1. HABERLER

  2. DİN

  3. 13 Ekim 2017 Cuma Hutbesi | Diyanet İşleri Başkanlığı
13 Ekim 2017 Cuma Hutbesi | Diyanet İşleri Başkanlığı

13 Ekim 2017 Cuma Hutbesi | Diyanet İşleri Başkanlığı

13.10.2017 Cuma Hutbesi burada. Diyanet işleri başkanlığı tarafından Her hafta yayımlanan Cuma Hutbesini sitemizden okuyabilirsiniz. Bu Haftaki Cuma Hutbesinin konusu ne.

Diyanet işleri başkanlığı tarafından her hafta yayımlanan Cuma Hutbesini haber sitemiz bolgegundem.com'dan bulabilirsiniz. 13 Ekim 2017 Cuma hutbesini okumak isteyenler için her hafta olduğu gibi bu haftada Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlan Cuma Hutbesini sizler için araştırdık. 13 Ekim 2017 Türkiye Geneli Cuma Hutbesi burada. Bu hafta'nın Cuma Hutbesi'nin konusu nedir?

Cuma; cem olmak, toplanmak manalarına gelir Cuma günü, Müslümanlar için çok önemli bir gündür.Bu günde Müslümanlar camide toplanıp birlikte Cuma namazını kılarlar Topluca yapılan bu ibadet, o günü bayram günü değerine yükseltir. Bu sebeble Cuma gününe Seyyidü`l-eyyam, yani, günlerin itibarlısı,efendisi de denir.Bütün hayırlı işlerin Cuma günü meydana geldiği; tarih boyunca pek çok kudsî hâdiselerin hep Cuma günü zuhur ettiği rivayet edilir.

13 EKİM 2017 CUMA HUTBESİ

CENNET YOLCUSU OLABİLMEK
Cumanız Mübarek Olsun Aziz Kardeşlerim!
Yüce Rabbimiz okuduğum âyet-i kerimede
şöyle buyurmuştur: “Rabbinizin mağfiretine,
genişliği göklerle yer arası kadar olan ve takva
sahipleri için hazırlanmış bulunan cennete
koşun.” 1
Peygamberimiz (s.a.s) de “Cennete girmeye
vesile olacak en önemli husus nedir?” diye soran bir
sahâbiye, “Takva, yani Allah’a karşı sorumluluk
bilinci ve güzel ahlaktır.” buyurmuştur.2
Aziz Müminler!
Yüce Rabbimiz, bizlere birbirini takip eden iki
hayat vermiştir. Birincisi fâni, kısa ömürlü ve
kazanca dönüştürülmesi gereken dünya hayatıdır.
İkincisi ise ebedi ve ölümsüz olan âhiret hayatıdır.
Dünya hayatı, âhirete uzanan zorlu ve sonlu yoldur.
Âhiret hayatı ise dünya tarlasında ektiğimizi
biçeceğimiz, yapıp ettiklerimizin karşılığını eksiksiz
göreceğimiz bir hayattır. Bu hayatta bizler için ya
hüzün ya da sevinç vardır.
Dünya imtihanında başarılı olmak için gayret
gösterenler, Allah’ın rızasına ve ebedi nimetler
yurdu olan cennete kavuşacaklardır. Bu imtihanı
kaybedenler ise âhirette pişmanlık ve hüsrana
uğrayacaklardır.
Kıymetli Kardeşlerim!
Rabbimiz, cennetine götürecek, cehennemden
kurtaracak yolu bizlere hayat rehberimiz olan
Kur’an-ı Kerim’de öğretmiştir. Peygamberimiz
(s.a.s) de bu yolu bizzat yaşayarak göstermiştir. Söz
konusu bu yolun sonu ebedi kurtuluştur. Bu yolun
sonu bitmeyecek olan bir huzurdur. Geliniz bugünkü
hutbemizde cennet yolcusunun özelliklerine hep
birlikte bakalım.
Aziz Müminler!
Cennete giden yola imanla girilir. Zira ebedi
kurtuluş, imandan geçer. Allah’ın varlığına ve
birliğine, O’nun peygamberlerine, meleklerine,
kitaplarına, ahiret gününe, kaza ve kaderin Allah’tan
olduğuna gönülden inanmak mümin olabilmenin ilk
şartıdır. Mümin, Allah’a gönülden teslim olmuş
kişidir. Mümin, son nefesine kadar imanına sadık
kalan kimsedir. O, bu uğurda türlü musibetlere
maruz kalsa da sadakat ve teslimiyetini yitirmez.
Kardeşlerim!
Cennete giden yolda ilerleyebilmenin şartı
ibadettir, salih ameldir. İhlasla kılınan namaz,
samimiyetle tutulan oruç, hac, zekât, kurban nasıl
birer ibadetse, sırf Allah rızası gözetilerek yapılan
her güzel iş de bir ibadettir. Anne-babamıza,
eşimize-evladımıza, komşu ve akrabamıza, can
taşıyan her bir varlığa iyilikte bulunmak ibadettir.
Hayatı birbirimize kolay kılmak, sahip olduğumuz
nimet ve imkânları kardeşimizle paylaşmak,
yardımlaşmak bir ibadettir. Tutamayanın eli,
göremeyenin gözü, yürüyemeyenin ayağı,
konuşamayanın dili olmak bir ibadettir. Hâsılı
kötülükten uzak durma ve iyilik yolunda olma
gayreti bir ibadettir.
Aziz Müminler!
Cennete giden yolda yücelebilmenin şartı güzel
ahlaktır. Rabbimize, kendimize, çevremize karşı
samimiyeti kuşanmaktır. Doğruluk ve istikametten
asla ayrılmamaktır. Ahde vefayı elden
bırakmamaktır. Emanete ihanet etmemektir. Zira
Rahmet Elçisi (s.a.s) tarafından “elinden ve dilinden
emin olunan kişi” diye tarif edilen mümin, hiçbir
kimseye zarar veremez. Yüce Allah’ın saygın bir
varlık olarak yarattığı insanın onur ve haysiyetini
zedeleyecek söz, tutum ve davranışlarla kısacık
ömrünü israf ve heba edemez. Mümin,
“Utanmazsan dilediğini yap.”
3 hadisi
doğrultusunda güzel ahlakı kendisine şiar edinir.
Kardeşlerim!
Hutbemizi şu duayla bitirmek istiyorum:
“Allah’ım! Senden cenneti ve bizi cennete
yaklaştıran söz ve amelleri isteriz. Cehennem
ateşinden ve bizi ona yaklaştıran söz ve
davranışlardan sana sığınırız.”
4
Allah’ım! Vatanımıza, milletimize; birliğimize,
dirliğimize kastedenlere fırsat verme!
Yâ Rabbi! Değerlerimiz uğrunda canlarını feda
eden aziz şehitlerimize rahmetinle muamele eyle!
Gazilerimize acil şifalar lütfeyle! Bizleri onların
uğrunda canlarını feda ettikleri, kanlarını akıttıkları
yüce değerleri yaşayan ve yaşatanlardan eyle!

1 Âl-i İmrân 3/133.
2
İbn Mâce, Zühd, 29.
3 Buhâri, Ehadisü’l- Enbiya, 54.
4
İbn Mâce, Dua, 4.
Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ SİTESİNDEKİ HUTBEYE ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN

CUMA HUTBESİ

GEÇEN HAFTANIN CUMA HUTBESİNİ OKUMAK İSTEYENLER iÇİN

6 EKİM 2017 CUMA HUTBESİ

ALLAH’I UNUTANLAR, UNUTULURLAR
Aziz Kardeşlerim!
Peygamberimiz (s.a.s.), amcasının oğlu Abdullah’la birlikte yolculuğa çıkmıştı. Bir ara ona “Yavrum! Sana bazı tavsiyelerde bulunacağım. Bunları sakın aklından çıkarma!” buyurdu. Ardından bu genç sahabîye Rabbi ile arasındaki bağı asla koparmaması gerektiğine dair şu nasihatte bulundu: “Allah’ın hakkını koru ki, O da seni korusun. Allah’ın hakkını koru ki, O’nu her daim yanında bulasın. Bir şey isteyeceğin zaman Allah’tan iste. Yardım dileyeceğin zaman Allah’tan dile. Bil ki, bütün varlıklar sana yardım etmek üzere bir araya gelseler, Allah’ın dilediğinden başka yardımda bulunamazlar. Sana bir zarar vermek üzere elbirliği etseler, Allah’ın takdir ettiğinden başka bir zarar da veremezler.’”  
Aziz Müminler!
Hepimiz insanız. Hayat meşgalesinde kimi zaman komşumuzu, eşimizi-dostumuzu unutuyoruz. Kimi zaman akrabalarımızı, kardeşlerimizi, yetimleri, muhtaçları unutuyoruz. Kimi zaman kendimizi, çevremizi, sorumluluklarımızı unutuyoruz. Ancak bütün bunların ötesinde bir insan için en kötü olanı, yaratılış gaye ve hikmetini unutmasıdır. Asıl hüsran, kişinin Rabbini unutarak yaşamasıdır. Allah’la olan misakını, kulluk ahdini hiçe saymasıdır. Dünyanın fani olduğu gerçeğini unutarak hesabı, mizanı, ahireti göz ardı etmesidir. İşte Rabbimiz, kendisini unutanlardan olmamamız için bizleri şöyle uyarmıştır:
  “Allah’ı unutan, bu yüzden Allah’ın da kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın.”   “İşte onlar gerçekten yoldan çıkmış kimselerdir.” 
Aziz Kardeşlerim!
Rabbimiz, görev ve sorumluluklarımızı öğretmek için bize Kur’an-ı Kerim’i gönderdi. Yüce Kitabımızın bir adı da Zikr-i Hâkim’dir. O, bize unutmamamız gerekenleri hatırlatan bir kitaptır. Bizim yolumuzu aydınlatan bir kandildir, bir rehberdir. Yeter ki biz ona sımsıkı sarılalım. Yeter ki ona gönlümüzü, zihnimizi, hayatımızı açalım.  
Rabbimiz, “Sen ancak bir uyarıcısın”  buyurarak müminlere kendisini hatırlatacak, doğru yolu gösterecek en güzel ahlaka sahip bir Peygamber gönderdi. Muhammed Mustafa (s.a.s)’i lütfetti. O, bize hak ve hakikatin, doğru ile yanlışın, iyi ile kötünün ne olduğunu öğretti. Yeter ki bizler, onun sünnetine tabi olalım. Onun eşsiz örnekliğinden ayrılmayalım. Hayatımızı, onun rahmet yüklü mesajlarıyla bereketli kılalım.
Namazımız, kurbanımız, haccımız, zekâtımız, orucumuz, hâsılı bütün ibadetlerimiz, her daim Rabbimizi hatırlayalım diye emredildi. Yeter ki bizler, ibadetlerimizin bizi Rabbimize yakınlaştırdığını, O’nun katında bizi değerli kıldığını unutmayalım.
Kıymetli Kardeşlerim!
Allah’ı unutarak yaşayanları Allah da hem dünyada hem de ahirette unutacaktır. Bu dünyada kendisine nankörlük edenleri Allah, o büyük günde rahmetinden mahrum bırakacaktır. Dünyanın esiri olanlara, Allah’ın merhametinden başka hiç bir sığınağın olmadığı mahşer gününde şöyle seslenilecektir: “Siz bu günü yaşayacağınızı nasıl unuttuysanız biz de bugün sizi unutuyoruz. Şüphesiz varacağınız yer, ateştir. Size yardım edecek kimse de yoktur.”  
Kardeşlerim!
Geliniz! Şu kısacık hayatımızda Rabbimize, ailemize ve çevremize karşı sorumluluklarımızı unutup ihmal etmeyelim. Bize düşenin, Allah’ın rızasına uygun yaşamak olduğunu unutmayalım. Varlık gayemizin, o büyük güne hazırlanmak olduğunu hatırımızdan çıkarmayalım. Rabbimizin nimetlerine karşı şükran ifademiz olan ibadetlerimizi aksatmayalım. O’nun her an bizi gördüğü, her davranışımızı bildiği, her sözümüzü duyduğu bilinciyle yaşayalım. Ebedi huzurun, Allah rızası doğrultusunda geçirilen bir ömre bağlı olduğunu unutmayalım. 
Kardeşlerim!
Hutbemi, Rabbimizin Kuran’ı Kerim’de bizlere öğrettiği şu dualarla bitiriyorum:
“Rabbimiz! Unutur ve hata edersek bizi sorumlu tutma!”  
“Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi saptırma, bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok ki, lütfu bol olan yalnız sensin.” 
“Rabbimiz! Günahlarımızı affet, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al! Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığıyla bize vaad ettiklerini ver; kıyamet gününde bizi rezil etme! Sen asla sözünden caymazsın

13 Ekim 2017 Cuma Hutbesi | Diyanet İşleri Başkanlığı

CUMA GÜNÜ NASIL GEÇİRİLMELİ? HANGİ İBADETLER YAPILMALI

Cuma Namazı

Cuma namazı her Müslüman erkeğe farz kılınmıştır. Allahu Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’de Cuma namazını şöyle müjdelemiştir;

“Ey iman edenler! Cuma günü (ezanla) namaz için çağrıldığınız zaman, derhal Allah’ın zikrine gidin. Alışverişi (işi gücü) bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. O namaz kılınınca da yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan (nasibinizi) arayın. Allah’ı çok zikredin ki (dünya ve ahirette) umduğunuza kavuşasınız (kurtuluşa eresiniz).”

Gusül Abdesti Almak ve Cumaya Hazırlanmak

Müslüman inancında temizlik imandan gelir. Cuma namazına iştirak edecek her müminin de namazdan evvel bedensel temizliğini yerine getirmesi gerekmektedir. Cuma günü boy abdesti alarak güne başlamak çok faziletlidir. Sonrasında da güzel kıyafetler giymek, kokular sürünmek rivayete göre Peygamber Efendimizin de yerine getirdiği hayırlı amellerdendi. Peygamber Efendimiz, bu konuyla alakalı şöyle buyurmuştur;

“Cuma günü abdest alan mümin ne güzel iş yapmış olur, fakat o gün gusletmek daha faziletli ve sevaptır.” (Ebu Davud, Taharet 130, (354); Tirmizi, Salat 357, (497); Nesai, Cuma 9)

Dua Etmek

Müminin miracı olan dua kulu Allah’a yaklaştırır. Cumayı perşembeden karşılamak çok sevaptır. Mümin Perşembe günü ikindiden Cuma’ya kadar tefekkür hali içinde olmalı, kendini ve yaptıklarını hesaba çekmelidir.

Allahu Teâla Kur’an’da şöyle buyurmuştur;

“Cuma gününde bir saat vardır. Allah’ın kullarından bir Müslüman namazda iken Allah Teâlâ’dan niyaz ile bir şey isteyip duası o saate tesadüf ederse Allah Teâla Hazretleri o kimsenin dileğini verir.” (bk. Nevevi, el-Ezkar, 80; Buhari, Deavat,61)

Cuma Günü Okunabilecek Dualar;

"La ilahe illa ente ya hannanü ya mennanü ya bedias semavati vel erdi ya zel celali vel ikram" Bu duayı eder, Allah’tan dilerse Allah dilediğini verir.
Cuma günü akşam ezanına 45 dakika kala “Ya Meliki Muktedir sin Allah'ım bana yardım et" ismini (100) defa tekrarlayıp sonrada dileğinizi dileyin, sıkıntınız gider, huzur ve rahata erersiniz.
İmam-ı Gazali'ye göre Cuma günü bin kere Ya Allah diye okuyanlar evliyalar sınıfına katılırlar.
Yine Cuma günü namazdan önce yüz defa “Ya Allah, Ya Hu" diyen kimsenin hayırlı dileği gerçekleşir.
Cuma namazından sonra yüz defa “Ya Rahman" diyenler unutkanlıktan ve gafletten kurtuldukları gibi kalpleri de nurlanır.
Cuma namazından sonra yüz defa “Ya Gaffar" ism-i şerifini okuyanlar affa mağfirete mazhar olurlar
Cuma günü akşama doğru “Yâ Veliyy" ism-i şerifini okuyanların hayırlı dilekleri kabul olunur.
Cuma gecesi 1000 defa “Yâ Muhsî" ism-i şerifini okuyanın kıyamet gününde hesabı kolay olur.
Cuma günü 1000 defa “Yâ Vâlî" ism-i şerifini okuyarak dua edenin duası kabul olur, işleri kolaylaşır.
10 hafta süreyle Cuma günleri onar defa “Yâ Ganiyy, Yâ Muğni" ism-i şeriflerini okuyan zengin olur.
Cuma geceleri 100 defa “Yâ Dârr" ism-i şerifini okumaya devam eden Cenabı Hakka yakın olur ve zarar verici şeylerden emin olur.
Cuma namazından sonra yüz defa “Yâ Gafur" ism-i şerifini okuyanlar af olunur.
Cuma namazında hutbe esnasında yüz defa “Ya Basîr" ism-i şerifini okuyanı Cenab-ı Allah hidayete erdirir, kalp gözünü açar.
Cuma Günü " YA VELİYYÜ YA ALLAH" esmasını (1000) defa zikreden kişi her istediğine kavuşur.
Cuma günü “LA İLAHE İLLALAHÜ'L MELİKÜ'L HAKKU'L- MÜBİN" (200) defa zikreden Kişi Allah'tan ne isterse verilir.Cuma günü Sabah'

SALAVAT GETİRMEK

Peygamberimiz (sav.) şöyle buyurmuştur;

“Günlerimizin en üstünü Cuma günüdür. O gün bana çok salat ve selam getirin. Çünkü sizin salat ve selamlarınız bana sunulur.” (Ebu Davud, Salat: 201.)

KEHF SURESİ OKUMAK

Rasulullah Efendimiz(sav.) şöyle buyurmuştur;

“ Size bir sure haber vereyim mi ki, azamet sema ile arz arasını doldurmuş, onu yetmiş bin melek teşyi etmiştir? O sure Kehf suresidir. Kim Cuma günü bu sureyi okursa Allah onu öteki Cumaya kadar bu sure ile mağfiret eder, sonunda üç gün de ziyadesi vardır. Ve semaya ulaşan bir nur verilir ve Deccal’in fitnesinden muhafaza edilir. Yatacağı vakit bu surenin sonundan beş ayet okuyan hıfz olunur ve gecenin istediği vaktinde kaldırılır.” (Suyuti, el-Camiu’s-Sağir, no:2862)

CUMA NAMAZI KAÇ REKATTIR?

Cuma namazı dört rekât ilk sünnet, iki rekât farz ve dört rekât son sünnet olmak üzere on rekâttır.

CUMA NAMAZI NASIL KILINIR?

Cuma namazı, Cuma günü camide öğle namazı vaktinde cemaatle kılınır. Önce ilk sünnet tıpkı öğle namazının ilk sünneti gibi kılınır. Sünnetin ardından imam-hatip minbere çıkarak oturur. Müezzin, iç ezanı okur. Ezandan sonra imam-hatip kalkarak iki kısımdan oluşan hutbeyi okur. Hutbede cemaati dinî konularda bilgilendirici ve yönlendirici konuşma yapar. Hutbe okunduktan sonra imam-hatip minberden inerek cemaatin önüne geçer ve cemaate iki rekât Cuma namazı kıldırır.
İmam-hatip, Cuma namazının farzına ve cemaate imam olmaya, cemaat de Cuma namazına niyet eder. Tıpkı cemaatle kılınan sabah namazı gibi iki rekât Cumanın farzı kılınır.
Cuma namazında imam-hatip, Fatiha ve zamm-ı sûreyi sesli olarak okur.
Cuma namazının farzı kılındıktan sonra, cumanın son sünneti kılınır. Bu sünnet, öğlenin ilk sünneti gibi kılınır. Böylece Cuma namazı tamamlanmış olur.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.