1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. DHA İSTANBUL BÜLTENİ -4 

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -4 

HAYDARPAŞA Numune Hastanesi'nde Anestezi Uzmanı olarak çalışan Dr. Tolga Terzi, randevusuna erken gelen bir hastayı muayene etmediği için tehdit edildi.

DHA İSTANBUL BÜLTENİ -4 

1- DOKTORU TEHDİT ETTİ, GAZETEDEN ÖZÜR İLANI YAYIMLADI

HAYDARPAŞA Numune Hastanesi'nde Anestezi Uzmanı olarak çalışan Dr. Tolga Terzi, randevusuna erken gelen bir hastayı muayene etmediği için tehdit edildi. Dr. Terzi, tehdit sebebiyle beyaz kod çağrısında bulundu. Olayın ardından tehdit eden hasta Osman Çekerek, gazeteden özür dilediğini belirten ilan yayımladı.

Olay, 9 Ekim 2019'da Haydapaşa Numune Hastanesi'nde meydana geldi. Anestezi Uzmanı olan Dr. Tolga Terzi saat 14.30'da randevusu olan Osman Çekerek'i randevu saatinden önce muayene etmediği için tehdit edildi. Dr. Terzi, tehdidin ardından sağlık çalışanlarına şiddeti önlemek amacıyla kullanılan "beyaz kod" çağrısında bulundu. Polis ve güvenlik tarafından savcılığa götürülen Çekerek ifade verdi.

Dr.Tolga Terzi, yaşanan olayı şu sözlerle anlattı:

"9 Ekim tarihinde Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde çalışırken saat 14.30'da randevusu olan hasta saat 11.40'tan itibaren "beni içeri al, bana bakman lazım, benim acelem var" söylemlerinde bulundu. Kendisine hastalar bittikten sonra 14.30'u beklemeden bakacağımı söylememe rağmen, 11.50'de içeri girip, "CİMER'de görüşürüz, sen kimsin, indir o elini ayağını, dışarıda görüşürüz" gibi sözler söyleyerek üzerime yürüdü. Ben de beyaz kod vermek zorunda kaldım. Güvenlik ve polisler hastayı alıp savcılığa götürdüler. Karşılıklı ifadelerimiz alındı. Beyaz kod tutanağı oluşturuldu. Olaydan sonra uzlaştırmacı aradı, maddi manevi her şeyi isteyebileceğimi söyledi. Maddi bir şey istemenin doğru olmadığını düşündüm. Uzlaştırmacı, "özür ilanı yayınlanabilir" dedi. "Metni ben hazırladım" dedi.

Tehdit eden hasta Osman Çekerek de dün gazetede Tolga Terzi'den özür dilediğini belirten ilan yayımladı. İlanda şu ifadeler yer aldı;

"Sağlık çalışanlarına karşı uyguladığımız her türlü şiddetin bizlerin kaliteli ve yeterli hizmet almamamıza neden olduğunu anlayamadığım için özür dilerim. Onlara kaybettirdiğimiz motivasyonun aslında kendimize kaybettirdiğimiz sağlık olduğunu anlayamadığım için özür dilerim. Dr. Tolga Terzi'den özür dilerim"

Olayın yaşandığı gün öğleden sonra mesaisine devam edemediğini belirten Dr. Terzi, bu tür olayların sağlık çalışanlarının motivasyonlarını kaybettirdiğini belirterek, "Olayın olduğu gün öğleden sonra da çalışmam gerekiyordu. Ben çalışamadım çekindim. Savcılıktan salındığı için geri gelip bana bir tehdit oluşturur mu, diye çekindim. Öğlenden sonraki hastalarıma baksam bile bir tedirginlik vardı üzerimde. O gün, benim için bitmişti. O yüzden motivasyonumuzu da kırmamaları gerektiğini düşünüyorum" dedi.

Beyaz kodun sağlık çalışanları için ihtiyaç olduğunu söyleyen Dr. Terzi, "Beyaz kod gerekli. Çoğu zaman tek çalışıyoruz odada. Olası bir şiddet durumunda yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Aynı gün ben eğer affetseydim o kişi belki de "Ne kadar kolay oldu. Ben haklıyım tavrımda" diye düşünecekti. Bu şekilde olunca insanların tavrında farklılık olacağını düşünüyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

----------------

-Dr. Tolga Terzi röportajı

-Muhabir anonsu (Elif YAVUZ)

-İlanın fotoğrafı

-Genel ve detaylar

=================

2 - THY YÖNETİM KURULU BAŞKANI AYCI ÖNLEMLERİ AÇIKLADI

*THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı,

"İtalya'yı çok dikkatli takip ediyoruz. Gerekirse Roma ve Milano uçuşlarını başta azaltırız ama sonra kapatabiliriz" dedi.

Türk Hava Yolları(THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı İlker Aycı, düzenlediği basın toplantısı ile yeni tip korona virüsü kapsamında THY uçuşlarına yönelik alınan yeni tedbirleri açıkladı. Riskli görülen bölgelere yönelik mürettebat ve personele eğitimler verildiğini ve 250'den fazla uçağın dezenfekte edildiğini belirten Aycı, "Bugünden itibaren Nahçıvan uçuşlarımızı durdurduk. Seul seferlerimizi azaltmış bulunuyoruz. İran'dan da tahliyeler için gerekli koşullar ve koordinasyon sağlandığında, tahliye için ifâ edeceğimiz gerekli seferlerimiz olabilir" dedi. İtalya'da yaşanan gelişmeleri de yakından takip ettiklerini kaydeden Aycı, gerekirse Roma ve Milano uçuşlarında da sefer azaltılabileceğini hatta uçuşların durdurulabileceğini bildirdi.

THY Yönetim Kurulu Başkanı Aycı, İstanbul Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında korona virüsü nedeniyle aldıkları önlemleri ve riskli uçuşlarla ilgili iptal ve sefer azaltmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Çin'in Wuhan şehrinde ortaya çıkan korona virüsü nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü'nün acil durum ilan ettiğini hatırlatan İlker Aycı, bunun üzerine önce Çin'e ardından da İran'a olan uçuşları durdurduklarını söyledi. İki ülke arasında karşılıklı yolcuların alınması için yapılan bazı seferler olduğunu belirten Aycı, bu kapsamda önceki gün Tahran - İstanbul seferini yapan THY uçağının Ankara'ya inmesiyle ilgili olarak, "Salı günü Tahran - İstanbul seferini yapan uçak, oradan tahliye için Türk vatandaşlarını alarak havalandı. Bayrak taşıyıcı milli bir hava yolu olarak dünyanın neresinde Türk vatandaşı varsa onları alıp, ailelerine kavuşturmak bizim görevlerimiz arasında. İran'dan kalkan uçağımızda mürettebatımız belli riskler gördüklerini ifade ettiler. Biz de Sağlık Bakanlığı ile temasa geçtik. Bakanlık ile yapılan istişare sonucu uçağın İstanbul yerine Ankara'ya indirdik. Bakanlığımız gözetiminde bu vatandaşlarımız hastaneye alındı. Bundan sonra da dünyanın her tarafından Türk vatandaşlarını Türkiye'ye getireceğiz" ifadelerini kullandı.

NAHÇIVAN UÇUŞLARI DURDU.... SEUL SEFERLERİ AZALTILDI...

İlker Aycı, dünyada nerede risk grubu artıyorsa ilgili bakanlıklar ve kurumlarla görüşerek çeşitli tedbirleri aldıklarını kaydetti.

Alınan tedbirlerle ilgili olarak Aycı, şunları söyledi:

"Bugünden itibaren Seul'den seferlerimizi azaltmış bulunuyoruz. Nahçıvan'a olan uçuşlarımızı geçici bir süre durdurmuş bulunuyoruz. Azerbaycan'da diğer uçuşlarımız devam edecek. Riskin bertaraf edildiğini görene kadar bazı yerleri geçici olarak durduruyoruz. İran'dan da tahliyeler için gerekli koşullar ve koordinasyon sağlandığında, tahliye için gerekli seferleri ifâ edeceğimiz seferlerimiz olabilir. Ancak bu zamanda seferlerimiz durdurulmuştur. Dikkat edilmesi gereken 12 riskli ülke var. Bu 12 ülke ile alakalı olarak biz, uçaklarımızda dezenfekte işlemlerini büyük bir dikkatle yapıyoruz. Yolcularımız ve ekiplerimiz için maske tedariklerini sağlıyoruz. Bu konuda uçağımızda bilgilendirici anonslar yapıyoruz. İstasyonlarımıza, mürettebatımıza ve yöneticilerimize eğitimler verildi. Bu konuda sürekli ve düzenli olarak bilgilendirmeler yaparak riskin yönetilmesi ve en aza indirilmesi konusunda elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Riskli görülen noktalara gerekli maske, dezenfektan gibi "kit'ler yollandı. Buralara uçuşlarda da uçaklarımıza yüklüyoruz."

"UMRE UÇUŞLARI KAPATILDI"

Aycı, Suudi Arabistan'ın umre uçuşlarını durdurmasıyla THY'nin bu uçuşlarıyla ilgili olarak da bilgi verdi. Aycı, "Suudi Arabistan, 22 ülkeden her türlü vizeye sahip yolcuların gelişini durdurdu. Dolayısıyla Suudi Arabistan'a sınırlı bir uçuş söz konusu. Biz de bugün Suudi Arabistan'a uçuşlarımız sağladık. Oradan yolcularımızı almaya devam edecek. Ama umre uçuşları kapatıldı. 22 ülkenin vatandaşlarına da seyahat sınırı koydular" dedi.

BİLET DEĞİŞİKLİĞİ

Bilet değişiklikleriyle ilgili konuşan İlker Aycı, "Bilet değişimleri hassasiyetle takip edilmesi gereken bir konu. Özellikle bu virüs nedeniyle salgından etkilenen Çin, İran, Azerbaycan, Güney Kore, Bahreyn gibi ülkelerde sefer iptalleri yaptık. Bu minvalde kış 2019 dönemi ile Şubat ve Mart ayları için Çin anakara seferlerini Pekin hariç tamamı iptal edildi. Pekin uçuşları Mart ayında, Çin otoritelerinden gelen duruma yapacağımız temaslara göre kararını vereceğiz. Şu anda Pekin'e de sefer yapmıyoruz. Burada önemli olan şey, bütün bilet değişimi ve iadelerini, veya açığa alma işlemini son derece kolaylaştırdık. Bir ücret talep etmeden Mayıs ayına kadar olan bütün biletleri, değiştirmek konusunda gereken kolaylığı tüm yolcularımıza gösteriyoruz." diye konuştu.

"250'DEN FAZLA UÇAK DEZENFEKTE EDİLDİ"

İlker Aycı, iki büyük uçak imalatçısı Boeing ve Airbus'un kabul ettiği bir dezenfekte şirketi ile onların ekipleri ve akredite edilmiş cihazlarıyla uçakların temizletildiğini aktardı. Aycı, "Özellikle risk grubu yüksek, Hong Kong, Tayvan, Japonya, Singapur, Tayland, Güney Kore ve İtalya gibi yerlere ekstra bir dikkatle bütün bu çalışmalar yürütülüyor. 250'den fazla uçağımızı dezenfekte ettik. Virüs çok tehlikeli ancak daha tehlikeli olan şey tedbirsiz olmaktır. Bu anlamıyla tedbirleri önemsiyoruz." şeklinde konuştu.

Bu süreçte sosyal medya ve medyada bilgi kirliliğine değinen Aycı, yolculardan THY'nin resmi sitesinden yapılan duyuruları ve kamuoyuna yaptıkları açıklamaları dikkate almaları konusunda uyarılarda bulundu.

YOLCU SAYISI OCAK'TA ARTTI... VİRÜS NEDENİYLE ŞUBAT AYINDA DÜŞÜŞ VAR

İlker Aycı, THY'nin 2020 yılı Ocak ve Şubat ayı performansına ilişkin bilgiler paylaştı. Aycı, "Ocak ayı bizim için son derece iyi bir aydı. Ülkemiz için bu yıl afetlerle başladı. Havacılık endüstrisinde de Şubat ayı en önemli risklerden biriyle karşı karşıya. Ocak ayı oldukça artışla başlamıştı. Yüzde 80,6 doluluk oranıyla başladı. Dıştan dışa yolcuda yüzde 4,1'lik artış oldu. Dıştan dışa transfer yolcu hariç, dış hat yolcusundaki artışımız ise yüzde 18, tüm yolcular bakımından ise artış yüzde 10 oldu. Virüs riskinin yükselmesiyle Şubat ayının ikinci yarısından itibaren düşüşler meydana geldi. Bunun da önümüzdeki dönemde yansımalarını göreceğiz. Ekonomik etkisi olacak. Bizim kendimize göre modellemelerimiz, hesaplamalarımız var. Bu etki bilançomuza yansıyacaktır." ifadelerini kullandı.

İTALYA UÇUŞLARI HAKKINDA

Toplantıda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan İlker Aycı, korona virüsü nedeniyle İtalya uçuşlarında bir tasarruflarının olup olmayacağıyla ilgili soruya şöyle yanıt verdi:

"İtalya'yı çok dikkatli takip ediyoruz. Gerekirse Roma ve Milano uçuşlarını başta azaltırız ama sonra kapatabiliriz. Bu da bir ihtimaldir. Riskleri değerlendiriyoruz. Riskin yükseldiğini gördüğümüz anda herhangi bir tereddüdümüz olmaz. İtalya ile de rahatlıkla kapatabiliriz. Orayı da rahatlıkla yüksek risk grubuna alıp geçici bir süre gereğini yaparız. Çok aktif bir biçimde bu riskleri takip ediyoruz. Oradaki istasyonlarımızdan düzenli rapor alıyoruz. Oradaki havalimanlarından düzenli rapor alıyoruz. Arkadaşlarımız bunu takip ediyor. Onlar bize bu anlamda alert (uyarı) ettikleri anda gerekli adımları atmakta hiçbir tereddüdümüz olmayacaktır."

Öte yandan, toplantıya İlker Aycı'nın yanı sıra THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Üyesi Arda Ermut, Basın Müşaviri Yahya Üstün, Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Olmuştur, kargodan sorumlu THY Genel Müdür Yardımcısı Turhan Özen'in de aralarında olduğu THY yöneticileri katıldı.

Görüntü Dökümü

------------------------

-Basın toplantısı

-İlker Aycı'nın konuşması

-Aycı'nın soruları yanıtlaması

-Genel ve detaylar

==================

3 - BURSA'DA KORKU SAÇAN ÇARŞAFLI GASPÇILAR 100'E YAKIN KAMERA İNCELENEREK YAKALANDI

BURSA'da çok sayıda olaya karıştıkları belirlenen çarşaflı şüpheliler yakalandı. Şüphelilerin karıştığı olaylar güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

Bursa Yıldırım Erikli Mahallesi'nde geçtiğimiz pazar günü öğle saatlerinde Sunay D., iki çarşaflı ve silahlı kişi tarafından başından darp edilerek elleri bağlandıktan sonra kendisine ait Bulgaristan plakalı otomobilinin bağaja kilitlendiğini, aracın arıza yapması üzerine de saldırganların kaçtığını belirtmesi üzerine Yıldırım İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı.

Sunay D.'nin gasp edildiği ve aracın arıza yaptığı yer arasında bulunan yaklaşık 100'e yakın güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Yapılan çalışmalarda şüphelilerin Adnan A., ve Burhan H., olduğu belirlendi. Bu yönde çalışmalarını sürdüren Yıldırım Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri Adnan A. (31), ve Burhan H. (29)'yi gözaltına aldı.

ŞÜPHELİSİ "ÇARŞAFLI" DOSYALARI AÇILDI

Şüpheli iki kişinin olaylarını gerçekleştirdiklerinde çarşaf giyerek kadın izlenimi verdiklerinin tespit edilmesinin ardından geçmişe yönelik bu türde işlenilen tüm suç dosyaları tekrar çıkarıldı. Yapılan tespitlerde şüphelilerin, 23 Şubat'ta Sunay D.'nin başından darp edilerek aracının bağajına kilitlenmesi ve lüks aracının gasp edilmesi, yine aynı gün araç arızasının ardından olay yerinden kaçarken başka bir otomobili gasp etmek istemeleri ancak şoförün anahtarı vermemesi üzerine ayağından vurulması, 24 Şubat 2019'da baba kızın elleri ve ayakları bağlanıp araçlarının gasp edilmesi ve baba Sıddık Ş'nin silahla vurulması, 12 Mart 2019'da Murat D'ye ait aracın gasp edilmesi ve cüzdanının alınması, 14 Mart 2019'da kuyumcu soygun girişiminde bulunulması, 26 Şubat 2020'da da Enes G.'nin elleri ve ayaklarının bağlandıktan sonra darp edilerek alıkoyulmasını gerçekleştirdiklerini kabul ettikleri öğrenildi. Şüpheliler, sorgularının ardından Adnan A ve Burhan H., savcılığa sevkedildi.

Görüntü Dökümü;:

---------

-Kuyumcu soygun girişimi

-Gasp ettikleri araçtan kaçışları

-Şüphelilerin çarşafları dereye atıp kaçmaları

-Şüphelilerin yolda yürümeleri

-Şüphelilerin adliyeye sevki

======================

4- İSTANBUL BAROSU'NDAN ATAKAN KAYALAR'LA İLGİLİ PAYLAŞIMDA BULUNAN KİŞİYE SUÇ DUYURUSU

İstanbul Barosu, okuduğu kitaplarla gündeme gelen Atakan Kayalar hakkında yaptığı paylaşımla tepki çeken Erkan N. hakkında, "istismar", "tehdit" ve "hakaret" suçlarından suç duyurusunda bulundu.

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Genel Sekreteri Avukat Fırat Çiçek, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği suç duyurusu dilekçesinde, "son günlerde gündeme gelen Atakan Kayalar isimli çocuğa yönelik sosyal medya üzerinden istismar, tehdit ve hakaret içerikli paylaşımlar yapılmaktadır" denildi. Dilekçede Erkan N. tarafından yapılan bu paylaşımların çocuk istismarını teşvik edici ve suçu övmeye yönelik olduğu belirtildi. Erkan N. hakkında, "istismar", "tehdit" ve "hakaret" suçlarından soruşturma başlatılması istendi.

===============

5- SEVİL ATASOY: DÜNYADA EN FAZLA EROİN YAKALAYAN ÜLKELERİN BAŞINDA TÜRKİYE GELİYOR

Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu (INCB) tarafından oluşturulan ve Türkiye'de her sene Üsküdar Üniversitesi öncülüğünde paylaşılan "Dünya Raporu bu yıl yine tüm ülkelerle eş zamanlı olarak açıklandı. Raporu açıklayan Prof. Dr. Sevil Atasoy, "Eroin kaçakçılığı denendiğinde Türkiye'nin adı mutlaka geçiyor. Dünya'da en fazla eroin yakalayan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Türkiye'de yakalanan eroin Avrupa ülkelerin tamamında yakalanan eroinden çok daha fazla" dedi.

Birleşmiş Milletler Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu 2019 Dünya Raporu; Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı, 2005-2010 ile 2015-2022 dönemleri Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Kontrol Kurulu Üyesi ve önceki Başkanı olan Prof. Dr. Sevil Atasoy tarafından tüm dünya ile eş zamanlı olarak kamuoyu ile paylaşıldı. Toplantıda Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan da yer aldı.

DÜNYADAKİ HAŞHAŞ ÜRETİMİ ARTIŞINDA TÜRKİYE'NİN PAYI BÜYÜK

Raporun Türkiye ile ilgili bölümünden önemli bilgileri paylaşan Sevil Atasoy, "2019 INCB raporunda Türkiye bazı yerlerde adından söz edilen bir ülke. Örneğin, dünya genelindeki morfince zengin haşhaş hasadı 44 bin hektarda yaklaşık 61 bin hektara yükseldi ve bu yükselişte Türkiye'nin önemli bir payı var. Ülkemiz bir önceki yıla göre yüzde 90 artış gerçekleştirdi ve hala elinde dünyanın en büyük, morfince zengin konsantre haşhaş kapsül stokunu bulundurmakta, Avustralya ve Fransa ile birlikte dünya morfin ihtiyacını yüzde 88'ini karşılamakta" dedi.

TÜRKİYE DÜNYADA EN FAZLA EROİN YAKALAYAN ÜLKELERİN BAŞINDA

Türkiye'nin dünyada en fazla eroin yakalayan ülkelerin başında yer aldığını vurgulayan Atasoy, "Balkan yolu hala Afganistan'dan İran'a buradan Türkiye ve Balkan ülkeleri üzerinden Batı ve Orta Avrupa'ya Afyon, morfin ve eroin taşınmasında kullanılan başlıca güzergah olmayı sürdürüyor. Ülkemizin de içinde bulunduğu bölgenin bir diğer sorunu uluslararası denetimde olmadan sentetik opioid tramadol kaçakçılığı ve kullanımında gözlenen artış. Bu artışa bölgenin bazı yerlerindeki, çatışma, fakirlik, ekonomik fırsat yokluğu katkı sağlıyor. Eroin kaçakçılığı denendiğinde Türkiye'nin adı mutlaka geçiyor. Dünya'da en fazla eroin yakalayan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Türkiye'de yakalanan eroin Avrupa ülkelerin tamamında yakalanan eroinden çok daha fazla" ifadelerini kullandı.

ESRAR REÇİNESİ KULLANANLARIN SAYISI ARTIYOR

Ekstazinin Türkiye için giderek başka maddelerin yerini alan bir uyarıcı olduğunu dile getiren ve esrar sorununa da değinen Atasoy, "Ekstazi yakalayan ülkelerin içinde ikinci sıradayız. Ekstazi içinde anfetamin ya da metanfetamin bulunan bir uyarıcı. Avrupa haritasına baktığımız zaman, bizim için metamfetamin çok ciddi bir sorun oluşturuyor. Avrupa'da ise az ülkede görülüyor. Türkiye'de yakalanan metamfetamin miktarı hemen hemen diğer Avrupa ülkelerinde yakalanan kadar. Türkiye'de bitki halinde yakalanan cannabis yani esrar ise, aslında azalıyor. Bitkiyi kullananlar azalıyor ama buna karşılık reçinesini kullananlar artıyor" şeklinde konuştu.

"TÜRKİYE'DE AŞIRI DOZ NEDENİ İLE ÖLÜMLERDE CİDDİ ARTIŞ VAR"

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan da raporun birinci bölümünün tematik konusu hakkında "gençlerde uyuşturucu madde kullanımındaki gelinen nokta ve alınması gereken önlemler" başlığı altında görüşlerini paylaştı. Tarhan, "Uyuşturucu madde kullanımı dünyanın içe kanayan yarası gibi. Bir yara içe kanadığı zaman çok anlaşılmaz. Mesela düşünün, yapılan araştırmalarda bir anne baba çocuğun madde kullandığını ortalama 2 yılda anlıyor. Gençler arasında şu anda oldukça yayın. Mesela 2011'de 105 tane madde kullanımı, aşırı doz dolayısıyla ölüm varken, 2019'da bu rakam 945'e çıkmış. Bu Türkiye'nin istatistiği" şeklinde konuştu.

"BAĞIMLI OLAN BİR GENÇ İLE AŞIK OLAN BİR GENÇ AYNI KİŞİLİK BOZUKLUKLARINI GÖSTERİR"

Konuşmasında ebeveynlerinin çocuklarının bağımlı olduğunu nasıl anlayabilecekleri konusuna da değinen Tarhan, "Diğer taraftan da şu anda Amerika'daki bir çok psikiyatri kongrelerindeki ana konu "opiad" krizi. Yani Ağrı kesici olarak kullanılan, morfin türevlerinin, yarı sentetik olarak morfinden üretilen maddeler hekimler tarafından reçete ediliyor. Fakat hasta bir süre sonra bunu hekime baskı yapıp reçete ettiriyor ve hasta da bağımlı oluyor. Biliyorsunuz bir madde bağımlılıkları bir de sanal bağımlılıklar var. İki bağımlılıkta da bağımlı olan kişinin davranışı şöyle; bağımlı olan bir genç, aşık olan bir genç ile aynı kişilik değişimini yaşıyor. Aynı şekilde durgunlaşıyor, dalgınlaşıyor, içine kapanıyor ve hep o ilgi duyduğu şeyi düşünüyor. Kişinin günlük yaşam aktiviteleri bozluyor, iş verimi düşüyor. Bir taraftan bakıyorsunuz, sık sık hasta oluyor" dedi

KORONA VİRÜSÜNDEN KORKUYORLARSA, MADDE KULLANIMINI BIRAKSINLAR"

Tarhan, sözlerine şöyle devam etti:

"Şunu da söyleyebilirim koronavirüsten ölüm oranları madde kullananlar arasında büyük oranda daha yüksek olması beklenir çünkü madde kullanan kişilerin bağışıklık sistemleri zayıflıyor. Böyle bir salgın varken madde kullananlar, ileri yaşta hasta, bağışıklık sistemi bozuk grup ile aynı statüde diyebiliriz. Bu nedenle madde kullananlar koronavirüsten korkuyorlarsa madde kullanımı bırakmak için de bu bir fırsat belki."

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Tarhan'ın açıklaması

-Atasoy'un açıklaması

-Genel ve detay

=================

6- NECMETTİN ERBAKAN ÖLÜMÜNÜN 9.YIL DÖNÜMÜNDE MEZARI BAŞINDA ANILDI

Eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan ölümünün 9.yıl dönümünde mezarı başında anıldı.

Zeytinburnu Merkez Efendi Mezarlığındaki kabrine gelen vatandaşlar, Kur'an-ı Kerim okudu, dua etti. Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı tarafından mezarlıkta kurulan çadırda ziyarete gelenlere lokma dağıtıldı.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu da ziyarete gelenler arasındaydı. Davutoğlu Erbakan'ın kabri başında dua etti.

Ziyarete gelen Hüsamettin Erkam "Erbakan hocamızı 1973 yılında tanıdım mekanı cennet olsun. Çok büyük hizmetleri oldu. Onun hizmetlerini unutmak mümkün değil. 200 tane ağır sanayi kurdu. Emekliye büyük zamlar verdi. Mübarek bir insandı. Erbakan hocamızı her gün daha fazla anıyoruz. Yüzyılda öyle bir insan çok zor yetişir." dedi.

Batman'dan gelen Abdüsselam Rençber "Hocamızın vefatının 9.yıl dönümü münasebetiyle mezarı başında bulunmak istedim. Onu tekrar yad etmek için geldim. Çok mutluyum. Her yıl gelmeye çalışıyorum" dedi.

Antalya'dan gelen Kemal Şükrüoğulları ise, "Necmettin Erbakan hocamız, benim inancıma göre bir Allah dostudur. Hayat kitabını en güzel şekilde doldurarak tamamlayan Allah'ın bahtiyar kullarından biridir. Ben bunu bu şekilde ifade edebilirim." dedi.

Görüntü Dökümü

--------------

-Mezarlıktan görüntü

-Dua edenler

-Ahmet Davutoğlu

-Röpler

-Genel ve Detaylar

================

7- SULTANGAZİ'DE KAÇAK NARGİLE TÜTÜNÜ OPERASYONU KAMERADA

SULTANGAZİ'de bir çadırın içerisinde kaçak nargile tütünü yapanlara yönelik operasyonda 5 kişi gözaltına alındı. Operasyon anı polis kamerasına yansıdı.

İstanbul Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Sultangazi'deki bir çadırın içerisinde kaçak nargile tütünü yapıldığı bilgisine ulaştı. Bu bilgi üzerine dün harekete geçen kaçakçılık polisi teknik ve fiziki takip başlattı. Çalışmalarını tamamlayan ekipler, öğlen saatlerinde çadıra operasyon düzenledi. Operasyonda 4'ü Suriye uyruklu 5 kişi suçüstü yakalandı.

Çadırda yapılan aramalarda 1 ton 250 kilo kaçak nargile tütünü, 2 elektronik tütün yoğurma makinesi, elektronik kıyma makinesi, 2 elektronik terazi, kantar, elektronik poşet vakumlama makinesi, 150 litre aroma maddesi, 800 litre gliserin maddesi, 250 kilo toz şeker, 5 kilo renklendirici toz, 61 bin farklı markalarda tütün paketi, 8 bin plastik kutu, 250 kilo kalın kıyılmış ham tütün, 2 kazan, 6 tüp ve 2 ocak ele geçirildi.

Yakalanan 5 şüphelinin Vatan Caddesi'ndeki Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.

Görüntü Dökümü

--------------------

-Polisin operasyon anı

-Şüphelilerin aranması

-Tütünlerin ele geçirilmesi

Kaynak: DHA

HABERE YORUM KAT