1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. AK Partili Kurtulmuş: Dünya yeni bir dengesizliğin öncesinde

AK Partili Kurtulmuş: Dünya yeni bir dengesizliğin öncesinde

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, dünyada küresel bir dengesizlik yaşandığını belirterek, "Dünya, ekonomik ve politik bakımdan yeni bir gerilimin...

AK Partili Kurtulmuş: Dünya yeni bir dengesizliğin öncesinde

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, dünyada küresel bir dengesizlik yaşandığını belirterek, "Dünya, ekonomik ve politik bakımdan yeni bir gerilimin eşiğindedir ve yeni bir dengesizliğin öncesindedir. Türkiye bir taraftan Amerika ve Avrupa'yla her türlü gerilime rağmen yeni bir denge kurmaya çalışıyor. Yeter ki biz güçlü olalım. Dolayısıyla ortaya çıkan bu dengesizlik, Türkiye'nin önüne de yeni fırsatlar çıkarıyor" dedi.

AK Parti Genel Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi'nin (NEVÜ) akademik yıl açılış törenine katıldı. Numan Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, dünyada yeni bir küresel dengesizlikten geçildiğini belirterek, "Güç dünyasının Avrupa'dan Amerika'ya geçtiği bir süreç yaşadık. Ardından Soğuk Savaş dönemini yaşadık ve ne yazık ki Türkiye olarak bu Soğuk Savaş'ın en ağır şekilde bedelini ödedik. 12 Eylül öncesinde insanlar, sağcı ve solcu olarak ayrılmıştı, çok kayıplar verdik" ifadelerini kullandı. Küresel rekabette, sınırların açıldığı bir dünyada, tam bir rekabet ortamından söz edildiğini vurgulayan Kurtulmuş, şöyle dedi:

"Berlin Duvarı yıkılmıştı ve yeni bir dünyanın kurulacağı ileri sürülmüştü. Günümüzde gelinen noktada ise tam bir dengesizliğin hüküm sürdüğü bir dünyadayız. Dünya yeni bir denge arayışı içerisindedir. Dünyada hemen hemen her yerde yeniden gümrük duvarlarının kurulduğu bir dönemi yaşıyoruz. Bu ekonomik alandaki gerilimlerin, yeni bölünmüşlüklerin eşiğine getirdiği açıktır. Dünya, ekonomik ve politik bakımdan yeni bir gerilimin eşiğindedir ve yeni bir dengesizliğin öncesindedir. Türkiye bir taraftan Amerika ve Avrupa'yla her türlü gerilime rağmen yeni bir denge kurmaya çalışıyor. Yeter ki biz güçlü olalım. Dolayısıyla ortaya çıkan bu dengesizlik, Türkiye'nin önüne de yeni fırsatlar çıkarıyor."

İki tür savaş bulunduğunu, bunların da vekalet ve ekonomik savaş olduğunu belirten Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Önümüze yeni iki tür savaşların çıktığını görüyoruz. Bunlardan birincisi, vekalet savaşlarıdır. Elini sıcak sudan soğuk suya sokmadan, terörist örgütler aracılığıyla başka topraklarda savaş sürdürmektir. DEAŞ denilen örgüt, 90 bin militan topladı. Suriye'de bu örgütü kim kurdu? Bu kadar toprağı onlara kim verdi? Suriye'de yüzyıllar boyu barış içinde yaşayan Araplar, Türkler, Kürtler barış içinde yaşarken, bu örgüt sayesinde bu barış ortamı da parçalandı. Bir PKK-YPG terör örgütü var. Bu örgüt de ülkemizi parçalamaya çalıştı. Suriye'de ve birçok Ortadoğu ülkesinde terör örgütleri kullanılarak, vekalet savaşları sayesinde parçalanıyor, ülkelerin zenginlikleri sömürülüyor, binlerce masum insan hayatını kaybediyor. Vekalet savaşları, önümüzdeki dönemin yeni savaşlarından birisidir. İkinci savaş türü ise ekonomik savaştır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı, siyasi çıkarlar nedeniyle başlamıştı. Tabiri caizse, 3'üncü dünya savaşı olarak ekonomik savaşlar başlamıştır. Türkiye olarak ayakları sağlam yere basan bir durumda olmalıyız. Biz kendi kendine yeten ülke olmak durumundayız. Özellikle gelinen bu nokta da, her alanda güçlü olmamızı gerekli kılıyor. Bugün eğer dünyada bir göç olayından bahsediyorsak, insanların kendi iradeleriyle başka bir yerde yaşama isteklerinden kaynaklanmadığını bilmemiz gerek. Amerika, güney sınırına 5 bin asker yığdı, Güney Amerika'dan gelecek göç dalgasını önlemek için. Dünyanın gelişmiş ülkelerinin geliri artıyor ama nüfusu azalıyor, geri kalmış ülkeleri ise nüfus artışına bağlı olarak daha da geriliyor. Geri kalmış ülkelerin insanları tabii ki gelişmiş yerlere göç edecek. Tabii ki bu ülkelerde iç çatışma, terör eylemleri olacak. Gelin bu gelir adaletsizliğini düzeltelim, göçün nedenlerini ortadan kaldıralım. Gelin dünyadaki küresel göç olayını çözecek küresel bir çözüm yolu bulalım. Sorunları çözmek yerine, bu konuları daha da karmaşık hale getirip çözümsüz bırakmak yolunu seçiyorlar."

'GÜÇLÜ EKONOMİ, İLERİ TEKNOLOJİ'

Ülkeler arasında yeni duvarların örüldüğü, yeni bir güvensizlik ortamının yaşandığını yineleyen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin bu ortamda çok güçlü olması gerekiyor. Türkiye, güçlerini artırma noktasında çok sağlam durmalı. Güçlü bir ekonomiye, ileri bir teknolojiye sahip olmazsa, bulunduğu bölgede ayakta durması mümkün değildir. Bu memlekette ne zaman ileri gitmek istense, hemen bir engel çıkarmaya kalkan karanlık güçler devreye giriyorlar. Bunlardan bir örnek Nuri Demirağ; Türkiye'de ilk uçak fabrikasını kurdu ama yine o karanlık güçler devreye gitti ve Demirağ da fabrikasını kapatıp gitti. Eğer o fabrika kapanmasaydı, bugün F-35 tartışmasını yaşamıyor olacaktık. Devrim Arabaları da aynı şekilde bir akıbete uğradı. Üretimi durduruldu, yabancı sermaye teneke arabalarını satmaya başladı. Türkiye, güçlü olmak durumundadır. Türkiye IMF'den 5 kuruş para almak için el açan bir ülkeydi. Türkiye, Batı ülkelerinin 3'üncü, 5'inci nesil teknolojilerinin getirildiği bir hurdalık haline getirildi. Ancak artık o günler geride kaldı. Ekonomide ve teknolojide ileri adımları siz gençlerle atacağız."

Türkiye'nin dış politikada da çok güçlü olması gerektiğini vurgulayan Numan Kurtulmuş, "Türkiye'nin son yıllarda dış politikada güçlü adımlar attığını görüyoruz. Amerika'nın, İsrail'in başkenti olarak Kudüs'ü tanıdığını açıklamasının ardından, Türkiye o zulme seyirci kalmamış ve girişimleriyle ABD'nin kararını Birleşmiş Milletler'de yok hükmüne getirmiştir. Suriye'de kendisine karşı oluşan tehditleri, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarıyla nasıl bertaraf ettiğini hepimiz gördük" diye konuştu.

Devletle milletin bütünleşmesi gerektiğini de ifade eden Kurtulmuş, "Devlet, milletin inançlarına, kültürüne, yaşantısına saygılı olmak zorundadır. Türkiye, millet varlığını güçlendirmek zorundadır. Millet varlığı, sadece 80 milyon vatandaş değildir, millet varlığı Moğolistan'daki Orhun Abideleri'nden Cezayir'deki camiye, Kafkaslar'dan Cibuti'ye kadar bizim gönül coğrafyamızın sınırlarıdır. Millet varlığı oralarda yaşan gönül coğrafyamızın insanlarıdır. 15 Temmuz'da gönül coğrafyamızda yaşayan insanlar, el açıp Allah'a dua ettiler" dedi.

FOTOĞRAFLI

DHA

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.