1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Batuhan Yaşar:"Fransızca tabelalar ve Londra’dan gelen haber"

Batuhan Yaşar:"Fransızca tabelalar ve Londra’dan gelen haber"

İhlas Medya Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesindeki köşesinde, "Cumhurbaşkanı Erdoğan hangi ülkelere önem veriyor", "Afrika'da hangi ülkeler...

Batuhan Yaşar:"Fransızca tabelalar ve Londra’dan gelen haber"

İhlas Medya Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesindeki köşesinde, "Cumhurbaşkanı Erdoğan hangi ülkelere önem veriyor", "Afrika'da hangi ülkeler rekabet içinde", "Türkiye bundan sonra Afrika'da daha çok görünecek mi?", "Londra'dan gelen bilgiler ne yönde?", Batı'nın Afrika ve Orta Doğu için "böl-parçala-yönet" stratejisinin karşısında kim var?" sorularına cevap aradı.

Batuhan Yaşar'ın "Fransızca tabelalar ve Londra'dan gelen haber" başlıklı yazısının tamamı ise şöyle:

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 3 gündür Afrika'dayız

Cezayir'le başladık Moritanya, Senegal ve Mali ile devam ediyoruz...

Orta Doğu ve Afrika'da sahada yoksanız dünyada söz sahibi olamazsınız.

Bu kadar net.

Cumhurbaşkanı rüyasında görüp "hadi" diyerek bu uzun Afrika gezisine çıkmadı

Daha öncekilerin yaptığı gibi pekala gitmeyebilirdi.

"Neden Afrika'nın Moritanya'sına, Mali'sine gitmedin" diye kim sorardı ki?

Bir hesabı bir kitabı var.

Sadece Afrika da değil.

Cumhurbaşkanı Balkan ve Baltık ülkelerine, Kuzey Avrupa'ya da çok önem veriyor.

Afrika'ya gelmeyince çok anlaşılmıyor.

İngiltere ve Fransa buralarda rekabet içinde.

Şirketleri aynı şekilde.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Türkiye ve Türk şirketleri güçlü olsun diye uğraşıyor.

Mesela Cezayir...

Birçok konuda Türkiye ile aynı düşünüyor.

Filistin konusunda çok hassaslar.

Libya için Ankara ile aynı kaygıları paylaşıyorlar.

Mısır'daki yönetimden rahatsızlar.

Fransa niye buralara kök salmış ve hâlâ da bırakmak istemiyor dersiniz?

Evet cevap tam da tahmin ettiğiniz gibi...

Gaz ve petrol yüzünden

Her Arapça tabelanın altında Fransızcası yazılı.

Fransa'nın nefesini ensenizde hissediyorsunuz.

Türkiye yüzyıl önce kopartılan hattı tamir etmek için burada.

Hatlar açılmış çalışmaya da başlamış.

Fransa ve İngiltere'den farklı sebepleri, hassasiyetleri var

Cumhurbaşkanı yeni değil, ta 2004'den beri bu kıtayla yakından ilgileniyor.

Bazı ülkelere 3'üncü, hatta 4'üncü gelişi.

Her ziyaretini de yakından hatırlıyor.

Başbakanlığından bugüne katedilen mesafeyi tüm detayları ile anlatıyor.

Heyecanlanıyor

Niye?

Ülkesi için

Türkiye'yi bundan sonra Afrika'da daha çok göreceğiz.

Cezayir sokaklarını dolaştık, Osmanlı mahallesine gittik.

Erdoğan'a olan ilgiyi bizzat yaşadık, gördük.

Türk olduğumuzu anlayınca hemen "Erdoğan, Erdoğan" diyenlerin sımsıcak selamlarına karşılık verdik.

Sadece Cezayir değil bütün kıtada benzer tablo hâkim.

2004'teki Etiyopya ve Güney Afrika gezileri aklıma geldi.

Nerelerden nerelere gelindi.

Bırakın Afrika'yı dibimizdeki Orta Doğu'daki ülkelere bile yıllar sonra büyükelçi göndermişiz.

Aramıza örülen duvarlara âdeta birer tuğla da bizzat kendimiz koymuşuz.

Mesela Yemen...

Rahmetli Özal'a kadar diplomatik ilişkimiz bile yoktu.

Düşünün sadece 15 Afrika ülkesinde Büyükelçiliğimiz vardı... Şimdilerde bu rakam 40'ı geçti

Cezayir önemli

7 ayrı anlaşma imzalandı.

Tarımdan, enerjiye, savunmaya, serbest ticarete, kültüre kadar.

Laf olsun diye imzalanan anlaşmalar değil.

Biliyorsunuz Cumhurbaşkanı bunların hepsini yakından takip eder, izler.

Yumurtalık'a Cezayir'le birlikte dev petrokimya tesisi kuruluyor.

1 milyar dolarlık ortak yatırım kararı alındı, anlaşma imzalandı.

Türkiye Batı'nın aksine, Afrika'ya sömürmek için gitmiyor.

Beraber neler yapılabilir, nasıl ortak hareket edilir bunlara bakıyor.

Afrika'nın Batı'ya bakışı çok değişmiş.

Eskisi gibi değil

Artık teslimiyetçi değiller... Körü körüne inanmıyorlar.

Güzel gelişmeler bunlar!

LONDRA'DAN YİNE GÜZEL HABERLER VAR

Kan kaybetse de Londra hâlâ finansın başkenti.

Önemli belirleyicilerden.

Stratejik raporlar burada hazırlanıyor.

Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, 26 Mart'ta Londra'ya gidiyor.

JP Morgan'ın düzenlediği konferansta yabancı yatırımcılarla bir araya gelecek.

Türkiye'yi anlatacak.

Londra'dan kulağımıza gelen bilgiler pozitif.

2018 için bir sıkıntı görünmüyor.

Hatta Türk hisselerine, bonolarına olan ilgi 2017'den de iyi seviyede.

Bazı Türk şirketlerinin (Ülker ve Türk Telekom) kredi yapılandırması yakından takip ediliyor.

DenizBank'ın Dubai'ye (Emirates National Bank of Dubai) satış süreci ilgiyle izleniyor.

Londra'ya göre dövizdeki düşüş 2018'de de devam edecek.

Temel ekonomik parametrelerdeki düzelme de.

Pozitif ivme haftalık raporlara bile yansımış durumda.

Londra bir tek, faizlerin düşmesini istemiyor.

Parayı faizden vuruyor da ondan.

Türkiye enflasyon ve faiz işini de çözerse, her şey çok başka noktalara hızla ulaşır...

Bunu tabii ki olumlu anlamda kullanıyoruz.

2018'de hem faiz hem de enflasyon konusunda bir istikrar yakalanmaya çalışılacak.

Afrika'dan bakınca Türkiye'nin gücü ve büyüklüğü daha iyi görülüyor.

Batı'nın Afrika ve Orta Doğu için "böl-parçala-yönet" stratejisinin karşısında Türkiye var.

Birleş, beraber ol ve iş birliği yap!" (BC -

Kaynak: İHA

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.