1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Erdoğan: Hafter önce 'evet' dedi, sonra Moskova'dan kaçtı

Erdoğan: Hafter önce 'evet' dedi, sonra Moskova'dan kaçtı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,"Moskova'da Trablus hükümeti uzlaşıcı bir tavır sergiledi. Darbeci Hafter ateşkesi imzalamaya yanaşmadı. Önce evet dedi sonra ne yazık ki masayı terk etti ve Moskova'dan kaçtı, imzalamadı. Görevimizi yaptık. Libya'da bundan sonrası Putin ve ekibine ait." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de AK Parti Grup Toplantısında açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Ülkemizin bu dönemde attığı adımlar önümüzdeki yarım asrı biçimlendirecektir.

Ülkemizin bu dönemde attığı adımlar giriştiği mücadele önümüzdeki yarım asrı hatta bir asrı etkileyecek.

Bu dönemin en önemli özelliklerinden biri de iç ve dış politika ayrımlarının ortadan kalkmasıdır. Her şeyin birbiri etkilediği zaman yaşıyoruz. Türkiye'ye diz çöktürmek için her şeyi denediler ama başaramadılar.

Tarihin hiçbir döneminde sömürge, katliam lekesi bulunmayan bir millet olarak bize yakışan tavır neyse onu sergiliyoruz

Biz Suriye'de Libya'da Akdeniz'de macera peşinde değiliz. Suriye ve Libya'da emperyal heveslerimiz yok. Gözümüz petrol ve para hırsıyla kör olmuş değildir.

BAHÇELİ VE BAYKAL'A TEŞEKKÜR ETTİ

Hem Suriye hem de Libya'da son dönemde yaşanan gelişmelerle ülkemizin bekasının gerektirdiği her şeyi yapmakta kararlıyız. Devlet Bahçeli'ye izlediğimiz politikaya verdiği desteği için teşekkür ediyorum. CHP'nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal'a da Libya ile ilgili gösterdiği devlet adamlığı tavrı için teşekkür ederim. Tarih kimin bu ülke için fedakarlık yaptığını da kimlerin hainlerin yanında durduğunu da yazıyor. Evlatlarımıza bırakacağımız en önemli miras bu destansı mücadelemizdir. Suriye'de gerçekleştirdiğimiz harekatlarla terör koridorunu parçalayıp attık.

"ÜLKEMİZİN MENFAATİNE SAHİP ÇIKMAYANLARI MİLLETİMİZE HAVALE EDİYORUM"

Daha dün Doğu Akdeniz'de herkes var Türkiye yok diyen birileri ülkemizin Doğu Akdeniz'de attığı adımlara karşı çıkıyorsa da böyle vicdanlı siyasetçiler yapılan işin hakkını ancak teslim edebiliyor. "Putin İstanbul Havalimanı'na inemedi" yalanına sarılana kadar ülkemizin menfaatlerine sahip çıkamayanları milletimize havale ediyorum. Tarih bu kritik dönemde kimin nerede durduğunu, kimin fedakarlık yaptığını kimin hainlerin safında yer aldığını kaydediyor. Sonuçta kazanan millet oldu, istiklal aşkı oldu. Gelecekte bugünler anlatılırken saflar aynı netlikte ortaya konacak. Ötekiler de hak ettikleri yere kaydedilecektir.

Suriye'de gerçekleştirdiğimiz harekatlarla sınırlarımızda kurulmaya çalışılan terör koridorunu parçalayıp attık. Barış Pınarı Harekatı'nda tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, gazilerimize şifalar diliyorum.

"BARIŞ PINARI HAREKATI BÖLGESİNDE KÜÇÜK ÇAPLI SALDIRILAR SÜRÜYOR"

Amerika'dan Rusya'ya İran'dan Avrupa ülkelerine kadar herkesin içinde olduğu Suriye sahasında en küçük kazanımlar için dahi büyük mücadeleler vermek gerekiyor. Sorunu tümüyle çözemediğimizin sürekli farkındayız. Ama ilk aşamayı başarıyla tamamladık. Barış Pınarı Harekatı bölgesinde küçük çaplı da olsa hala saldırıları sürdürüyor. Türkiye olarak imzaladığımız mutabakat metinlerinde bize verilen sözlerin tam manasıyla yerine getirilmesi şartıyla biz ahdimize bağlıyız. Şu anda maalesef bize verilen sözler ile sahadaki durum arasında yer yer oldukça ciddi düzeylere varan farklılıklar bulunuyor. Türkiye'nin Suriye'deki varlığı kendi güvenliği yanında bu ülkenin toprak bütünlüğünü ve halkın tamamının huzurunu sağlamaya yöneliktir. Bu ülkede konjonktürel çıkarlar içinde bulunanlarla bizim aramızda böyle bir temel fark vardır.

400 BİN İDLİB'Lİ TÜRKİYE SINIRINA GELİYOR

Son dönemde İdlib'de yaşanan gelişmeler, bölgedeki her adımın ülkemizi nasıl doğrudan ilgilendirdiğini bir kez daha gösterdi. Sayıları 400 bini bulan İdlib'li kardeşlerimiz ülkemiz sınırlarına doğru harekete geçti. O çocukların çırılçıplak ayaklarıyla o çamurlu yollarda nasıl çırpındıklarını izliyoruz değil mi? Vicdan sahibi olmayanlar var. Ama bizim gibi vicdan sahibi olanlar da var. Bizler Kızılayımızla AFAD'ımızla bir yerde çadırları dikiyoruz, diğer tarafta gıda yardımlarını gönderiyoruz. Onları kendi başına bırakamayız."

"DÜNYA SURİYE İÇİN ÇÖZÜM ARAYIŞI İÇİNDE DEĞİL"

Türkiye zaten yaklaşık 4 milyon Suriyeli'ye ev sahipliği yapıyor. Biz geldiğimizde "Bunları Suriye'ye göndereceğiz" diyenlere sesleniyorum. İşte bu ifadeler sizlerin vicdanının kilometre taşlarıdır. Biz bu kardeşlerimizi kendi evlerine geri döndürmenin, bütün altyapıyı yapmak suretiyle; hani güvenli bölge denildi ya... Trump'la da bunları konuştuk hep lafta. Yapalım diyoruz ama adım atılamıyor. Ben bunu Putin'e de Macron'a da Merkel'e de söyledim. Bütün planları kendilerine takdim ettik. Dedik ki her şeyimiz hazır, gelin hep birlikte adım atalım. Burada nereden ne gibi destekler gelecek bunları görelim, biz de inşaatları üstlenir ve süratle yaparız. Henüz olumlu bir netice yok. Olsa da olmasa da bizim zihinsel bir arka planımız var.

Dünya hala Suriye'de, Suriye'nin İdlib'in de seyirci. Bir çözüm arayışı içinde değil. Bunların tek çözümü, varil bombalarını savunmasız insanlara atmaktır. Siz bomba yağdırıyorsunuz. Bunlar senin vatandaşın, 4 yaşındaki çocuktan terörist mi olur? İnsaf edin, gelin bu işi çözelim dediğimizde cevap aynı: Bunlar terörist...

"İDLİB'DEKİ SÜRECİ RUSYA İLE SÜRDÜRÜYORUZ"

Öyle veya böyle bugün TBMM'de şu andaki bu grup toplantı salonumuzdan dünyaya sesleniyorum. Nereye kadar bu duyarsızlığınız devam edecek? El ele verip bu mazlumların, mağdurların yanında ne zaman yol alacaksınız? BM acaba ne zaman adımını atacak? Onlara da bunu söyledik. Ben bir taraftan, dışişleri bakanım söylüyor. Bütün bunlara rağmen atılabilen bir adım yok. Karşımızda meşru bir yönetim olmadığı için İdlib'deki süreci Rusya ile yürütüyoruz.

"LİBYA İLE TARİHİ,İNSANİ,SOSYAL BAĞLARIMIZ VAR"

Libya bizim için asla yabancı bir yer değildir. Libya ile tarihi, insani, sosyal bağlarımız var. Libya'da yaşananlara kayıtsız kalamayız. Libya'yı kana bulayanlar ülkemize karşı kinlerini de sergiliyor. Libya harita üzerinde biraz uzak gözükebilir ama bizim için asla uzak bir yer değildir.

Libya'da Hafter'in etnik temizliğe tabi tuttuğu Osmanlı bakiyesi Köroğlu Türkleri de var. Hafter onları da yok etmenin peşinde. Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın Libya'daki mücadelesi de size bir şey anlatmıyor.Zor zamanlarımızda Libya yanımızda oldu. Bizim de zor günlerinde yanlarında olmamız lazım. Şu anda Libya'da ne işimiz var? diyenler unutmayın bunlar siyaset, tarih cahilidir. Libya'nın yerini gösteremezler.

 

"HAFTER ÖNCE 'EVET' DEDİ SONRA MOSKOVA'DAN KAÇTI"

Moskova'da Trablus hükümeti uzlaşıcı bir tavır sergiledi. Darbeci Hafter ateşkesi imzalamaya yanaşmadı. Önce evet dedi sonra ne yazık ki masayı terk etti ve Moskova'dan kaçtı, imzalamadı. Görevimizi yaptık. Libya'da bundan sonrası Putin ve ekibine ait.Darbeci Hafter'e hak ettiği dersi vermekten asla geri durmayacağız. Oradaki sorunlar bitene kadar o coğrafyada olacağız.

Başkan Erdoğan: Hafter yalan darbesi yaparak Moskova'dan kaçtı
Berlin'de yapılacak olan Libya Konferansı'nda mutlaka Tunus ve Katar da olmalı. Meseleye sadece petrol kaynaklarına sahip olmak gözüyle bakılırsa daha çok kan akacaktır.

KANAL İSTANBUL PROJESİ

Kanal İstanbul'a karşı çıkanların bu proje hakkında emin olun en ufak bir bilgileri dahi yok. 2011 yılında milletimize bu sözümüzü verdik. 9-10 yıllık bir emeğimiz var bu çalışmayı sürdürüyoruz. 2023 hedeflerimizden biri olan Kanal İstanbul'u yapmakta geç bile kaldık. Bu tür projelerde uzun süren ön hazırlıklar gerekiyor.

Kanal çevresinde 500 bin kişilik bir yerleşime izin verilecek bunlar şehir dışından gelmeyecek. Kanal İstanbul iyi çalışılmış bir proje. Bunu engelleyemezsiniz. Bizim işimiz eser üretmek, onların işi boş konuşmak.Kanal İstanbul projesinin finansmanında herhangi bir sorun yaşayacağımıza inanıyoruz. Marmaray'dan geçen yolcu sayısı 500 bini buldu. Açtığımızdan bu yana 440 milyonu buldu. İstanbul Havalimanı konusunda da hazımsızlıkları vardı.

DURAN METRO İNŞAATI

İstanbul'da İkitelli'de dev bir hastane yapıyoruz. Oranın raylı sistemini de AK Parti belediye yapma sözü vermişti. İstediğin kadar yapmam de biz onu yapacağız. Bu bizim milletimize verilmiş sözümüzdür. İnşallah bu hastanemizde bu yıl sonuna kadar devreye giriyor.

"PARTİMİZDEKİ HİÇBİR GÖREV KİMSENİN TAPULU MALI DEĞİLDİR"

Bizim en büyük gücümüz milletimize olan gönül bağımızdır. Partimizdeki hiçbir görev kimsenin tapulu malı değildir. Her birimiz milletimize hizmet etmek için görevlerimizi hakkıyla yerine getirmekle mükellefiz. Kapısını çalmadığımız her vatandaşımız bizim eksiğimizdir. İl, ilçe ve belde teşkilatlarımızla 365 gün çalışmak zorundayız. İşinin hakkını veremeyenin yerini bunu yapabilecek olan alır. Siyasette görevler üstlenecek yeni kadrolar yetiştirme sorumluluğu bize düşüyor. Milletimizle birlikte inanarak, geçmişi bilerek, geleceğe bakarak, azimle hedefimize ilerleyeceğiz. Terör örgütlerine karşı vatanımızı savunuyor. İstiklal ve istikbalimizi koruyoruz.

"SİZ KENDİNİZ TİYATROSUNUZ"

Terörden cezaevinde yatan şahsın (HDP'li Demirtaş) eserini sergileyerek, kalkıp bunu birlikte izliyorlar. Siz kendiniz tiyatrosunuz. Eğer sıkıyorsa Diyarbakır'a git, oradaki annelerin gözyaşlarına ortak ol. Onların yavrularını da beraber, omuz omuza, dirsek temasında yürüdüklerin kaçırdı. Haydi git oraya. Niye gidemiyorsun? Onların böyle bir derdi sıkıntısı yok, onlar sadece işte katillerle, zalimlerle beraber omuz omuza yürürler.

TÜRKİYE ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLER DAYANIŞMA VAKFI

15 Temmuz darbe girişiminin ardından kuruluşuna karar verdiğimiz Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı'nın yönetimi de oluşturuldu. Şehit yakınları ile gazilerimizin, aileleri için kullanacakları kaynak da vakfımızın hesabına aktarıldı. İnşallah bundan sonra şehit yakınlarımız ve gazilerimizle, ailelerine verilecek hizmetler bu vakıf üzerinden yürütülecek.

HABERE YORUM KAT