1. HABERLER
  2. EKONOMİ
  3. 'Hububat alım fiyatları, çiftçinin buğdaya ısınmasına vesile oldu'

'Hububat alım fiyatları, çiftçinin buğdaya ısınmasına vesile oldu'

ULUSAL Hububat Konseyi Araştırma Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, açıklanan hububat taban alım fiyatlarının üretici açısından önemli olduğunu belirterek, "Çiftçilerimizin buğdaya karşı küskünlükleri vardı. Özellikle ekim alanlarında ciddi azalış söz konusuydu. 9 milyon...

'Hububat alım fiyatları, çiftçinin buğdaya ısınmasına vesile oldu'

ULUSAL Hububat Konseyi Araştırma Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, açıklanan hububat taban alım fiyatlarının üretici açısından önemli olduğunu belirterek, "Çiftçilerimizin buğdaya karşı küskünlükleri vardı. Özellikle ekim alanlarında ciddi azalış söz konusuydu. 9 milyon hektarlardan 7 milyon hektarlara düşmüştü. Ama geçen yılki fiyatlar ve bu seneki açıklanan fiyatlarla çiftçimiz biraz daha buğdaya ısınmaya başladı. Çiftçinin buğdaya ısınması için vesile oldu" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2020 hububat taban alım fiyatı ile ton başına prim ve destek ödeme fiyatlarını açıkladı. Buna göre, sert ekmeklik buğday taban alım fiyatı, ton başına 1350 TL'den 1650 TL'ye; arpa taban alım fiyatı ton başına 1100 TL'den 1275 TL'ye yükseltildi. Bu gelişmenin "Türkiye'nin buğday ambarı" olarak bilinen Konya Ovası için önemli olduğunu belirten Ulusal Hububat Konseyi Araştırma Danışma Kurulu üyesi ve Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, şöyle konuştu:

"Buğday ve arpa Türkiye'deki tarım alanlarının yarıdan fazlasını kaplayan en önemli tarım ürünü. Son 2 yıldır bakanlığımız çok doğru bir politika izliyor. Hasattan çok önce ve piyasa koşullarını da gözeterek bir alım fiyatı açıklıyor. Çiftçilerimizin buğdaya karşı bir küskünlükleri vardı. Özellikle ekim alanlarında ciddi bir azalış vardı. 9 milyon hektarlardan 7 milyon hektarlara düşmüştü. Ama geçen yılki fiyatlar ve bu seneki açıklanan fiyatlarla çiftçimiz biraz daha buğdaya ısınmaya başladı. Geçen yılda iyi bir fiyat açıklanmıştı. Bunun üzerine iyileşmenin biraz daha ileri kademeye geçmesi oldu. Şu anda dünya piyasalarında da buğday fiyatı ton başına aşağı yukarı 1650- 1750 TL civarında. Piyasa koşullarına uygun bir fiyat açıklandı. Bu çiftçiyi koruma açısından çok önemli. Çünkü çiftçimiz böyle makul fiyatlar açıklanmadığı taktirde özellikle hasat zamanı ürününü çok düşük fiyatlardan satmak zorunda kalıyor. Çiftçimiz açısından çok önemli bir gelişme oldu."

'ÇİFTÇİNİN BUĞDAYA ISINMASI İÇİN VESİLE OLDU'

Fiyatlardaki gelişmelerin, çiftçinin buğdaya ısınması için vesile olduğunu aktaran Soylu, "Bu gelişme çiftçinin buğdaya ısınması için bir vesile oldu. Bizim dileğimiz, önümüzdeki yıldan itibaren özellikle buğdaya uygulanan 10 kuruşluk prim desteğinin de 20-25 kuruşa çıkarılması. Mazot- gübre desteğinin de bir miktar daha artırılmasıyla hayal ettiğimiz 9 milyon hektarlık buğday ekim alanlarına ulaşmamız. Bu virüs belasıyla da şunu öğrendik. Gıdada kendi kendimize yeter olmazsak böyle kritik dönemlerde insanlar izole, uluslararası ilişkiler sınırlı, lojistik sınırlı. Çok daha zor bir durumda kalabiliriz. O açıdan kesinlikle buğdaya olan desteğin kesintisiz şekilde devam etmesi gerekiyor" diye konuştu.

'ÇİFTÇİ, DAHA FAZLA GELİR ELDE EDECEK'

Çiftçinin daha fazla gelir elde edeceğini, bunun da ekonomiye olumlu yansıması olacağını belirten Prof. Dr. Soylu, "Bakanlık bu doğru politikalarını prim, mazot ve gübre desteğini de artırarak devam etmeli. Buğday üreticisinin yüzü çok daha fazla gülecektir. Piyasa bu fiyatları oldukça olumlu karşıladı. Özellikle destek kısmında bir miktar daha artış olursa, çiftçiler ekim yapmadan önce onları daha fazla özendirecek. Biz buğdayda zaten kendi kendimize yetiyoruz. Ama biliyorsunuz buğdaya dayalı çok büyük bir sanayi var ülkemizde. Dünyada en fazla un ihracatçı ülkeyiz, makarna ihracatında ikinci sıradayız. Bulgurda da öyle. Buğdayı sadece kendi iç tüketimimiz olarak düşünmeyelim. Dünya piyasasına da ürün satma yönüyle de stratejik bir gücümüz var. Bu gücümüzü korumak içinde işlediğimiz buğdayın önemli bir kısmını ülke içerisinde üretmek zorundayız. Böylelikle ülke tarımı, ülke ekonomisi çok daha fazla gelişecektir. Türk çiftçisi daha fazla gelir edecektir. Çiftçi kazandığı zaman bu piyasaya da yansıyacak. Dolayısıyla ülke olarak geleceğe daha güvenli ve daha güçlü bakacağımıza inanıyorum" dedi.

FOTOĞRAFLI

Kaynak: DHA

HABERE YORUM KAT