1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. AYGAD İHH İle Buluştu
AYGAD İHH İle Buluştu

AYGAD İHH İle Buluştu

      Anadolu Yakası Gazeteciler Derneği’nin aylık toplantıları devam ediyor. AYGAD’ın Ekim ayı konuğu ise tüm dünyada sıkıntı yaşayan insanların ve mazlumların yardımına koşan ve dünyanın 103 bölgesinde faaliyette bulunan İHH insani yardım kuruluşu oldu. AYGAD üyeleri ve İHH yöneticileri Sultanbeyli Rezzan Restaurantta kahvaltılı bir programda bir araya geldi. Programda konuşan İHH yönetim kurulu üyesi Av. Gülden Sönmez: “Mavi Marmara Davası, 6 Kasım’da Çağlayan Adliyesi’nde başlıyor” dedi.

İHH, AYGAD’a faaliyetlerini anlattı

      Programa AYGAD başkanı Ümit Kahyaoğlu ve yönetim kurulu üyeleri ile üye gazeteciler ve İHH yönetim kurulu üyeleri Av. Gülden Sönmez, Ahmet Sarıkurt, Ömer Kesmen, Kurumsal ilişkiler koordinatörü Yakup Işık ve Basın birimi sorumlusu Serkan Nergis katıldı. Sultanbeyli Rezzan Restauranttaki programa AYGAD başkanı Ümit Kahyaoğlu derneğin kuruluş amacı ve faaliyetleri konusunda İHH yetkilerine bilgi vererek başladı. Kısa bir tanışmanın ardından söz alan İHH yetkilileri ise İHH’nın tüm dünyadaki rutin faaliyetleri, kurban ve diğer insani yardımlar hakkında AYGAD üyelerine bilgi verdiler.

En önemli gündem maddesi: 6 Kasım’da Çağlayan adliyesindeki dava

      İHH yönetim kurulu üyesi ve hukuki işler sorumlusu Av. Gülden Sönmez ise AYGAD üyelerine İHH’nın en sıcak gündemi olan İsrail’in Mavi Marmara gemisine saldırısı sonrası 430 kişi tarafından açılan ceza davası hakkında bilgi verdi. Davanın öncesindeki uluslar arası süreci de aktaran Av. Sönmez, Lahey uluslar arası ceza mahkemesi, BM Cenevre konseyi ve Palmer paneli sürecindeki gelişmeleri aktardı. Bu süreçte konunun uluslar arası camiada ses getirmesi ve Türkiye’nin haklılığının ortaya çıkması ihtimali üzerine İsrail’in çok tedirgin olduğunu belirten Av. Sönmez, İsrail’li yetkililerin defalarca ve çeşitli yollarla ve bazen de çok yüksek miktarda paralar teklif ederek konunun üzerinin örtülmesi için girişimlerde bulunduklarını fakat başarılı olamadıklarını aktardı. Av. Sönmez, ceza davalarının dışında İsrail’e çeşitli illerde 40’ın üzerinde de tazminat davası açıldığını belirtti.

6 Kasım’da “İsrail Yargılanıyor”

      İHH yönetim kurulu üyesi ve hukuki işler sorumlusu Av. Gülden Sönmez konu ile ilgili olarak AYGAD üyelerine yaptığı açıklamada şunları belirtti. “Mavi Marmara Davası, 6 Kasım’da Çağlayan Adliyesi’nde başlıyor. Gazze Özgürlük Filosu ve Mavi Marmara gemisine yapılan saldırı hakkındaki ceza davasının ilk duruşması 6 Kasım’da İstanbul’da yapılacak. Gazze’ye Özgürlük Filosu ve Mavi Marmara organizatörü İHH - İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı; dava için yoğun bir çalışma sürdürüyor. Davada yüzlerce avukat müdahil olarak bulunmak için başvuru yapacak. 37 ülkeden yolcu ve şehit yakınları dâhil 490 kişinin “müşteki-mağdur” olarak yer aldığı davanın sanıkları; dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Gabiel Ashkenazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Maron, Hava Kuvvetleri İstihbarat Sorumlusu Avishay Levi ve İsrail İstihbarat Başkanı Amos Yadlin “firari sanık” olarak yargılanacak. Mavi Marmara Davası’nın ilk duruşması 6 Kasım 2012’de saat 09:30’da İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde başlayacak ve aralıklı olarak 3 gün devam edecek. Türkiye ve dünyanın dört bir yanından gelecek Filo yolcuları, şehit yakınları ve avukatları duruşmada hazır bulunacak. Duruşma; Türkiye ve dünyanın birçok ülkesinden insan hakları gözlemcileri, medya mensupları, hukukçular ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri tarafından takip edilecek. Dava sürecindeki çalışmalara öncülük eden; Gazze’ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara ve diğer yardım filosunun organizatörleri İHH İnsani Yardım Vakfı ve diğer kuruluşlar ile dünyanın dört bir yanından Gazze Özgürlük Filosu hukuk mücadelesi için bir araya gelen Mavi Marmara Avukatları davanın ilk duruşması için kapsamlı bir çalışma yürütüyor.

İnsanlığın ortak davası: Mavi Marmara

      İHH; davayı; tıpkı Mavi Marmara gemisinde buluşan renkli topluluk gibi farklı dini, etnik, kültürel kimliğe sahip insanlık ailesinin ortak davası şeklinde tanımlıyor. İHH, davaya yüzlerce avukatın müdahil olması için çalışmalar da yürütüyor. İHH İnsani Yardım Vakfı’ndan yapılan çağrıda “İşlenen suç sadece bu yolculara karşı değil o gemide temsilini bulan dünyanın ortak vicdanına karşı yani vicdan sahibi tüm insanlara, halklara karşı işlenmiş bir suçtur. İsrailli sorumlular insanlığın hukukunu çiğnemiştir. Adaletin gereği olarak da sorumlular dünya kamuoyunun önünde adil yargılanma ortamında yargılanmalı ve cezalandırılmalıdır. Bu nedenlerle insanlığın ortak davası olan Mavi Marmara Davası’nı; medyanın kapsamlı bir şekilde takip ederek Türkiye ve dünya kamuoyunun haberdar edilmesini çok önemsiyoruz. Saldırıda hayatını kaybeden gazeteci kardeşimiz Cevdet Kılıçlar; diğer insani yardım gönüllüleri ve yaklaşık 2,5 yıldır komada olan Uğur Süleyman Söylemez için, 37 ülkeden gelecek olan tüm gemi yolcularına duruşma esnasında kamuoyumuzun desteğini talep ediyoruz” 

Mavi Marmara saldırısı ve hukuki süreç nasıl gelişti?

      Gazze’ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara ve diğer gemilere 31 Mayıs 2010 tarihinde uluslararası sularda seyir hâlindeyken İsrail silahlı kuvvetleri saldırı düzenlemişti. Saldırıda gazeteci Cevdet Kılıçlar ile beraber 9 insani yardım gönüllüsü; Furkan Doğan, Cevdet Kılıçlar, İbrahim Bilgen, Necdet Yıldırım, Fahri Yaldız, Ali Haydar Bengi, Cengiz Akyüz, Çetin Topçuoğlu ve Cengiz Songür hayatını kaybetmiş, 50’den fazlası yaralanmış ve dünya ile iletişim yasadışı olarak kesilerek gazeteciler dâhil tüm yolcular İsrail tarafından hapsedilmişti. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından da saldırı sırasında ve sonrasında kasten adam öldürmek, işkence, insanlık dışı muamele etmek, kasten azap vermek, beden bütünlüğünü veya insan sağlığını vahim şekilde ihlal etmek, keyfî tutuklama ve gözaltı, ifade hürriyetinin kısıtlanması, malların gasp edilmesi ve benzeri ağır suçların işlendiği, insan hakları ve uluslararası hukukun ihlal edildiği tespit edilmişti. Bu saldırı ile alakalı olarak ulusal (Türkiye, ABD, İspanya, Belçika, İtalya gibi) ve uluslar arası (Uluslararası Ceza Mahkemesi, BM İnsan Hakları Konseyi) birçok hukuk zemininde çalışmalar gerçekleştirilmişti. Gazze Özgürlük Filosu’na yapılan saldırı hakkında Türkiye’de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma ile 28.05.2012 tarihi itibariyle İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesinde 2012/264 Esas numarası ile dava açılmıştı. Davada, 37 ülkeden yolcu ve şehit yakınları dâhil 490 kişi “müşteki-mağdur” olarak yer alırken, dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Rau Gabiel Ashkenazi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Eliezer Alfred Maron, Hava Kuvvetleri İstihbarat Sorumlusu Avishay Levi ve İsrail İstihbarat Başkanı Amos Yadlin de “firari sanık” olarak yer alıyor. Dosyayı yürüten savcı, iddianamenin sanıklarını, Ashkenazi başta olmak üzere şimdilik operasyon planını yapan ve uygulayan İsrail askeri üst kadrosu ile sınırlı tutmuştu. Bilgileri tamamlandıkça diğer sivil-asker tüm sorumlular tek tek yargı önüne çıkarılacak. Türk Ceza Kanunu’na göre sanıklar, kasten adam öldürme, kasten adam öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, yağma, deniz veya demiryolu ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma, mala zarar verme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve eziyet etme” suçlarından yargılanıyor.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.