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal Çanakkale'de bir kahramanlık destanı yazıp İtilaf Devletlerine "Çanakkale geçilmez! " dedirtti. 18 Mart 1915'te Çanakkale Boğazını geçmeye kalkan İngiliz ve Fransız donanması ağır kayıplar verince Gelibolu Yarımadası'na asker çıkarmaya karar verdiler. 25 Nisan 1915'te Arıburnu'na çıkan düşman kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettiği 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Mustafa Kemal, bu başarı üzerine albaylığa yükseldi. İngilizler 6-7 Ağustos 1915'te Arıburnu'nda tekrar taarruza geçti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal 9-10 Ağustos'ta Anafartalar Zaferini kazandı. Bu zaferi 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta II. Anafartalar zaferleri takip etti. Çanakkale Savaşlarında yaklaşık 253.000 şehit veren Türk ulusu onurunu İtilaf Devletlerine karşı korumasını bilmiştir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini değiştirmiştir.

Mustafa Kemal Çanakkale Savaşları'dan sonra 1916'da Edirne ve Diyarbakır'da görev aldı. 1 Nisan 1916'da tümgeneralliğe yükseldi. Rus kuvvetleriyle savaşarak Muş ve Bitlis'in geri alınmasını sağladı. Şam ve Halep'teki kısa süreli görevlerinden sonra 1917'de İstanbul'a geldi. Velihat Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde bulundu. Bu seyehatten sonra hastalandı. Viyana ve Karisbad'a giderek tedavi oldu. 15 Ağustos 1918'de Halep'e 7. Ordu Komutanı olarak döndü. Bu cephede İngiliz kuvvetlerine karşı başarılı savunma savaşları yaptı. Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından bir gün sonra, 31 Ekim 1918'de Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığına getirildi. Bu ordunun kaldırılması üzerine 13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelip Harbiye Nezâreti'nde (Bakanlığında) göreve başladı.

Mondros Mütarekesi'nden sonra İtilaf Devletleri'nin Osmanlı ordularını işgale başlamaları üzerine; Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayımladığı genelgeyle "Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararının kurtaracağını " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantıya çağırdı. 23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum, 4 - 11 Eylül 1919 tarihleri arasında da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanın kurtuluşu için izlenecek yolun belirlenmesini sağladı. 27 Aralık 1919'da Ankara'da heyecanla karşılandı. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması yolunda önemli bir adım atılmış oldu. Meclis ve Hükümet Başkanlığına Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın başarıyla sonuçlanması için gerekli yasaları kabul edip uygulamaya başladı.

Türk Kurtuluş Savaşı 15 Mayıs 1919'da Yunanlıların İzmir'I işgali sırasında düşmana ilk kurşunun atılmasıyla başladı. 10 Ağustos 1920 tarihinde Sevr Antlaşması'nı imzalayarak aralarında Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşan I. Dünya Savaşı'nın galip devletlerine karşı önce Kuvâ-yi Milliye adı verilen milis kuvvetleriyle savaşıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuvâ-yi Milliye - ordu bütünleşmesini sağlayarak savaşı zaferle sonuçlandırdı.

Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtuluş Savaşının önemli aşamaları şunlardır:

Sarıkamış (20 Eylül 1920), Kars (30 Ekim 1920) ve Gümrü'nün (7 Kasım 1920) kurtarılışı.

Çukurova, Gazi Antep, Kahraman Maraş Şanlı Urfa savunmaları (1919- 1921)

I. İnönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921)

II. İnönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921)

Sakarya Zaferi (23 Ağustos-13 Eylül 1921)

Büyük Taarruz, Başkomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Ağustos 9 Eylül 1922)

Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ve Gazi unvanını verdi. Kurtuluş Savaşı, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması'yla sonuçlandı. Böylece Sevr Antlaşması'yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il büyüklüğünde vatan bırakılan Türkiye toprakları üzerinde ulusal birliğe dayalı yeni Türk devletinin kurulması için hiçbir engel kalmadı.

23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılmasıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu müjdelenmiştir. Meclisin Türk Kurtuluş Savaşı'nı başarıyla yönetmesi, yeni Türk devletinin kuruluşunu hızlandırdı. 1 Kasım 1922'de hilâfet ve saltanat birbirinden ayrıldı, saltanat kaldırıldı. Böylece Osmanlı İmparatorluğu'yla yönetim bağları koparıldı. 13 Ekim 1923'te Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. 30 Ekim 1923 günü İsmet İnönü tarafından Cumhuriyet'in ilk hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ve "Yurtta barış cihanda barış" temelleri üzerinde yükselmeye başladı.

Atatürk Türkiye'yi "Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak" amacıyla bir dizi devrim yaptı. Bu devrimleri beş başlık altında toplayabiliriz:

1. Siyasal Devrimler:
· Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
· Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
· Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

2. Toplumsal Devrimler:
· Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)
· Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)
· Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
· Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)
· Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)
· Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931)

3. Hukuk Devrimi:
· Mecellenin kaldırılması (1924-1937)
· Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)

4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:
· Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
· Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)
· Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)
· Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)
· Güzel sanatlarda yenilikler

10 Kasım Atatürk'ü Anma ile ilgili yazılar |10 Kasımla ilgili yazı

5. Ekonomi Alanında Devrimler:
· Aşârın kaldırılması
· Çiftçinin özendirilmesi
· Örnek çiftliklerin kurulması
· Sanayiyi Teşvik Kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması
· I. ve II. Kalkınma Planları'nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

Soyadı Kanunu gereğince, 24 Kasım 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadı verildi.

Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi, Devlet-Hükümet Başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927,1931, 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.

Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi. Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını, başbakanlarını, bakanlarını komutanlarını ağırladı.

15-20 Ekim 1927 tarihinde Kurtuluş Savaşı'nı ve Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yıl Nutku'nu okudu.

Atatürk özel yaşamında sadelik içinde yaşadı. 29 Ocak 1923'de Latife Hanımla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çıktılar. Bu evlilik 5 Ağustos 1925 tarihine dek sürdü. Çocukları çok seven Atatürk Afet (İnan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adlı kızları ve Mustafa adlı çobanı manevi evlat edindi. Abdurrahim ve İhsan adlı çocukları himayesine aldı. Yaşayanlarına iyi bir gelecek hazırladı.

1937 yılında çiftliklerini hazineye, bir kısım taşınmazlarını da Ankara ve Bursa Belediyelerine bağışladı. Mirasından kızkardeşine, manevi evlatlarına, Türk Dil ve Tarih Kurumlarına pay ayırdı. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi. Zeybek oyunlarına, güreşe, Rumeli türkülerine aşırı ilgisi vardı. Tavla ve bilardo oynamaktan büyük keyif alırdı. Sakarya adlı atıyla, köpeği Fox'a çok değer verirdi. Zengin bir kitaplık oluşturmuştu. Akşam yemeklerine devlet ve bilim adamlarını, sanatçıları davet eder, ülkenin sorunlarını tartışırdı. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi. Doğayı çok severdi. Sık sık Atatürk Orman Çiftliği'ne gider, çalışmalara bizzat katılırdı.

Fransızca ve Almanca biliyordu. 10 Kasım 1938 saat 9.05'te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi'nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına gömüldü.

10 Kasım Atatürk'ü Anma ile ilgili yazılar |10 Kasımla ilgili yazı

EN GÜZEL 10 KASIM MESAJLARI

- Atam sen rahat uyu yolcusuyuz biz hürriyetin, Atam sen rahat uyu bekçisiyiz cumhuriyetin.

- Görmeden, onunla konuşamadan, kokusunu bile içine çekemeden özleyeceğiniz kişiler vardır, Atatürk gibi.

Büyük adamlar, kuşaklarının başındadır. Türk Milleti’nin başındaki büyük ve dahi Atatürk, politika ve savaş alanlarında yılmayan büyük ve yurtsever bir insandı.

10 Kаsım sаbаhı 09.05 bütün sirenIer çаIdı, bütün gözyаşIаrı аktı, bütün herkes hаzırdа, sen hiç unutuImаzsın çünkü sen Atаtürk’sün…

- Atаtürk gibi insаnIаr bir nesiI için doğmаdıkIаrı gibi beIIi bir devre için de doğmаzIаr. OnIаr önderIikIeriyIe yüzyıIIаrcа miIIetIerin tаrihinde hüküm sürecek insаnIаrdır.

- Mustafa Kemal bir temeldir. Bir yöndür. Yapılmış, her şeyi bitmiş bir bina değildir. Onu ancak devam ettirerek, sürdürerek sevebiliriz. Kendisine yeni şeyler, yeni değerler ekleyerek sevebiliriz. Yalnız yüreğimizle değil, aklımızla da sevelim. 

- Türk milletinin eşsiz evladı Atatürk! Sen ebedi istirahatgâhında rahat uyu. "En büyük eserim." dediğin Türkiye Cumhuriyeti bizlere emanettir. Türk Milleti.

- Bu yüce millet bir 10 Kasım'da daha Anıtkabir'e akın akın gidiyor. Yıllardır unutulmadın unutulmayacaksın rahat uyu paşam emanetlerin bizimle güvendedir."

EN GÜZEL 10 KASIM ŞİİRLERİ

ATATÜRK

Sen Atatürk'ü tanımazsın çocuğum

Ne insandı O, ne insandı.

İzmir'e gelişini görseydin.

Ne şanlıydı O, ne şanlıydı.

Benzerdi sana, bana

Bizim gibiydi eli, ayağı

Ama bir yol baksaydın yüzüne.

İçin sevgisiyle dolardı.

Vapura biniyorsak dilediğimizde,

Sokakta geziyorsak hür,

İyi bak dört yana,

Atatürk'ün aklı görünür.

Arı Türkçe konuşuyorsak,

Türkçe düşünüyorsak bugün,

Her işimizde O'nun gücü.

Büyük öğretmeni Türk'ün.

Halkımızın arasında, halktan,

Davul vurur dengi dengine.

Dünya rastlamış mıdır?

Atatürk'ün dengine.

N. Ulvi Akgün

10 KASIM TÜRKÜSÜ

Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler,
Bozkır ovalarına, Erciyes'e Ağrı'ya,
Ulusun egemen olduğunu
Özgür olduğunu
Haykıracağım haykıracağım işte,
Senin sustuğunca!

Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
Ana baba oğul kız,
Dere tepe bucak köy,
Yeryüzü yaşamalarımla değil
Oralarda, Senin gittigince!

Atatürk, taşıyacağım
Çanakkale'de, Sakarya'da, Çankaya'da, al al,
Senin taşıdığını;
Yurdun gök ülküsü
Dalgalanırken,
Senin bayrağını yücelteceğim.
Senin çıktığınca.

F. Hüsnü Dağlarca

10 KASIMLARDA YÜRÜMEK

Atatürk'üm işte 10 Kasım yine
Dalgalanır ağaçlarla oğullar
Dalgalanır oğullarla nineler
Dalgalanır ninelerle genç kızlar
Özlemin ta yüreğime işlemiş
Seni bulmak, seni görmek için ben
Bütün toprakaltıyla barışacağım ..

Ereceğim sana usta, barışta, başarıda
Öyle
Güçlüsün ki
Güçleneceğim
Öyle yücesin ki, yüceleceğim
Düşüne düşüne seni kocaman kocaman
Dağlara, dağlara karışacağım ..

Ozan mıyım, ordu muyum, su muyum anlaşılmaz
Çağlar upuzun allığı yüreğimde ülkünün
Sanki bayrak bir kalemdir, sanki gökler bir kağıt
Sanki ellerim gece
Sanki ellerim gündüz
Yazacağım seni daha, bir daha
Ben senin ölümünle yarışacağım …

Fazıl Hüsnü Dağlarca

ATATÜRK'Ü DUYMAK

Ulu rüzgâr esmedikçe
Yaşamak uyumak gibi.
Kişi ne zaman dinç;
Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.

Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?
Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.
Ekmek olmak için önce
Buğday olmak gibi.
Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe
Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.
Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene
Her ışık-kaynak gibi.

En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,
Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,
Daha da yakınsın, daha da sıcak
Bıraktığın toprak gibi.

Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,
Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,
Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:
Olmaya devlet cihanda Atatürk'ü duymak gibi.

Behçet Necatigil

ATATÜRK YAZAR

Sordum seni;
Dağına, taşına Türkiye'min,
Herkes kendinden emin,
Yükseldi gür sesler;
Umutlar, sevgiler:
O biziz, O bizleriz.
Hepimiz bir parçayız
Atatürk'ten,
Bütün doğa,
Atatürk'ü anar,
Atatürk'ü şaşar.
Herşeydir OTürkiyem'de.
Göller, ırmaklar, ormanlar.
İmza imza Atatürk yazar.

M. Vasfi Saral

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
👍
👎
😍
😥
😱
😂
😡
HABERE YORUM KAT
1 Yorum