1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Hayat notu ’Pekiyi’

Hayat notu ’Pekiyi’

Pelin Tavşan, fiziki fonksiyonlarını kaybetmesine karşın evde eğitimi reddetti, tekerlekli sandalyesine binerek yaşıtlarıyla okulda eğitim gördü.

Hayat notu ’Pekiyi’

Pelin Tavşan, fiziki fonksiyonlarını kaybetmesine karşın evde eğitimi reddetti, tekerlekli sandalyesine binerek yaşıtlarıyla okulda eğitim gördü. Anne ve babasının sabahtan akşama kadar okulda beklediği, arkadaşlarının ders notlarında yardımcı olduğu, sadece gözleriyle iletişim kurabilen Pelin, 94.86 puanla okulun dönem birincisi olarak karnesini aldı.

İzmir'de yaşayan 16 yaşındaki Pelin Tavşan, 13 aylıkken geçirdiği enfeksiyon nedeniyle fiziki fonksiyonlarını kaybetti. Annesi emekli sınıf öğretmeni, babası da emekli astsubay olan Pelin, evde eğitim görmeyi reddetti, tıpkı yaşıtları gibi okul ortamında ders işledi. Anne ve babası, özel gereksinime ihtiyaç duyan kızlarını her gün tekerlekli sandalye ile Karşıyaka Lisesi'ne getirdi ve teneffüslerde arkadaşlarının ders notlarını alarak bu notları kızlarının defterine yazdı. Akşam olduğunda anne Sevinç Tavşan, baba Durmuş Tavşan ve diş hekimi ağabey Oğuz Tavşan, Pelin'in derste işlediği konuları bir de defterden okuyarak konuları tekrar etti. Daha çok gözleriyle iletişim kurabilen Pelin, 94.86 puanla okulun dönem birincisi olarak karnesini aldı.

Anne ve babası teneffüslerde not tutuyor

Pelin'in hikayesini anlatan baba Durmuş Tavşan, "Annesi sınıf öğretmeni olduğu için ilkokul 4. sınıfa kadar Pelin'i annesi okuttu. Annesi başka okula tayin olunca ben emekli oldum ve 5. sınıftan 8. sınıfa kadar kızımızı okula ben getirip götürdüm. Teneffüslerde onun ihtiyaçlarını karşıladım. Bu sene de annesi emekli oldu ve lise eğitiminde kızımızı okulda annesi bekliyor. Sabah 08.00 akşam 16.00 arası okulda kızımızın yanındayız. Arkadaşlarının tuttuğu defterleri, teneffüste yazıyoruz. Ders bitince arkadaşına teslim ediyoruz. Sonra evde kızımıza anlatarak dersi tekrar ediyoruz. Sınıf arkadaşları da defter tutma konusunda Pelin'e yardımcı oluyor. Sadece işlem gerektiren matematik gibi derslerde zorlanıyoruz ancak annenin eğitimci olmasının bize çok faydası dokunuyor. Arkadaşları iki gün çalışıyorsa biz dört gün çalışıyoruz" dedi.

"Benim ne eksiğim var" diyerek TEOG'a girdi

Pelin'in yaşıtlarının hissettiği tüm duyguları hissettiğini, zihinsel bir problemi olmadığını vurgulayan baba Durmuş Tavşan, "Çok yakın arkadaşları var. Öğretmenlerle arası çok iyi. Biz engelli aileleri olarak acınmak istemiyoruz. Anlaşılmak istiyoruz. Kızımız evde eğitim görsün istemedik. Çocuğumuz sınıfa gelsin, arkadaşları ile sınıf ortamını paylaşsın istedik. O da bunu istedi. Bir gün devamsızlık yapmadan her gün okula geliyoruz. Arkadaşları ve öğretmenleri de bizi yalnız bırakmadı. Pelin gözleri ve duyguları ile ilişki kuruyor. Sınırlı düzeyde de konuşabiliyor. Sınıfa girdiğinde yüzü gülüyor. Sınıf ortamını paylaşıyor. Bizim amacımız onun mutlu olması. Bunun sonucunda da başarı geliyor. Ödevlerini eksik tutmamaya çalışıyoruz. Yönetmelik gereği TEOG'e giremeyip adrese en yakın okula kayıt yaptırabilirdik ama Pelin "benim ne eksiğim var?" diyerek sınava girdi ve bu okulu kazandı" diye konuştu.

"Mutluluk baş hedefti"

Pelin Tavşan'ın annesi Sevinç Tavşan da, şunları söyledi:

"Bir eğitimci olarak bütün toplumdaki çocukların mutlu olarak bir yerlere gelmesi taraftarıyım. Dolayısıyla kızımla ilgili de mutluluk baş hedefimiz oldu. Önce mutluluk olursa, başarı da sonradan gelir diye düşündük. Evde eğitim şansımız da vardı ama biz bunu tercih etmedik. Pelin'in yaşıtlarıyla bir şeyler paylaşması gerektiğini, sosyal bir ortamda olması gerektiğini düşündük. Bu sınıftaki çocuklar artık daha bilinçli büyüyecekler. Bu toplumda sadece kendileri gibi bireyler değil, farklı bireylerin de olduğunu artık daha iyi biliyorlar. Pelin çok gayretli, çok mutlu bir çocuk. Temelimiz mutluluk. Başarıyı seven bir çocuk. Çok çalıştık, çok emek verdik. Çok yoruldu ama emeğinin karşılığını aldı. Sınıfta not tutma şansı olmadığı için arkadaşlarından daha fazla çalışmak durumunda kaldı ama arkadaşları ve öğretmenleri de bize çok yardımcı oldu."

"Pelin bizim okulumuz"

Pelin'in Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Nazik Gökmen, Pelin'in diğer arkadaşlarından farklı bir öğrenci olduğunu ama bir öğrencide olması gereken her şeyin onda bulunduğunu söyledi. Pelin'in çalışkan ve sorumluluk bilinci olan bir öğrenci olduğunu vurgulayan Gökmen, "Verdiğim hiçbir ödev yapılmadan gelmedi. Pelin, okulun sadece tek taraflı öğrenme olmadığını, bizim de öğrencilerden çok şey öğrenebileceğimizi gösterdi. Hepimiz birbirimizden bir şeyler öğreniyoruz. Kaç yaşında olursanız olun, hayat size bir şeyler öğretiyor ve biz bunların çoğunu çocuklardan öğreniyoruz. Her çocuk bir okuldur. Pelin bu yıl bizim okulumuz ve biz onunla birlikte hayattaki birçok şeyi yeniden düşünmeyi, yeniden anlamayı ve saygı göstermeyi öğreniyoruz. Hepimizin farklılıkları var. Bu farklılıkları saygıyla ortadan kaldırabiliriz. Sevmek çok önemli. Biz Pelin'i seviyoruz, Pelin de bizi seviyor" ifadelerini kullandı.

"Eğitimde engel yok"

Pelin'e karnesini takdim eden Karşıyaka İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa İslamoğlu da Pelin'in başarısından gurur duyduklarını belirterek şöyle konuştu: "Pelin çok özel bir çocuk. Evde eğitim imkanı olduğu halde okulda olmayı tercih eden bir çocuk. Akranlarına göre daha fazla ders çalışıp kendini ispatlayan bir çocuk. Her gün okula bu şartlarda giden bir çocuk. Onun bu başarısında okulumuzun ve ailesinin büyük payı var. 94.86 puanla dönem birincisi oldu. Pelin arkadaşlarına model oldu. Demek ki eğitimde engel yok. İnsan isterse her türlü engeli aşabiliyor. Pelin de bunun canlı bir örneği."

"Engeller arkadaş olmaya engel değilmiş"

Pelin'in bu başarısında en büyük destekçilerden biri de arkadaşları oldu. Gün boyu Pelin'le yakından ilgilenen arkadaşlarından Ali Ersin Coşkuner, "Pelin'le ortaokuldan beri tanışıyorum. Lisede de aynı sınıfta okumaya başladık. Onunla aramızda bir bağ var. Onu tanıdığım için çok mutluyum" derken, Sena Funda Özbakır da "Pelin'le aramız çok iyi. Daha önce böyle bir durumla karşılaşmadığımız için ilk başta ne yapacağımızı bilemedik ama sonra ona çok alıştık ve engellerin arkadaş olmaya engel olmayacağını anladık. Engel sadece fiziksel bir şeymiş. Biriyle arkadaş olmak için konuşmaya ihtiyaç yok. Sevgisini hissedebildiğin zaman bile arkadaş olabiliyorsun. Yanına oturduğumda bir şey ifade etmeye çalışıyor ve ben onu anlıyorum. Çok zor bir şey değil aslında. Bir şekilde anlaşıyoruz" dedi.

Kaynak: İHA

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.