1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Burhan Kuzu’dan “3 kuruşluk tazminat” davası

Burhan Kuzu’dan “3 kuruşluk tazminat” davası

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Burhan Kuzu, aleyhine yapılan haberlerle ilgili Cumhuriyet gazetesine ve bu haberleri yorumlayan CHP Lideri Kemal Kılıcdaroğlu'na ayrı ayrı 3'er kuruşluk manevi tazminat davası açtı.

Burhan Kuzu’dan “3 kuruşluk tazminat” davası

Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Burhan Kuzu, aleyhine yapılan haberlerle ilgili Cumhuriyet gazetesine ve bu haberleri yorumlayan CHP Lideri Kemal Kılıcdaroğlu'na ayrı ayrı 3'er kuruşluk manevi tazminat davası açtı.

Prof. Dr. Burhan Kuzu'nun avukatı Hükümdar Hamdioğlu, Cumhuriyet gazetesinin müvekkili ile ilgili olarak Naci Şerifi Zindaşti konusunda gerçeğe ve hukuka aykırı haberler yapması üzerine önce gazeteye ve muhabire tekzip gönderdiklerini söyledi. Hamdioğlu, ayrıca Prof. Dr. Kuzu'nun katıldığı televizyon programında ve sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarla işin doğrusunu ortaya koyduğunu, buna rağmen Kılıçdaroğlu'nun gerçeğe aykırı beyanlarda bulunması ve Cumhuriyet gazetesinin de habercilik etiğine aykırı yayınlarını sürdürmesi sebebiyle gereken hukuki süreçleri başlattıklarını belirtti. Avukat Hamdioğlu, "Cumhuriyet gazetesinin 5 Mart 2019 tarihli nüshasında "Zindaşti bombası" manşeti ve "Eski AK Parti Milletvekili Kuzu'nun tanımam dediği İranlı uyuşturucu baronuyla görüntüsü ortaya çıktı" üst başlığıyla yapmış olduğu yayın, haber etiği ve lekelenmeme hakkı ile bağdaşmamaktadır. Zira hadiseyi ve müvekkilimizin haberi yapan muhabir ile yapmış olduğu görüşmeyi haberleştirme şekli, Prof. Dr. Kuzu'nun adı geçen kişiyle uyuşturucu baronluğu dahil olmak üzere pek çok suçun faili sıfatıyla bir birlikteliği olduğu ve bunun "bomba tesiri" yapacak çapta bir tespit olduğu algısını oluşturmaya yöneliktir. Buna mukabil, Müvekkilim konuya ilişkin Cumhuriyet gazetesiyle ve kamuoyuyla paylaşmış olduğu açıklayıcı bilgiler, mutantan bir eda ile ortaya atılan iddianın gölgesinde kalacak ve gözden kaçırılacak şekilde sönük ve dağınık bir halde sunulmuştur" dedi.

"Müvekkilin, iktidar partisinin İstanbul Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Komisyonu Başkanı olarak, ülkemize yatırım yapmak arzusunda olan bir kişiyle -bu kişinin o an itibariyle herkesçe kötü bir kimse olarak biliniyor olması ihtimali dışında- herhangi bir çekincesi olmadan üstelik kamuya açık bir yerde görüşmesi ve kendisine yardımcı olmak üzere girişimde bulunması gayet tabiidir" diyen Hamdioğlu, "Nitekim, habere konu olan kişi halen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değildir. Ayrıca Müvekkilimiz, habere konu Naci Şerifi Zindaşti ile kanunî ve vicdanî ölçüler bakımından zerre kadar uygunsuzluk taşıyabilecek bir irtibatı olmadığını, kendisi ile yalnızca izah ettiği çerçevede bir görüşmesinin olduğunu, kendisinin parçası olduğu adlî süreçlerin hiçbirisinin herhangi bir sıfat ve derecede içinde yer almadığını ve bu minvaldeki tüm iddiaların asılsız ve iftira olduğunu defalarca ve açıkça ifade etmiştir. Buna karşılık Kılıçdaroğlu'nun müvekkilin dosyanın hakimini aradığını inkar etmediğini söylemesi, konunun aslını ve detaylarını öğrenme ihtiyacı hissetmeksizin Cumhuriyet Gazetesinin manipülatif manşetlerine göre konuştuğunu göstermektedir. Tam da bu sebeple adı geçen gazete hakkında da tekzip ve tazminat süreçlerini başlatmış bulunmaktayız. 31 Mart yerel seçimlerine giden süreçte bu haberlerin yapılmış olduğunu düşününce haberin zamanlamasını da manidar buluyoruz. Müvekkilimiz, kendisine yapılan haksız isnadın içeriğine ve zamanlamasına uygun olarak 3 kuruşluk bir davanın açılmasını uygun görmüştür" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA

HABERE YORUM KAT