1. HABERLER

  2. DİN

  3. 28 Şubat 2020 Cuma Hutbesi yayımlandı

28 Şubat 2020 Cuma Hutbesi yayımlandı

Cuma Hutbesi Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklandı mı? Konusu belli oldu mu? 28 Şubat 2020 Cuma hutbesi nedir? Müslümanlar tarafından araştırılıyor. Biz de hutbe Diyanet İşleri tarafından açıklanır açıklanmaz sizler için haberimizde yer verdik. İşte ayrıntılar...

28 Şubat 2020 Cuma Hutbesi yayımlandı

​Cuma vaktine yaklaşılmasıyla Müslümanlar hutbeyi araştırmaya başladı.  Peki Cuma Hutbesi Dinayet İşleri Başkanlığı tarafından açıklandı mı? Cuma Hutbesi 28 Şubat tarihli konusu belli oldu mu? İşte tüm merak edilenler.

CUMA HUTBESİ 28 ŞUBAT KONUSU NEDİR?

Cuma Hutbesini, Diyanet İşleri Başkanlığı hazırlayarak hem tüm camilere gönderiyor hem de resmi internet sayfasında erişime açıyor. 21 Şubat Cuma Hutbesinin bu haftaki konusu "HELAL KAZANÇ VE ALIN TERİ"

28 Ocak cuma hutbesi şu şekilde:

28 Şubat 2020 Cuma Hutbesi yayımlandı

HELAL KAZANÇ VE ALIN TERİ

Muhterem Müslümanlar!
Peygamberimizin defalarca ikramda bulunduğu Medineli muhtaç bir sahâbî yine bir gün Peygamberimizin yanına gelmişti. Evinde bir örtü ve bir bardaktan başka eşyası yoktu. Resûlullah (s.a.s), o iki eşyayı getirmesini istedi. Sonra bu eşyaları orada bulunanlardan birine iki dirheme sattı. Ardından sahâbiye şöyle bir yol gösterdi: “Bu dirhemlerin birisiyle yiyecek alıp ailene götür, diğeriyle de bir keser al ve topladığın odunları çarşıda sat.” Fakir sahâbî, Peygamberimizin tavsiyesine uyarak günlerce odun toplayıp sattı. Kazandığı parayla ailesi için birkaç parça elbise ve biraz da yiyecek alabilmişti. Artık o, kendi ayakları üzerinde durup ailesinin geçimini sağlayabiliyordu. Allah Resûlü (s.a.s), bu durumu görünce şöyle buyurdu: “Bu şekilde çalışarak başkalarına muhtaç olmadan geçinmen, kıyamet günü yüzünde dilencilik lekesi ile gelmenden daha hayırlıdır.” 

Aziz Müminler!
Yüce dinimiz İslam, tembelliğe, sorumsuzluğa ve çalışmadan kazanmaya izin vermez. Her insanın alın teri dökerek, el emeğiyle, göz nuruyla çalışarak kazanmasını ister. Resûl-i Ekrem’in, “Hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir şey yememiştir”  hadisi bu hususa işaret eder. 

Kıymetli Müslümanlar!
İslam, bizi Allah’ın helal ve temiz nimetlerine davet eder. Haram ve kötü şeylerden kaçınmamızı emreder. Yemede, içmede, giyinmede, alışverişte, çalışmada, hâsılı hayatın her alanında helal olana yönlendirir. Zira helal ve haramlar, “hudûdullah” yani Allah Teâlâ’nın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara riayet etmek insanı dünyada huzurlu, ahirette ise mutlu kılar. 

Dinimiz, hukukun ve ahlakın ilkelerini tanımayan, toplumun dirlik ve düzenini bozan haksız ve gayri meşru kazanç yollarının tümünü yasaklar. Nitekim Sevgili Peygamberimiz, Medine çarşısında dolaşırken bir satıcının buğday çuvalına elini daldırmış, üst kısmının kuru, alt kısmının ise ıslak olduğunu görünce satıcıyı şöyle ikaz etmiştir: “İnsanların görmesi için ıslak olan kısmı üste koyman gerekmez miydi? Bizi aldatan bizden değildir.”   

Değerli Müminler!
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Allah’ın size verdiği helal ve temiz rızıklardan yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah’a karşı gelmekten sakının.”  Mümin, Rabbine gönülden bağlıdır. O’nun emirlerine uyar. Yasaklarından uzak durur. Kazancını meşru yollardan temin eder. İşini, sorumluluğu ağır bir emanet olarak görür. O bilir ki helal kazanç berekettir. Helal ile yetinmek insanın kurtuluş reçetesidir. Haramla varılacak nokta ise ancak hüsrandır. 

Aziz Müslümanlar!
Maalesef günümüzde kısa yoldan ve emek sarf etmeden kazanmak başarıymış gibi gösterilmektedir. Hâlbuki kul hakkına riayet etmeden, kamu malını zarara uğratarak kazandığını sanmak aslında kaybetmektir. Aldatarak, hile ile insanları kandırıp haksız kazanç elde etmek inancımızla asla bağdaşmaz. Mümine düşen, alın teriyle yetinmek, rızkını helal yoldan temin etmek için çalışıp çabalamaktır. Gayret müminden, rızık ise Allah’tandır. Rabbimiz, kendi rızası yolunda harcanan hiçbir emeği karşılıksız bırakmaz. 

Muhterem Müminler!
Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey insanlar! Allah’tan sakının ve rızkınızı güzel yoldan isteyin. Hiç kimse Allah’ın kendisine takdir ettiği rızkı elde etmeden ölmeyecektir. Öyleyse Allah’tan sakının ve rızkınızı güzel yoldan isteyin. Helal olanı alın, haram olanı terk edin!” 
 Resûlullah’ın bu tavsiyesine uyarak Rabbimizden helal rızık isteyelim. Helalinden kazanıp helal yollarda harcamaya, harcarken ölçülü olmaya gayret edelim. Unutmayalım ki alnımızın teriyle helalinden kazandığımız bir lokma, yuvamıza huzur, ömrümüze bereket katacaktır. 

  Ebû Dâvûd, Zekât, 26.
  Buhârî, Büyû’, 15.
  Müslim, Îmân, 164.
  Mâide, 5/88.
  İbn Mâce, Ticaret, 2.
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

28 Şubat 2020 Cuma Hutbesi yayımlandı

HUTBE NE DEMEK?

Cuma ve bayram namazları başta olmak üzere bazı ibadet ve merasimlerin icrası esnasında topluluğa hitaben yapılan konuşma.

Sözlükte "bir topluluk karşısında yapı­lan etkileyici konuşma" anlamına gelen hutbe, dinî literatürde başta cuma ve bayram namazları olmak üzere belirli iba­detlerin icrası esnasında irat edilen, ge­nelde vaaz ve nasihati içeren konuşmayı ifade eder. Konuşmayı yapan kimseye de hatip (hatîb) denir. Câhiliye devri Arap toplumunda çok yaygın olan bu konuşma sanatı, İslâm döneminde de bir yandan sosyal hayatın bir parçası ve edebî sanat­ların bir türü olarak devam etmiş (bk. Hitabet) öte yandan dinî bir muhteva ka­zanarak bazı ibadetlerin şekil şartı veya tamamlayıcı unsuru olmuştur.

Hutbe kelimesi Kur'ân-ı Kerîm'de geç­memekle birlikte hem sözlük hem terim anlamıyla birçok hadiste yer almış, Hz. Peygamber'in hutbelerinden çeşitli ör­nekler zamanımıza ulaşmıştır. Fıkıh âlim­leri, "Ey iman edenler! Cuma günü na­maz için ezan okunduğu zaman Allah'ı zikretmeye koşun (Cum'a 62/9) me­alindeki âyette geçen "Allah'ı zikir"den maksadın hutbe olduğunu belirtip Resûl-i Ekrem'in hutbesiz cuma namazı kıl­dırmamasını ve, "Namazı benim nasıl kıldığımı görüyorsanız öyle kılın emrini dikkate alarak cuma hutbesinin farz olduğu konusunda ittifak etmişlerdir.

28 Şubat 2020 Cuma Hutbesi yayımlandı

CUMA HUTBESİ'NİN OKUNMASININ AMACI NEDİR?

Cuma namazının sıhhat şartlarından birisinin de hutbe olduğu hususunda fakihler görüş birliği içindedirler. Ancak cuma namazının sıhhat şartlarından olan hutbenin rükünleri ve geçerlilik şartları konusunda mezhepler arasında görüş farklılıkları vardır.

Hutbe, birilerine hitap etmek, bir şeyler söylemek demektir. Haftada bir gün bir mekânda toplanmış olan müminlerin başta dinî konular olmak üzere, onların hayatlarını kolaylaştıracak, ilişkilerini uyumlu hale getirecek her konuda aydınlatılması için hutbe bir vesile ve bir fırsattır. Hutbe esasen bu amacı gerçekleştirmek için düşünülmüştür; bu sebeple cemaatin bilip anladığı bir dille irad edilir. Cuma namazının bir parçasını teşkil eden hutbenin varlığı, fıkhen geçerliliği veya en güzel şekilde ifası için bazı şartlar aranır. Bunlar ilmihal dilinde hutbenin rükünleri, şartları ve sünnetleri olarak anılır.

28 Şubat 2020 Cuma Hutbesi yayımlandı

CUMA HUTBESİ'NİN ÖNEMİ NEDİR?

Ebû Hanîfe'ye göre hutbenin rüknü yani temel unsuru Allah'ı zikretmekten ibaret olduğu için, hutbe niyetiyle "elhamdülillah" veya "sübhânallâh" veya "lâ ilâhe illallah" demek suretiyle hutbe yerine getirilmiş olur. Fakat bu kadarla yetinilmesi mekruhtur. Ebû Yûsuf ve Muhammed'e göre ise hutbenin rüknü, hutbe denilecek miktarda bir zikirden ibarettir ki, bu zikrin uzunluğunun da en az teşehhüd miktarı kadar yani Tahiyyât duası kadar olması gerekir. İmam Mâlik'e göre hutbenin rüknü, müminlere hitaben müjdeli veya sakındırıcı ifade taşımasıdır.

HABERE YORUM KAT