1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Bakan Elvan, büyüme rakamlarını değerlendirdi

Bakan Elvan, büyüme rakamlarını değerlendirdi

Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, üçüncü çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin, "Son 6 yılın bildiğim kadarıyla en yüksek büyüme oranına ulaşmış durumdayız....

Bakan Elvan, büyüme rakamlarını değerlendirdi

Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, üçüncü çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin, "Son 6 yılın bildiğim kadarıyla en yüksek büyüme oranına ulaşmış durumdayız. Bizim beklentimiz, 2017 yılı itibariyle açıkçası 6'nın üzerinde, belki 6-7 bandında bir Türkiye geneli büyümeyi bekliyoruz" dedi.

Kalkınma Bakanı Elvan, katıldığı bir televizyon kanalında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Elvan, üçüncü çeyrek büyüme rakamlarına ilişkin, "Son derece olumlu bir sonuç. Gerçekten çok mutluyuz. Zaten biliyorsunuz beklentiler aşağı yukarı yüzde 9-10 bandında idi. Son 6 yılın bildiğim kadarıyla en yüksek büyüme oranına ulaşmış durumdayız. Yıllık olarak daha doğrusu ilk üç çeyreğe baktığımızda da ortalama büyüme, hemen ortalamasını aldık, 7.4 ilk üç çeyreğin ortalama büyümesi. Bu oldukça sevindirici. Bu şunu gösteriyor: Türkiye ekonomisinin ne kadar sağlam temeller üzerine oturtulduğunu gösteriyor açıkçası. İş dünyamızın gerçekten çok güçlü olduğunu, rekabet gücünün yüksek olduğunu ve dünyayla rekabet edebilecek bir güce sahip olduğunu gösteriyor, ihracattaki performansımız son derece önemli. Tabii burada dikkat çekilmesi gereken bir başka husus; makine-teçhizattaki büyümede bir küçülme söz konusuydu, özellikle son birkaç aydan beri. Baktığımız zaman makine teçhizatta 15.3'lük bir büyüme olduğunu görüyoruz, bu da özellikle sevindirici. Bir başka önemli husus da; sabit sermaye yatırımlarında yine yıllık bazda 12.4'lük bir artış söz konusu, bu da bizim için son derece sevindirici. Gerçekten bugün mutluyuz" ifadelerini kullandı.

"Bizim beklentimiz, 2017 yılı itibariyle açıkçası 6'nın üzerinde, belki 6-7 bandında bir Türkiye geneli büyümeyi bekliyoruz"

Bakan Elvan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Ben şunu özellikle ifade etmek istiyorum; hep söyledik, söylemeye de devam ediyoruz; vatandaşlarımıza, iş dünyamıza, Türkiye ekonomisine güvenin, Türkiye ekonomisinin temelleri oldukça sağlam şeklinde söyledik. Üçüncü çeyrekte de gerçekten rekor seviyede bir oranla büyümeyi gerçekleştirdik. Diğer ülkelere baktığımızda, örneğin Çin üçüncü çeyrekte 6.8'lik bir büyüme performansı gösterdi, Hindistan 6.3'lük bir büyüme performansı gösterdi. Avro bölgesine baktığımızda yüzde 2,5'luk bir büyüme söz konusu. Bu çeyrekte bildiğim kadarıyla dünyanın üçüncü çeyrek için açıklanan verileri dikkate aldığımızda diğer ülkeler için dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi konumunda üçüncü çeyrek itibariyle söylüyorum. Yine büyümeye katkılara baktığımızda; tarımın 2.8, sanayinin 14.8, hizmetlerin de yüzde 20.7'lik bir katkısı olduğunu görüyoruz. Dördüncü çeyrekte de inşallah göstergeler iyi gidiyor öncü göstergeler, belki bu hızla olmasa bile yine büyümeye devam edeceğiz. Bizim beklentimiz, 2017 yılı itibariyle açıkçası 6'nın üzerinde, belki 6-7 bandında bir Türkiye geneli büyümeyi bekliyoruz."

Dördüncü çeyreğe yönelik beklentinin ne olduğu ve sanayi üretiminde beklenen artışla ilgili soruya Elvan, "Biliyorsunuz sanayi üretiminde beklenti yüzde 5.3'tü, 7.3'lük bir gerçekleşme oluştu. Bu bizim büyüme beklentilerimizi dördüncü çeyrek için biraz daha yukarı çekti açıkçası. Dördüncü çeyrekteki öncü göstergelere baktığımızda, evet çift haneli bir rakam olmayabilir, ama dördüncü çeyrekte de biz yüksek bir büyüme performansı bekliyoruz" açıklamasında bulundu.

Elvan, 2017'nin tamamında 6-7 bandında bir büyüme beklediklerini vurguladı.

"Enflasyonun aşağı doğru inişini göreceğiz"

Enflasyondaki yükseliş hatırlatılarak, "Kasım ayında 12.98, neredeyse 13 olarak açıklandı. Bunun sebebi nedir ve alınması öngörülen ek tedbirler var mı?" sorusuna Bakan Elvan, "Biliyorsunuz kurda bir oynaklık söz konusu oldu. Maalesef kur geçişkenliği oldukça yüksek Türkiye'mizde, bunun nedeni de; bizim özellikle üretim ve ihracatımızın ithalata bağımlı olması. Dolayısıyla ithalattaki fiyatların artması kurun artmasından dolayı doğal olarak üretici fiyatlarına etki ediyor. Üretici fiyatlarının da tüketici fiyatlarına bir etkisi söz konusu oluyor. Reel kur endeksine baktığımızda aslında şu anki kur olması gerekenin oldukça üstünde görünüyor. Açıkçası bizim düşüncemiz şu: Enflasyonda bu oynaklığın azalacağı ve kurun aşağı yönlü seyredeceği yönünde. Eninde sonunda kur dengeye oturacaktır. Hatırlarsanız 1 yıl önce yine bu aylarda benzer bir durumla karşı karşıya kaldık, kurda bir oynaklık söz konusu oldu, yukarı yönlü bir hareket söz konusu oldu. Ama 2017 yılına girildikten sonra kur istikrara kavuştu. Bu aylarda yine bir hareketlilik söz konusu oldu. Özellikle burada şunu ifade etmek istiyorum: Dışarıdan gelen çok spekülatif, gerçekle hiç bağdaşmayan birtakım haberler. İşte ekonomi yazarları, gazeteler, televizyonlar gerçek resmi görmeden Türkiye aleyhine birtakım açıkçası kampanyalar yürütülüyor. Ama bunlar hiçbir şekilde netice vermedi, vermeyecek de. Hatırlayınız, 2016 sonunda biz orta vadeli programımızda büyüme hedefimizi ortaya koyduğumuzda 2017 yılı için yüzde 4.14'ü bile yüksek gördüler. Uluslararası organizasyonlar, uluslararası kuruluşlar yüzde 2-2,5 civarında Türkiye için bir büyüme tahmini ortaya koydular. Ama bugün bakıyoruz ki Türkiye yüzde 7'ye yakın 2017 yılında bir büyüme gerçekleştirecek. Dolayısıyla ben şunu özellikle kısaca ifade etmek istiyorum: Aralık ayından itibaren, bu aydan itibaren özellikle baz etkisinden de kaynaklanan bir netice çerçevesinde kurda, daha doğrusu enflasyonda aşağı yönlü bir gidiş söz konusu olacaktır. Aralık, Ocak, Şubat, Mart ayında bunları göreceğiz. Enflasyonun aşağı doğru inişini göreceğiz, hep birlikte göreceğiz.Kur etkisi dışında tabi petrol fiyatlarında bir artış söz konusu oldu, beklentinin üzerinde bir artış söz konusu oldu. Özellikle OPEC'in bu petrol arzını kısıtlama yönündeki Mart sonuna kadardı biliyorsunuz, bunu uzattılar. Bundan kaynaklanan bir etki söz konusu. Bir miktar da işlenmemiş gıdadaki gıda fiyatlarındaki artış. Ama önümüzdeki dönemde enflasyonla mücadele ana hedeflerimizden bir tanesi olacak. Bizim için önemli, enflasyonu mutlaka aşağı çekmemiz gerekiyor. Orta Vadeli Programımızda da zaten bunun için neler yapılacağını, ne tür tedbirler alınacağı açıkça ortaya koyduk. Merkez Bankamız da gerektiğinde kendi tedbirlerini alacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

"Bizim açıkçası beklentimiz özetle FED yönü itibariyle söylüyorum, çok net olmamakla birlikte; belki bilançoda bir küçültmeye Aralık ayında da devam edecekleri yönünde"

Çarşamba itibariyle Amerikan Merkez Bankası FED'in, Perşembe günü de Merkez Bankası'nın toplantısı olacağı hatırlatılarak, bu toplantılardan bekledikleri sonuçların sorulması üzerine Elvan, "Amerika Birleşik Devletleri'nde FED'in biliyorsunuz bilanço küçültmeye yönelik adımları attı, muhtemelen küçültmeye devam edecekler, bilançoyu küçültmeye devam edecekler. Biliyorsunuz 2008 krizinden sonra 5 trilyon doların üzerinde bir piyasaya bir para sürülmesi söz konusu oldu. Ancak bir türlü gelişmeyi sağlayamadılar. Şu anda bizim açıkçası beklentimiz özetle FED yönü itibariyle söylüyorum, çok net olmamakla birlikte; belki bilançoda bir küçültmeye Aralık ayında da devam edecekleri yönünde. Türkiye'ye gelince, Merkez Bankamız o günü geldiğinde değerlendirecektir, eğer atılması gereken bir adım varsa bunu da atacaktır. Merkez Bankamız zaten bağımsız, kendi kararını kendi veriyor, dolayısıyla hiç kaygı içerisinde olmasınlar" dedi.

"Türk Merkez Bankası'nın faiz artıracağına dair söylentiler konusundaki yorumunuz nedir" sorusuna Elvan, "Bu konuda bir yorum yapabilmem mümkün değil. Dediğim gibi, Merkez Bankası kendi değerlendirmesini yapacaktır ve ona göre bir karar verecektir. Gerektiği takdirde Merkez Bankası bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da eğer bir önlem alınması gerekiyorsa alacaktır. Nitekim kurdaki oynaklığın başlamasıyla birlikte de Merkez Bankası biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde arka-arkaya üç farklı tedbiri uygulamaya koydu" ifadelerini kullandı.

"Türkiye'deki bankacılık sektörünün rayında olduğu görüyoruz"

Elvan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Türk bankalarına baktığımızda en önemli gösterge nedir? Sermaye yeterlilik oranı, sermaye yeterlilik oranı şu an itibarıyla 16,9. Peki, bizim sınırımız nedir? 12. Avrupa ülkelerine baktığımızda, diğer gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere baktığımızda, Türkiye'deki bankacılık sektörünün rayında olduğu görüyoruz, herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını görüyoruz, sermaye yeterlilik oranın da oldukça yüksek olması gerçekten bankacılık sektörünün oldukça güçlü oluğunu göstermektedir, bu konuda herhangi bir kaygımız söz konusu değil. Yine Fitch'in ifade ettiği gibi Türk bankaları sapasağlam dimdik ayaktadır."

Jeopolitik risklerin bugün hemen oluşan riskler olmadığını, dün de olduğunu söyleyen Elvan, "Son 4-5 yılda Ortadoğu'da bir ateş çemberini görüyoruz, sıkıntıları görüyoruz. Bizim kendi yaşadığımız sıkıntılara bakalım, son 5-6 yıldaki yaşadığımız sıkıntılara baktığımızda birçok problemlerle karşı karşıya kaldık. İşte 17-25 Aralık darbe girişimi, 15 Temmuz darbe girişimi, yine Ortadoğu'da yaşanan sıkıntılar, terör konusu. Bunların bütününe baktığımızda, bu kadar büyük sıkıntılar yaşanmasına rağmen, jeopolitik gerginlikler olmasına rağmen Türkiye bu büyüme performansını gösteriyorsa, bundan sonraki süreçte de gösterecektir, herkes emin olsun. Çünkü bakın açıkçası dünyada ekonomisindeki canlanmayı bizim fırsata dönüştürdüğümüzü görüyoruz. Nasıl görüyoruz? 2016 yılında biz bunu gördük, dünya ekonomisinde bir canlanma var. Dolayısıyla Kredi Garanti Fonu gibi, istihdam teşvikleri gibi birtakım mekanizmaları devreye soktuk ve bu sayede ihracatımızda belki rekor seviyeye ulaşabilecek bir rakamla bu yılı noktalayacağız ihracatımızdaki artış, yüzde 10'un üzerinde bir artış söz konusu. Bu artışın canlanarak devam edeceğini düşünüyoruz. Özellikle Avrupa piyasasında çok ciddi bir canlanma söz konusu, Avrupa'nın büyüme potansiyeli kriz öncesi potansiyeli geçmiş durumda. Biz bunu 2018 yılında da fırsata çevirmeyi düşünüyoruz açıkçası. Evet, bu tür jeopolitik riskler var, ama dün de vardı, ama biz bu büyüme performansını gerçekleştirdik ve bundan sonraki süreçte de gerçekleştirmeye devam edeceğiz" dedi.

"Biz 2018 yılında da büyümeye devam edeceğiz"

Bakan Elvan, şunları kaydetti:

"Evet, 2018 yılı kolay bir yıl olmayacak, ama biz özellikle ekonominin temel bazı göstergelerine baktığımızda; nedir? Mesela imalat sanayinde kapasite kullanım oranı yüzde 80'lerdeyiz, satın alma yöneticileri endeksi işte 52'nin üzerinde bir satın alma yöneticileri endeksimiz var, üretime bakıyoruz, ihracata bakıyoruz oldukça yüksek bir büyümeyle biz yolumuza devam ediyoruz. Kapasiteli artık zorlamaya başladı iş dünyamız, özellikle 2018 yılında biz imalat sanayi başta olmak üzere yeni ve güçlü yatırımlar bekliyoruz. Çünkü kapasitesi kullanım oranı yüzde 80'e ulaştığı anda bunun anlamı şudur: Artık yatırım yapmak zorunlu demektir. Dolayısıyla özel kesimin, özellikle imalat sanayi başta olmak üzere güçlü bir yatırım yapacağına inanıyoruz. Biz Türk iş dünyasına güveniyoruz, Türkiye'deki yatırımcılarımıza güveniyoruz. Gerçekten dünyanın dört bir yanına malını satabilen, rekabet edebilen ve her geçen gün verimliliğini attırabilen bir yapısı var. Dolasıyla biz 2018 yılında da büyümeye devam edeceğiz. Evet, zorluklarımız olacak, ama biz ülke olarak bu zorlukları aşmayı bugüne kadar başardık, bundan sonraki süreçte de başarmaya devam edeceğiz."

Elvan, dördüncü çeyrek için şu anda bir tahminde bulunmak istemediğini, ama dördüncü çeyrekte de yine tahminlerine göre birinci ve ikinci çeyrekteki büyümeye yakın bir büyüme performansı gerçekleşeceğine inandığını ifade etti.

Elvan, "(2017 için) 6-7 bandında olacağını düşünüyorum. 3 çeyrek itibariyle 7,4. (2017 tamamı için) Tabii ki 7'nin üzerine çıkma ihtimalimiz de var, bunu da söyleyeyim" dedi.

"2017 geneline baktığımızda 7'nin üzerine çıkma ihtimalimiz de var" diyen Elvan, "Ama şu aşamada çok net bir rakam vermek istemiyorum. Ama kesinlikle şu gösteriyor ki; 6'nın oldukça üzerinde bir büyüme performansını 2017 yılında göstereceğiz. Bu 7 olabilir, 7'nin biraz altında olabilir, 7'nin biraz üzerinde olabilir" açıklamasında bulundu.

"2019 yılında seçim yapılacak düşüncesiyle bizim ne mali disiplinimizden vazgeçmemiz mümkün, ne de ekonominin genel dengesini bozacak herhangi bir adımı atmamız mümkün, bunların hiçbirini yapmayacağız"

2019 yılı itibariyle bir seçimler silsilesinin söz konusu olduğunun hatırlatılması üzerine Elvan, şöyle konuştu:

"Biz 2002 yılından beri her girdiğimiz seçimi başarıyla sonuçlandırıyoruz ve oyumuzu arttırarak seçimleri kazanıyoruz. Bugüne kadar biz herhangi bir seçim öncesi popülist bir politika veya yaklaşım içerisinde bulunduk mu bugüne kadar? Hayır, bulunmadık, bundan sonraki süreçte de bulunmayacağız. Biz aslında popülist bir yaklaşım içerisinde olmadık ve olmayacağız. Dolayısıyla 2019 yılında seçim yapılacak düşüncesiyle bizim ne mali disiplinimizden vazgeçmemiz mümkün, ne de ekonominin genel dengesini bozacak herhangi bir adımı atmamız mümkün, bunların hiçbirini yapmayacağız. Biz ekonomimizin normal rayında devam etmesi için, daha da canlanabilmesi için elbette alınması gereken tedbirler varsa bunları alacağız, ki çok önemli çalışmalarımız var özellikle 2018 yılından itibaren başlamak üzere. Biliyorsunuz bizim ithalata olan bağımlılığımız oldukça yüksek, bu ithalata olan bağlılığımızı azaltıcı ciddi tedbirler üzerinde çalışıyoruz ve önümüzdeki günlerde inşallah cari açığın Türkiye için bir sorun olmasının önüne geçecek daha somut tedbirleri hayata geçireceğiz. Özellikle ilaç sanayinde buna başladık, bu tür adımları attık, bundan sonraki süreçte de birçok alanda bu tür adımları atacağız. Nedir? Petrokimya örneğin ağırlıklı olarak ithalatımızın olduğu alanlar. Nedir? Medikal tıbbi cihazlar, tıbbi aletler, enerji ekipmanları, bilgi ve iletişim teknoloji alanındaki ekipmanlar. Bunlara bir bütün olarak baktığımızda, biz önümüzdeki dönemde mutlaka ithalatı yoğun olan alanlara daha fazla destek vermenin çalışmalarını gerçekleştiriyoruz. Bir diğer önemli husus da, biliyorsunuz hep sanayi 4.0, sanayi 4.0 diye bahsediyoruz, konuşuyoruz, tartışıyoruz. Bizim sanayimizin dijital dönüşümünü sağlamaya yönelik de ciddi adımlarımız olacak. Organize sanayi bölgelerinde tasarım ve inovasyon merkezleri kuracağız. Yine nesnelerin interneti, robotik gibi birçok gerçekten sanayi 4.0'ı ortaya koyan alanlarda çalışmalar gerçekleştireceğiz. Özellikle bizim sanayicilerimizin dijital dönüşümü son derece önemli, neden önemli? Verimliliği arttırabilmeleri için önemli, rekabet güçlerini daha da arttırabilmeleri için son derece önemli. Dolayısıyla sanayicilerimize yol gösterici olacağız. Sanayicilerimizin bu alanda önünü açacak altyapı yatırımlarını da gerçekleştireceğiz."

"2018 yılında öngörülebilirliği daha da arttırıcı tedbirlerimizi de yine ortaya koyacağız"

Cari açıktaki hedefin 2018 yılı için yüzde 4,3 olduğunu bildiren Elvan, "Enflasyonu yine aşağı, Orta Vadeli Programımızda açıkça koyduk, aşağı yönlü olacak, enflasyon daha da aşağı inecek. Kurun açıkçası dengeye oturacağını düşünüyorum, kurun şu anki değerinin spekülatif olduğunu düşünüyorum. Reel kur endeksine bakmamız lazım, reel kur endeksine baktığımızda açıkçası şu anki kurun yüksek olduğunu görüyoruz, bir şişme olduğunu görüyoruz, bir spekülatif amaçla yukarı çekildiğini görüyoruz. Ama bu mutlaka dengeye oturacaktır, aşağı inecektir, buna inanıyorum. Tabii biz 2018 yılında öngörülebilirliği daha da arttırıcı tedbirlerimizi de yine ortaya koyacağız. Özellikle yatırımcılarımız için, üretim safhasında olanlar için önünü görebilecekleri bir ekonomi anlayışını tamamıyla ortaya koyacağız" değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: İHA

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.