1. HABERLER
  2. GÜNDEM
  3. Doktorların "mucize" dediği 15 Temmuz gazisi konuştu

Doktorların "mucize" dediği 15 Temmuz gazisi konuştu

15 Temmuz hain darbe girişiminde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde başından ve omuzunda vurularak ağır yaralanan Ahmet Alkılıç, doktorların bile mucize dediği şekilde sağlığına kavuştu.

Doktorların "mucize" dediği 15 Temmuz gazisi konuştu

15 Temmuz hain darbe girişiminde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde başından ve omuzunda vurularak ağır yaralanan Ahmet Alkılıç, doktorların bile mucize dediği şekilde sağlığına kavuştu.

Müteahhitlik yapan Alkılıç 15 Temmuz gecesi önce Ümraniye'den Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kısıklı'daki evine kadar arkadaşı ve babası ile yürüdü. Daha sonra buradan köprüye yürüyen Alkılıç, askerlerin açtığı ateş sonucunda başından ve sol omuzunda vuruldu. Doktorların mucize olarak gördüğü bir halde eski sağlığına kavuşan Alkılıç o gece ile ilgili olarak, "Oradaki binlerce insanın üzerine top attılar. Helikopterlerden, uçaklardan atış yaptılar. Ve arkadaşım beni hastaneye taşırken hala arkamızdan ateş ediyorlardı" diyor.

"BOMBA DAHİ ATSALAR İNSANLAR ONU TUTARLAR DİYE DÜŞÜNMÜŞTÜM"

15 Temmuz gecesi, çatışmanın en yoğun olduğu 15 Temmuz şehitler köprüsünde başından ve omuzunda vurularak yaralanan Ahmet Alkılıç, "15 Temmuz gecesi ben Kozyatağı'nda bulunan ofisimdeydim. Eve geçtiğimde spikerin darbe bildirgesini okuduğunu gördüm. Kendimi dışarı atmak istedim. Tam o sırada zaten Cumhurbaşkanımızda halkı dışarı davet etti. Tayfun isimli çok sevdiğim bir arkadaşımla telefonlaştık daha sonra dışarı çıktı. Ümraniye Meydanı'na doğru yola koyulduk. O sırada babam aradı, "oğlum ne yapıyorsunuz" dedi, Ümraniye Meydanı'na geçtiğimizi söyledim, "bende geleceğim, memleketi bu hainlere bırakmayacağız" dedi. Beraber ilk önce Cumhurbaşkanımızın evinin önüne doğru gittik. Muhteşem bir kalabalık vardır. Hatta, Cumhurbaşkanımızın evine bomba dahi atsalar insanlar onu tutarlar diye düşünmüştüm. O kalabalığın içerisinde bir anda önümüze bir alan açıldı ve köprüye doğru yola koyulduk. Giderken de insanlar "gitmeyin, vuruyorlar, öldürüyorlar" diyordu. Önce Ümraniye'den Kısıklı'ya yürüdüm, daha sonra Kısıklı'dan köprüye doğru yürüdük. Tam Altunizade'den köprüye doğru girerken insanların vurulduklarını ve insanların motosikletlerle hastanelere doğru taşındığını gördük" dedi.

"TAM MANASIYLA İYİLEŞMEM 1 YILI BULDU"

Alkılıç, "Tam darbeci hainlere 100 metre vardı ki yoğun bir ateş altına düştük. İlk önce yere yattık. Ayağa kalktığımızda tekrar koşmaya başladık onlara doğru. Tabi koşarken elimizde ne bir silah, ne bir sopa, bıçak hiçbir şey yoktu. Tamamen konuşup vazgeçirme niyetindeydik. Sırf ben değil herkes o şekildeydi. Zaten buradan oraya doğru giderken de; mesela soruyorlar "o gün neler hissettin" diye, ben o günü özlüyorum. Türk milletinin kötü günde nasıl kenetlendiğini, nasıl bir havada gidildiğini ben gördüm. Şimdi sosyal mesafe kurallarına dikkat ediyoruz, insanlar birbirinden uzak duruyor ama 15 Temmuz'da da insanlar iç içeydi. Dün sarıldığımız insanlarla ertesi gün hiç tanımıyormuş gibi işlerine döndüler. Tekrar oraya doğru koştuğumuzda ben vuruldum. İnsanların, domino taşı gibi düştüğünü gördüm ve kendimi yere atarken merminin bir tanesini kafamdan, bir tanesini kolumdan yedim. Sabaha kadar bir ameliyat geçirdim, 8 gün sonra kendime geldim. Eve geçtiğimde de tam manasıyla iyileşmem 1 yılı buldu" şeklinde konuştu.

"VURULMAYI DA GÖZE ALARAK GİDİYORSUNUZ"

Ahmet Alkılıç, "Zaten o gün Allah herkesin üzerinde korkuyu aldı. Bizim milletimiz öyle bir millettir ki; korku her zaman geri planda kalmıştır. Bugün şurada bir silah sesi duysak ister istemez irkiliriz, tedirgin oluruz. Ama öyle bir durum olduğunda, bir savaş gibi ya da bu şekilde bir eylem olduğu zaman Allah bizim üzerimizden korkuyu alıyor. Biz hiç korku falan düşünmedik. Çoğu kişi röportajda "vurulacağını bilmiyorduk" diyor, hayır, biz biliyorduk vurulacağımızı. Yani orada herkes kan revan içerisinde hastaneye taşınıyordu, şehit haberleri geliyordu. Bunu bile bile ben "aman beni vurmazlar" diye gidemezsiniz. Vurulmayı da göze alarak gidiyorsunuz" şeklinde konuştu.

"CUMHURBAŞKANIMIZIN BİR SÖZÜNDEN ÇOK ETKİLENMİŞTİM"

Alkılıç, "Ben işkolik bir insanım. Bundan dolayı da devamlı iyileşme sürecinde beni motive eden tekrar ayağa kalkıp işimin başına geçmekti. Ben Cumhurbaşkanımızın bir sözünden çok etkilenmiştim, "müteşebbis olun, iş verin, iş yapın" diye. Ben avukat değilim, gidip onlardan hesap soramam, başka bir rütbem de yok, yine hesap soramam. Kendime şunu düstur edindim; ben eğer işimi en doğru şekilde yaparsam ben bu vatandan bir toprak hibe etmemiş olurum. O yüzden beni ayağa kaldıran hep işime olan sevdam ve aşkım oldu. Daha önce para kazanmak için iş yapıyordum, şimdi vatanım için, doğru bir yolda ilerlediğimi bildiğim için işime olan sevdam beni ayakta tuttu" dedi.

"BUGÜN DOKTORLARIN BİLE ŞAŞIRDIĞI HALDE AYAKTAYIZ"

"Bugün de olsa yarın da olsa her zaman biz hazır ve nazır olarak bekliyoruz" diyen Alkılıç, "Bu sefer tek başımıza değil tabi maaile buna karşı durmak için hazırız. Ben vurulduktan sonra arkadaşım beni sırtına alıyor ve belli bir süre beni sırtında taşıyor. Ben bunları arkadaşım Tayfun'un ağızından anlatacağım bunları. Beni sırtına alıp koşmaya başladığında hala ateş ediyorlarmış. Savaş kurallarında, Çanakkale belgesellerinde çok izledik. Yaralananları kimse bir şey yapmadan kenara çekerler. Ama bu hainler, ben asker demek istemiyor çünkü askerlik çok şerefli bir meslektir. Ben şunu söylüyorum; bunlar hainler hala daha ateş ediyorlardı. Türk bayrağına ateş ettiler ve insanların üzerine top atışı yaptılar 2 defa. Bunları görmezden geliyorlar bazı insanlar, bunları yazanlar, çizenler, abartıldığını düşünenler. Oradaki binlerce insanın üzerine top attılar. Helikopterlerden, uçaklardan atış yaptılar. Ve arkadaşım beni hastaneye taşırken hala arkamızdan ateş ediyorlardı, Tayfun hatta "bir daha nasıl vurulmadık hayret ettim, Allah korudu bizi" dedi. Sonrasında bir motosikletli kurye beni alıyor beni ortaya sıkıştırıyorlar hastaneye götürüyorlar. Daha sonra babam geliyor, beni Göztepe SSK hastanesine götürüyor ve ameliyatım orada yapılıyor. Şans eseri Ebubekir Durmuş isimli bir göz doktoru zar zor bir ambulansla beni götürüp ameliyatımı yapıyor. Bugün doktorların bile şaşırdığı halde ayaktayız" diye konuştu.

(FOTOĞRAF)

Kaynak: DHA

HABERE YORUM KAT