1. YAZARLAR

  2. Fatma Fidan

  3. İdeal vücut için Hormanlarınızın efendisi olun
Fatma Fidan

Fatma Fidan

Beslenmeye Adım Adımm
Yazarın Tüm Yazıları >

İdeal vücut için Hormanlarınızın efendisi olun

Hormonlar, vücudumuzda kan aracılığı ile iç salgı bezlerinden hedef hücrelere gönderilen tepkisel akımlardır. Hormonlar davranışı, duyguları, beyin kimyasallarını, bağışıklık sistemini etkilemenin yanı sıra, aldığımız besini yakıta mı yağa mı çevirdiğimizi de belirliyor. Yani vücudumuza yiyeceklerle ne yapacağının emrini veriyor.
Yağın vücutta nerede tutulmasından, doymak bilmeyen iştahımız,  beyne ulaşan doyma hissine kadar kilo almamıza sebep olan her şey aslında hormonlara bağlıdır.  sağlıklı kilonuza geri dönmeniz, beslenme şeklinizde yapacağınız değişikliklerle hormon seviyenizi düzenleyerek mümkün..

Bu nedenle ideal kiloya ulaşmanın en etkili yolu hormonları dengelemektir. Sizler için 21 İnsan vücudunda 7 farklı hormon faaliyet gösteriyor: Kortizol, İnsülin, Leptin, Ghrelin,  Adiponektin, Östrojen, Tiroit

Kiloyu vermeyi Etkileyen Hormonlar  

Kortizol – Stres Hormonu :

kortizol, adrenal bezlerden strese tepki olarak salgılanır. Eğer stres altındaysanız, kortizol kan dolaşımına salınır ve açlığınız artar (yağ, şeker ve tuz arzusu arar), metabolizma yavaşlar ve kilo alırsınız. Kronik olarak yükselmiş kortizol seviyeleri, zamanla, insülin direncine, kas kütlesi kaybına, artmış karın yağına, artmış kolestrol, trigliseridlere ve yüksek tansiyona neden olabilir!

İnsülin – Yağ Depolama Hormonu

İnsülin pankreas tarafından üretilen, hücrelerinizin enerji veya depolama için şeker (glukoz) almasına yardımcı olan bir hormondur. Karbonhidrat veya şeker içeren bir yemek yediğinizde, glukoz insülinin kan dolaşımına salınmasını tetikler.

Eğer basit karbonhidratları fazla tüketirseniz, aşırı miktarda insülin salgılanır ve sonunda hücreleriniz bu hormona karşı uyuşuklaşır (diğer bir deyişle insülin direnci). Sonuç olarak, yüksek ve alçak kan şekeri seviyelerinden geçersiniz ve karnınızın etrafına yağ depolanmaya başlar.

 Leptin – İştahı Bastıran Hormon

Leptin, yağ hücreleriniz tarafından üretilen, doygunluk hissini düzenleyen hormondur. Görevi, beyninize vücudun yağ depolarını enerji için kullanmasını söylemektir. Dolaşımda daha fazla leptin olması halinde daha az acıkmış olmanız gerekir. Çalışmalar aşırı kilolu kişilerin kanında leptin düzeylerinin çok yüksek olduğunu göstermektedir. Bu muhtemelen leptinin beyin tarafından tanınmadığında ortaya çıkan, doyduğunuz ve artık yemeyi bırakmanız gereken mesajınının ulaşmadığı leptin direncinden kaynaklanmaktadır. Vücut, daha çok yemek yiyen ve daha fazla yağ depolayan açlık modunda olduğunu düşünür.

Ghrelin – Açlık Hormonu

Ghrelin, mideniz boşaldığında serbest bırakılan ve yemek zorunda olduğunuz mesajını beyninize gönderen bir hormondur. Normalde, mideniz boşaldığında, ghrelin salınımı artar ve mide dolduğunda azalır. Bazı aşırı kilolu ve obez insanlar için, ghrelin seviyeleri bir yemekten sonra az miktarda azalır ve bu da onları aşırı yemek yemeye yönlendirir.

Adiponektin – Yağ Yakma Hormonu

Adiponektin, yağ hücreleriniz tarafından salgılanan bir hormondur. Glikoz seviyelerini ve yağ asidi arıtımını düzenler. Yağ yakmada çok önemli bir rol oynamaktadır. Sahip olduğunuz adiponektin ne kadar çok yağ yaktığınızın ölçüsüdür. Araştırmalar düşük adiponektin düzeyleri olan bireylerde metabolik sendrom gelişme riskinin 3 kat fazla ve tip 2 diyabet gelişimi için 9 kat daha fazla risk taşıdığını gösteriyor.

Östrojen

Östrojen kadın üreme sistemini düzenleyen ana dişi seks hormonudur. Östrojen baskınlığı, progesteron ile ilişkili olarak çok fazla östrojen anlamına gelir ve bu da kadınların kilo vermekte zorlanmasına neden olabilir.
Aşırı östrojen bulguları: Şişkinlik ve şişme hissi, göğüs hassasiyeti, ağır dönemler, ruh hali değişiklikleri, migren, uykusuzluk, beyin sisi, anksiyete ve verme zorluğu kilo

Tiroid

Tüm hormonların kraliçesi olarak düşünülebilir. Çünkü tiroidiniz vücudunuzdaki her bir hücrenin işlevini belirler. Ruh haliniz, enerji seviyeleriniz, sindirim, metabolizma, cinsel dürtü, saç ve cilt tiroid hormonlarının dengesine bağlı. Aktif olmayan tiroidli hastalar bazal metabolizma oranının çok düşük olmasına, kilo almasına ve / veya ekstra kilo verme güçlüğüne neden olabilir.

Hormon yönetimi için başlangıçta üç günlük evrelerden oluşan bir diyet uygulamanız ve sırayla et ve alkol, şeker, meyve, kafein, tahıl, süt ürünleri ve toksin içeren gıdaları tüketmemek. Öncelikle 21 gün boyunca her üç günde bir beslenmenizden bazı besinleri çıkarıyorsunuz. İlk çıkardığınız besinler de  21’inci günün sonuna dek tüketmemeye devam ediyorsunuz. Örneğin şeker, rafine gıdalar ve alkol hormon seviyelerini olumsuz etkiliyor. Alkol, kortizon seviyesini artırarak bel çevresini yağlandırıyor, östrojen seviyesini de yükselterek kalça ve göğüslerde yağ birikimine neden oluyor. Yani ilk üç gün et ve alkol almayarak östrojen seviyenizi dengeliyorsunuz. Sonraki üç gün meyve yemeyi bırakıyorsunuz ve bu sayede tokluk hissi vererek ve yağ yakımını hızlandıran leptin hormonunu düzenliyorsunuz.

Böyle adım adım ilerleyip 21 günü tamamladığınızda, hem hormonlarınız birbiriyle uyum içinde çalışmaya hem de iyileşen metabolizmanız sayesinde fazla kiloların yanı sıra depresif ruh halinden de kurtulmaya başlıyorsunuz. Bu basamakların beslenmede uygulanması halinde kişide herhangi rahatsızlık yoksa ve düzenli spor ile beslenmesini destekliyorsa kişinin kilosuna göre 4-7 kg arası kayıp mümkün olabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT