1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Başbakan Yıldırım’dan Almanya’nın tutumuna ilişkin açıklama

Başbakan Yıldırım’dan Almanya’nın tutumuna ilişkin açıklama

Başbakan Binali Yıldırım, "Şansölye Merkel ile konuyu ele aldık. Buradaki rahatsızlığımızı dile getirdik. Bu bir çifte standarttır. Bunun açıkça...

Başbakan Yıldırım’dan Almanya’nın tutumuna ilişkin açıklama

Başbakan Binali Yıldırım, "Şansölye Merkel ile konuyu ele aldık. Buradaki rahatsızlığımızı dile getirdik. Bu bir çifte standarttır. Bunun açıkça doğru olmadığını ve bu yanlıştan dönülmesi gerektiğini söyledim. Kendisinin de, dışişleri bakanlarımızın bir araya gelerek çözüme kavuşturulması yönünde talimatı oldu. Zannediyorum yarın bir araya gelecekler ve bu konuda daha makul çözüme yönelik ne tedbirler alınır bunun kararını vereceklerdir" dedi.

Başbakan Yıldırım, bir televizyon kanalında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Almanya ile yaşanan gerginliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Yıldırım, "Sayın Bahçeli çok anlamlı bir açıklama yaptı. Dayanışma örneği gösterdi. Avrupa ülkelerinin önümüzdeki halk oylamasına yönelik tutumlarına karşı Sayın Cumhurbaşkanımızın ve bizim yaptığımız açıklamaların üzerine güzel bir davranış içerisinde, dayanışma içerisinde birlikte Avrupa'ya güzel bir mesaj verildi. Mesele memleket meselesi olunca diğer şeyler teferruat oluyor. Ne kadar ayrı düşünsek de birlikte hareket edebiliyoruz. 15 Temmuz'un ardından bunu Yenikapı'da da ortaya koyduk. Bu maksatlı çıkışlara karşı böyle bir tutum güzel bir mesaj oldu. Türkiye'nin milli meselelerde nasıl bir araya geldiğin göstermesi açısından önemlidir" diye konuştu.

18 Ocak tarihinde Almanya'da 12 bin Türk vatandaşı ile bir araya geldiklerinin altını çizen Yıldırım, "Onlara yapılacak cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile ilgili Anayasa değişikliğini anlattık. Hiç kimsenin de burnu kanamadı. Ondan sonra bazı gelişmeler oldu. O gelişmeleri hep birlikte takip ediyoruz. Şansölye Merkel ile konuyu ele aldık. Buradaki rahatsızlığımızı dile getirdik. Demokrasi demek, düşünceleri hiçbir kısıtlamaya tabi olmadan paylaşılması demek. Bunu Almanya yaparsa demokrasi konusunda Türkiye için söyledikleri anlamsız hale gelir. Bu bir çifte standarttır. Bunun açıkça doğru olmadığını ve bu yanlıştan dönülmesi gerektiğini söyledim. Kendisi de, dışişleri bakanlarımızın bir araya gelerek çözüme kavuşturulması yönünde talimatı oldu. Zannediyorum yarın bir araya gelecekler ve bu konuda daha makul çözüme yönelik ne tedbirler alınır bunun kararını vereceklerdir. Bu yerel makamların işidir biz bir şey yapamayız diyorlar. Alman Federal Hükümeti bu kadar çaresiz mi? Bunu çok inandırıcı bulmadığımızı ifade ettik. Bizim programlarımız bizim dışişleri bakanlığı tarafından önceden program günleri, kimlerin katılacağı ifade edilecek ve buna göre tedbirlerini alıp uygulayacaklar. Bir aksilik olmazsa son geldiğimiz nokta bu. Almanya ile bazı konularda değir fikir ayrılığımız var. Bunu Merkel'e de söyledim. Bir FETÖ ve bölücü terör örgütlerinin mensupları Almanya'da cirit atıyorlar. Türkiye aleyhine faaliyet gösteriyorlar. Bugün Alman gazetelerinin hiçbirinde Türkiye lehine hiçbir şey göremezsiniz. Bunun yanlış bir şey olduğunu Merkel'e söyledim. Köklü bir ekonomik ilişkimiz var. Bunları dikkate aldığımızda bu yaşadıklarımız hiçbir şekilde Almanya-Türkiye arasında bir durum olmadığını anlattık. Bu mesele umarım daha fazla tırmandırılmaz. Diğer bazı ülkelerde de var. Hollanda'da bu ayın 14'ünde seçimler var. Buna yönelik olduğunu düşünüyoruz. 14'ünden önce Hollanda'da bir etkinlik yapılması mümkün gözükmüyor. 14'ünden sonra Hollanda'nın böyle bir kısıtlama üzerinde durmasını zannetmiyorum" ifadelerini kullandı.

Alman kamuoyunu etkileyen unsurların Türkiye'nin düşmanları olduğuna dikkat çeken Yıldırım, şöyle devam etti:

"Bir yandan PKK'nın ileri gelenleri, bir yandan da FETÖ'nün ileri gelenleri. Alman kamuoyu bunlara göre oluşuyor. Türkiye gazetecileri içeri atıyormuş, özgürlükleri kısıtlıyormuş. 4 bin 500 tane Sayın Cumhurbaşkanımız liste verdi. Bu PKK'ya kaynak aktaran 16 firma ismi verildi. FETÖ'cüler ile ilgili durum ortada. Hiçbir şey yapmıyorsunuz. Bizde yargı bağımsız, yargının işine karışamayız diyorlar. Size gelince yargı bağımsız da bize gelince değil mi? Biraz Avrupa'da seçim çevresi. Dolayısıyla Türkiye Avrupa'da seçim için önemli bir ülke. Türkiye'yi seçim kampanyasında ele almayan parti yok. Olumlu olumsuz mutlaka Türkiye, Avrupa'nın iç siyaseti haline geliyor. Avusturya, Türkiye ile çok ilgili. Bırakın Türkiye'yi siz işinize bakın."

Münbiç'teki gelişmelerle ilgili de açıklamalarda bulunan Yıldırım," Münbiç, Türkiye'nin öncelikli hedefi midir?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"El Bab'ın kuzeydoğusundaki bölgede Münbiç tarafından PYD'lilerin olduğu tahmin edilen kişiler ateş açtılar. Hafif şarapnel parçaları ile yaralanan 4 askerimiz var. Hayati tehlikeleri yok. Karşılık verildi ve gereği yapıldı. Münbiç'te işler biraz keyfi hale geldi. ABD bayrak dikiyor, Rusya bayrak dikiyor. Orada iş bayrak yarışına döndü. Bir yandan da PYD'liler YPG'liler orada duruyor. Türkiye'nin dediği açık. Bizim Münbiç'te, El Bab'ta gözümüz yok. Buradaki PYD ve YPG unsurları Fırat'ın doğusuna geçecek. O sağlandıktan sonra orada Suriye unsurlarının olması gayet doğal. ABD'de, Rusya'da olabilir. Eğer isterseniz bir üçlü mekanizma yaparız. Rusya, ABD, Türkiye orada PYD ve YPG gibi terör gruplarını tamamen temizlenir. Suriyeliler gelir buralara yerleşir ve hayat normale dönmüş olur. Rusya ve ABD ile bir koordinasyon sağlamadan operasyon yapmanın anlamı yoktur. Şuan da askeri düzeyde, teknik düzeyde görüşmeler yapılıyor."

Irak Sincar'da PKK ile Peşmerge güçleri arasındaki çatışma halini ve Barzani görüşmesine ilişkin açıklama yapan Yıldırım, şunları dedi:

"Sincar veya Şengal bölgesi bizim için önemlidir. Burada ikinci bir Kandil oluşturmaya çalışıyor PKK. Buna izin vermeyeceğimizi ve buradan teröristleri temizlemek bizim gündemimizdedir. Bize Peşmerge ve Bağdat yönetimi, biz o işi Irak güvenlik güçleri ile halledeceğiz dediler. Eğer burada bir adım atılırsa ne ala. Atılmazsa biz kendi başımıza gereğini yapacağız. Barzani ve Irak'ın güvenlik güçleri. Barzani'nin bölgedeki bakışı teröre karşı bizimle farklı değil. PKK ile mücadele konusunda elle tutulur desteği veren Barzani'dir. Bizim Barzani ile olan ilişkimiz bu çerçevededir."

Hatay'ın merkez Antakya ilçesi Yaylacık Mahallesi kırsalına düşen Suriye'ye ait savaş uçağından paraşütle atlayan pilotun iade edilip edilmeyeceğine yönelik açıklama yapan Yıldırım, "Şuan da tedavisi devam ediyor. Herhangi bir iade veya tutulması ile ilgili işlem mevzu değildir. İnsani bir meseledir. Kaza kırım heyeti kuruluyor ve yarından itibaren çalışmalar başlayacak. Oradan çıkan rapora göre sonuçları ortaya çıkınca işlem yapılacaktır. Hatta bugün ailesinin ziyaret talebi olmuş. Bu insani bir meseledir. Buna izin vermek lazım. Bu konuda Suriye rejimi ile ilgili tutumumuz bellidir. 3 milyon mülteciye kucak açmışız. Esir diye onlara da insani muamele yapmak bizim geleneğimizde var" dedi.

Haber KaynağıHaber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.