1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Amasya Üniversitesi ile Sağlık Müdürlüğünden ortak proje

Amasya Üniversitesi ile Sağlık Müdürlüğünden ortak proje

Amasya Üniversitesi ile Amasya İl Sağlık Müdürlüğünün ortağı olduğu "Havayolu Yönetiminde Glottik ve Ekstraglottik Alternatif Havayolu Yöntemlerinin...

Amasya Üniversitesi ile Sağlık Müdürlüğünden ortak proje

Amasya Üniversitesi ile Amasya İl Sağlık Müdürlüğünün ortağı olduğu "Havayolu Yönetiminde Glottik ve Ekstraglottik Alternatif Havayolu Yöntemlerinin Kullanımı" adlı projenin tanıtım toplantısı yapıldı.

Avrupa Birliği Bakanlığı Erasmus+ KA202 Mesleki Eğitim Stratejik Ortaklık Projeleri kapsamında başvuran 206 projeden kabul edilen 26'sından biri olup Macaristan'dan Debrecen Üniversitesi ve Romanya'dan Din Craiova Üniversitesinin de ortak olarak katıldığı 2 yıl süreli proje kapsamında Sabuncuğlu Şerefeddin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi hizmetler ve Teknikler Bölümünden Öğretim Görevlisi Aslı Aydoğan, hava yolu tıkanıklığı, solunumun durması gibi nedenlerle solunum fonksiyonunu gerçekleştiremeyen hastalara ağız içi, soluk borusu içi gibi solunum yollarına yerleştirilen ekipmanlarla hastanın oksijenlenmesinin sağlanması anlamına gelen havayolu yönetimi için çok çeşitli donanımlar kullanılmasına karşın Türkiye'de sıklıkla soluk borusuna yerleştirilen tüp aracılığıyla yönteminin kullanılırken kısa boyun yapısına sahip olma, obezite, girik alt çene, boyun hareketliliğinin az olması, servikal travma gibi hava yolu yönetimini sağlamanın zor olduğu hastalarda soluk borusuna tüp yerleştirilmesi işlemi uygulama süresinin uzamasıyla hastanın oksijen gereksiniminin karşılanmasının gecikmekte olduğunu belirtti.

Bununla birlikte tecrübesizlik ve bilgi eksikliğine bağlı olarak mide entübasyonu gibi başarısız girişimlerin olay yerinin müdahale için uygun olmamasının hasta yakınlarının gözetimde uygulama yapmanın oluşturduğu stres ve hareket halindeki ambulans içerisinde endotrekeal entübasyon gibi zorlu bir işlemi gerçekleştirmeye çalışma gibi nedenler hızlı ve başarılı bir şekilde oksijenlenmenin sağlamasını engellemekte olduğuna değinen Aslı Aydoğan, "Bu durum hastada geç oksijenlenme bağlı hipoksi, beyin hasarı, myokard hasarı ve ölüm gibi durumlara neden olmaktadır. Günümüzde bu durumların önlenebilmesini sağlamak amacıyla pek çok yeni ve alternatif hava yolu ekipmanları geliştirilmiştir. Bu nedenle aynı yöntemlerde ısrarcı olup tekrar etmek yerine zor hava yolu durumunda alternatif yöntemlerinin (Laringeal maske havayolu-LMA, entübasyon larengeal maske havayolu E-LMA, özefageal treakeal maske havayolu –kombitüp gibi supraglottik ekipmanlar, videolaringoskop gibi video destekleyici yöntemler ve fiberoptik laringoskop gibi glottik yöntemler) kullanılması önemli ölçüde komplikasyonların ve mortalitenin azalmasını sağlayacaktır. Bu alternatif yöntemler uygulama kolaylığı, endotrakeal entübasyon uygulamalarına göre daha hızlı olarak uygulanabilmeleri, yüksek başarı oranları, güvenilirlikleri ve başarısız entübasyon girişimlerinde kurtarıcı olarak kullanılabilmelerinin yanında ağız içerisine kör bir şekilde yerleştirilebilmeleri, vokal kordların görüntülenmesine ve dolayısıyla çenenin yukarı ve öne doğru güçlü bir şekilde çekilmesine gereksinimlerinin olmamaları nedeniyle daha az bir servikal vertebral hareket sağlamaktadırlar. Bu yöntemlerin kullanımının daha kolay, daha kısa sürede ve tecrübesiz kişiler tarafından da uygulanabilir olması başarı oranını artırmakta ve zor hava yolu yönetimini çok daha güvenli bir hale getirmektedir. Buna karşın Türkiye'de hem üniversitelerde verilen hava yolu yönetimi eğitimlerinde yeni uygulamaların birçoğu kullanılmamakta hem de ambulans ve hastanelerde bu ekipmanların birçoğunun bulunmamasına bağlı olarak hava yolu yönetiminde endotrekeal entübasyon dışında kalan diğer alternatif yöntemlerin kullanımı oldukça az olarak karşımıza çıkmaktadır" diye konuştu.

Avrupa ülkelerinde bu yenilikçi yöntemlerin yoğun kullanımı nedeniyle ulus ötesi hareketlilik faaliyetleri gerçekleşeceklerini anlatan Aydoğan, "Tüm ortaklarımızla birlikte toplamda beş hareketlilik faaliyeti olacaktır. İlk faaliyet Türkiye'de gerçekleşecek, yurt dışı ortaklarımız ve yurt içi ortağımızla biraraya gelerek kullanılan hava yolu yöntemleri hakkında bir durum analizi yapılacak, hastane öncesi hizmet veren acil sağlık hizmeti istasyonları ve acil servislerin ziyareti ile saha analizi yapma gibi aktiviteler gerçekleştirilecektir. Sonrasında tüm ortaklar iki kez Macaristan iki kez Romanya olmak üzere dörder günlük ulus ötesi hareketlilik faaliyetlerini gerçekleştirecekler ve bu ülkelerde acil sağlık hizmeti veren kurumlarda kullanılan yenilikçi alternatif yöntemler hakkında durum analizi yapılacaktır. Ortaklar bu hareketlilik faaliyetleriyle müfredat geliştirme ve "Hava Yolu Yönetiminde Kullanılan Alternatif ve Yeni Yöntemlerin Kullanımı" isimli bir kitapçığın çalışmalarını yapacaklardır. Son olarak üniversitemiz ilk ve acil yardım programında eğitim gören 10 öğrenci Macaristan, 10 öğrenci Romanya olmak üzere her grup için bu programda eğitim veren iki akademisyenin refakatiyle yedi günlük bir hareketlilik gerçekleştireceklerdir. Öğrencilerimize hareketlilik faaliyetleri öncesi dil eğitimi ve Avrupa motivasyon kursu verilecektir. Acil sağlık hizmeti veren kurumlarda staj faaliyetini gerçekleştirecek olan öğrencilerimiz Avrupa'da acil sağlık hizmeti veren kurumlardaki alternatif havayolu ekipmanlarının kullanımını gözlemleyebilecekler ve burada yurt içi ortakların vereceği uygulamalı eğitimlere katılarak bilgi, beceri sahibi olabilecek ve yeteneklerini geliştirebileceklerdir. Ulus ötesi bu ziyaretler diğer yandan da öğrencilerimiz için bir kültürel faaliyet etkinliği olacaktır. Aynı zamanda bütün katılımcılar ve öğrencilere Europass belgesi düzenlenecek böylece Avrupa çapında kullanılacak bu standart belge ile katılımcıların hareketlilik dönemi edindiği beceri ve yeterlilikleri detaylı bir şekilde kayıt altına alınacaktır" şeklinde konuştu.

Proje kapsamında yurt içi ve ulus ötesi ortaklarla bir araya gelinerek hava yolu yönetiminde kullanılan alternatif yöntemler hakkında en güncel, en yenilikçi, en uygun bilgilerin açığa çıkarılması hususunda yapacağımız bu çalışmalar sonucunda bir eğitim modülü ve müfredat programı geliştirileceğini vurgulayan Aydoğan şöyle devam etti: "Geliştirilen bu müfredat programının Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulları İlk ve Acil Yardım Programı'nda verilen "Acil Hasta Bakımı" dersi içerisine yerleştirilmesi planlanmaktadır. Ayrıca proje sonuç çıktısı olarak hazırlayacağımız bir kitapçık Yüksek Öğrenim Kurumu ve Sağlık Bakanlığı'na gönderilerek bu konuda farkındalık oluşturulması planlanmaktadır. Çalışan paramediklere ve diğer sağlık çalışanlarına proje sonucu ortaya çıkan bilgi ve beceriler doğrultusunda eğitim kursları düzenlenecek, bu eğitimi alanlar eğitim sonrası kazandıkları bilgi ve geliştirdikleri beceriler doğrultusunda daha etkili, yenilikçi, uygun yöntemleri uygulayarak hizmet verecekler, böylelikle bilgi eksikliği ve uygun yöntemin kullanılmamasına bağlı oluşan hasarlar ve ölümlerin önüne geçilmiş olunacaktır. Böyle topluma sunulan sağlık hizmetinin daha bilinçli ve nitelikli verilmesi desteklenecektir."

Toplantıya, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay, İl Sağlık Müdürü Dr. Öner Nergiz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kemal Polat, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arzu Cansaran, Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Murat Şahin, Öğretim Görevlisi Arslan Say ile diğer yetkililer de katıldı.

Kaynak: İHA

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.