1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Divan-ı Hikmet Sohbetlerinin 16’ncısı gerçekleştirildi

Divan-ı Hikmet Sohbetlerinin 16’ncısı gerçekleştirildi

Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Gündoğdu, "Türklerin tarihi adeta yollarda yaşanmıştır, bu yollar büyük oranda...

Divan-ı Hikmet Sohbetlerinin 16’ncısı gerçekleştirildi

Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Gündoğdu, "Türklerin tarihi adeta yollarda yaşanmıştır, bu yollar büyük oranda İpek Yolu'yla örtüşür. Dolayısıyla İpek Yolu'nu takip edenler Türklerin irfan ocaklarıyla, boylarıyla kültür izleriyle karşılaşırlar. Bu bağlamda İpek Yolu'nun Türk kültür ve irfan yolu olarak değerlendirebiliriz" dedi.

'Divan-ı Hikmet Sohbetleri" programının 16'ncısı, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Gündoğdu ve Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız'ın katılımıyla Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanlığı konferans salonunda gerçekleştirildi.

Programda konuşan Gündoğdu, "Yolcu, yol ve yurt dil, din, kültür ve sanat, ticaret gibi medeniyet unsurlarının hem taşıyıcı hem de geliştirici vasıtalarıdır. Yol, yolcuyu mekana taşır. Ancak, yolculuk mekanda sonlanmamalı, yatay yürüyüş mekanda dikey hareketliliğe dönüşmelidir. Tarihte yatay yolculuğunu dikey olarak sürdüremeyen hiçbir millet bilgi, kültür ve medeniyet inşa edememişlerdir. Asya'dan Avrupa'ya, Avrupa'dan Afrika'ya kadar uzanan İpek Yolu kültürler ve medeniyetler arasında köprü vazifesi görmüştür. Türklerin tarihi adeta yollarda yaşanmıştır, bu yollar büyük oranda İpek Yolu'yla örtüşür. Dolayısıyla İpek Yolu'nu takip edenler Türklerin irfan ocaklarıyla, boylarıyla kültür izleriyle karşılaşırlar. Bu bağlamda İpek Yolu'nun Türk kültür ve irfan yolu olarak değerlendirebiliriz" ifadelerini kullandı.

"Aşk ateşi dile düştüğü zaman dilden hikmet dökülür" diyen Gündoğdu, "Yesevi'nin hikmetleri de Türkistan'tan Anadolu'ya olan kadar yerlerde kimsenin ayağına taş çarpmaması için Türkün gönül gözünü ışıtan bir meşale olmuştur. Neticede Türkistan'dan Konya'ya, Konya'dan Balkanlara kadar devam eden bu hikmet gücündeki yol sayesinde Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli ve daha niceleri sevgi, barış, hoşgörü öğretileriyle sadece mensubu olduğu zümreleri değil bütün insanları bir arada yaşamaya çağırarak geleneksel bakış açımız ve kültür değerlerimizin aktarımını sağlamaya çalışmışlardır" şeklinde konuştu.

Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, "Anadolu insanını şu anda Anadolu'da yaşayıp ama o coğrafyaya destek veren alperenler olarak görüyoruz. Bu şuurla, bundan sonra da çalışmalarımıza devam edeceğiz. Perşembe günü saat 11.00'da gönül gözüyle gören ve can kulağıyla dinleyen kardeşlerimiz var, biz onlara görme engelli ve işitme engelli diyoruz ama onlar gönül gözüyle görüyor, can kulağıyla dinliyor. O kardeşlerimiz de arzu ediyoruz ki Hoca Ahmet Yesevi Hazretlerinin mesajından nasiplensinler. Divan-ı Hikmet'i sesli betimlemeli ve işaret dili olarak yaptık. Perşembe günü iki okulumuzun öğrencilerini davet ettik, bu salonda o programı yapacağız" dedi.

Kaynak: İHA

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.