1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. İhsan Oktay Anar kimdir? Kitapları nelerdir? Röportaj sorusuna ne cevap verdi?

İhsan Oktay Anar kimdir? Kitapları nelerdir? Röportaj sorusuna ne cevap verdi?

İhsan Oktay Anar kimdir? Kitapları nelerdir? Röportaj sorusuna ne cevap verdi? soruları arama motorlarında sıkça araştırılmaya başlandı. Biz de sizler için bu merak edilenleri derledik. İşte tüm merak edilenler...

İhsan Oktay Anar kimdir? Kitapları nelerdir? Röportaj sorusuna ne cevap verdi?

İhsan Oktay Anar dahil olduğu sokak röportajıyla bir anda gündem oldu ve internette araştırılmaya başlandı. Peki İhsan Oktay Anar kimdir? Kitapları nelerdir? Röportaj sorusuna ne cevap verdi?  Tüm emrak edilenler haberimizde...

İHSAN OKTAY ANAR KİMDİR?

İhsan Oktay Anar, 1960 yılında Yozgat'ta doğmuş Türk yazardır.

Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi felsefe bölümünde tamamladıktan sonra, aynı bölümden 2011 yılında öğretim üyesi olarak emekli oldu. 2009 yılında Erdal Öz Edebiyat Ödülü'nü kazandı. Puslu Kıtalar Atlası başlıklı romanı, yirmiden fazla dile tercüme edildi. Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri adlı romanı da İngiltere'de tiyaro oyunu olarak uyarlandı ve sahnelendi.

İhsan Oktay Anar, 1960 yılında İstanbullu bir ailenin en küçük çocuğu olarak Yozgat'ta dünyaya geldi. Babası Mehmet Sait Bey, TEKEL'de müskirat eksperi, annesi Bedia Hanım ise memurdur. Süheyla ve Füruzan adlarında iki ablası vardır. Anar'ın ataları, 1893'te Kazan'dan İstanbul'a gelmiş. Büyükbabası Abdullah Almaçov, ilahiyat tahsili yapmak için Fatih Medresesi'ne gitmiş ve burada müderrislik yapmış. Medreselerin kapatılması sonucu buradan ayrılmıştır. İstanbul'a yerleşen Anar'ın büyükbabası soyadı kanunu ile "Anar" soyadını almış.

"Anar soyadını amcam bulmuş. Amcam bir Rum kadınına âşık olmuş, kadın ona karşılık vermemiş ve 'Seni hiç unutmayacağım, daima anacağım.' adında (anlamında) Anar soyadını seçmişler."

İhsan Oktay Anar kimdir? Kitapları nelerdir? Röportaj sorusuna ne cevap verdi?

Anar, babasının mesleği gereği ilk ve ortaokulu İstanbul'da okumuş, lise çağlarında İzmir'e taşınmışlar. Burada Karşıyaka Erkek Lisesi'ne başlamış ancak tamamlayamadan okuldan atılmış ve lise eğitimini akşam lisesi'nde tamamlamış. Akşam lisesinde eğitim almaya başlayan Anar, gündüzleri tabela boyamaya başlamış. Tabela boyama işini üniversiteye kadar devam ettirmiş ve üniversiteyi kazandıktan sonra bırakmış

"Okuldan kaçıp kütüphaneye gidiyordum. Milli kütüphaneye gidiyordum. Okuldan kaçıyor, orada okuyordum. Maupassant, Çehov, Gogol. Bir gün eve okuldan atıldığım haberi geldi, devam etmediğim için."

Lise eğitiminden sonra Ege Üniversitesi'nde felsefe bölümüne devam eden Anar, askerlik görevini ertelemek için aynı üniversitede yüksek lisans eğitimine devam etti. 1995 yılında askerliğini teğmen olarak yaptı ve Kuzey Irak Harekâtı'nda görev yaptı. Yüksek lisans sonrası Ege Üniversitesi felsefe bölümünde araştırma görevlisi olarak atandı ve 2011 yılında emekli oldu.

Anar, felsefe bölümü öğrencisi olan Özlem Hanım ile 1999'da evlendi.

İhsan Oktay Anar kimdir? Kitapları nelerdir? Röportaj sorusuna ne cevap verdi?

İHSAN OKTAY KİTAPLARI NELERDİR?

  •  Puslu Kıtalar Atlası, 
  •  Kitab-ül Hiyel, 
  • Efrâsiyâb'ın Hikâyeleri
  • Amat, 
  • Suskunlar, 
  • Yedinci Gün,
  • Galîz Kahraman, 

Okuldan çok kütüphaneye giden Anar, bu nedenle Karşıyaka Erkek Lisesi'nden atılmıştır. Çalışmalarını roman alanında yoğunlaştırmış ve 2018 itibarıyla yedi romanı yayımlanmıştır. Anar'ın 1991'de yazdığı ve yayımlatmak için dört sene boyunca çeşitli yayınevleriyle görüştüğü Tamu adında yayımlanmamış bir romanı da mevcuttur. Anar, daha sonra bu eserini tekrar incelediğinde beğenmemiş ve yayımlatmaktan vazgeçmiştir.

İhsan Oktay Anar'ın yazın biçimi, göndermeler içerir. Kabaca birkaç örnek vermek gerekirse Amat'taki İsrafil adlı çocuğun gemi borazancısı olup diriliş düdüğünü çalışı, kıyamet günü Sûr'a üfleyecek İsrâfil'e, alt ambar toprak altına ve kabiri sembolize etmektedir.

İlk hikâyesi Mor Köpük dergisinde yayınlanan "Kâfirler İçin Apologia"dır. Aynı dergide 1989 yılında "Rabnûmâ" başlığıyla bir diğer hikâyesi daha neşredildi. "Yavuz Sultan Selim Han Efendimizin Çaldıran Meydan Muharebesi" başlıklı hikâyesi YKY tarafından çıkarılan Kitap-lık dergisinde yayınlandı. Yiğit Değer Bengi tarafından hazırlanan 1002. Gece Masalları adlı kitapta "İnşaat İşçisi Rıfkı'nın Dehşet Verici Akıbeti" isimli bir öyküsü yer aldı.

İhsan Oktay Anar kimdir? Kitapları nelerdir? Röportaj sorusuna ne cevap verdi?

Puslu Kıtalar Atlası kitabı yayınladığında Kuzey Irak’ta operasyonda olan İhsan Oktay Anar müziğe de oldukça tutkundur. 

  • Felsefenin anlaşılmazlığından uzak roman ile onu tamamlayarak edebiyatımıza felsefeyi aşılamıştır
  • Romanlarında her zaman felsefe tarih, polisiye sürekli iç içe olup üst düzey bir kurmaca anlayışı ürünler çıkarır
  • İhsan Oktay Anar’ın en çok bilinen ve sevilen eseri Puslu Kıtalar Atlası’dır
  • Amat isimli eseri yeryüzünde akla gelebilecek tüm kötülükleri içinde barındıran bir geminin hikâyesi ile okuyucuya iyi ve kötü bitmeyen çekişmesini anlatır
  • Suskunlar eserinde Mevlevi kültürünü işler

İzmir’de mütevazi bir yaşam süren İhsan Oktay Anar kitaplarındaki başarısını eşsiz hayal gücü, felsefik tavrı ile sağlamaktadır.

  

OKTAY İHSAN ANAR SOKAK RÖPORTAJINDA NE DEDİ?

Tüylü Mikrofon isimli YouTube kanalı, sokaktaki insanlara mikrofonu uzatarak, "Evrim teorisine inanıyor musunuz?" diye sordu. O mikrofona cevap veren isimlerden birisi de yazar İhsan Oktay Anar oldu. Anar'a soru soran muhabirin de Anar'ı tanımaması ortaya ilginç bir mini röportaj çıkardı.

İhsan Oktay Anar kimdir? Kitapları nelerdir? Röportaj sorusuna ne cevap verdi?

Uzun süredir kendini ekranlardan sakınan İhsan Oktay Anar, evrim teorisi hakkındaki düşüncelerini aktardı. Anar, "Evrim teorisine inanıyor musunuz?" sorusuna, "Evrim teorisi inanılacak bir şey değil; sadece bilimsel bir veri ve adı üzerinde teori. Bir kere ben uzman değilim bu konuda. Eğer bir biyoloğa sorarsanız size gayet gerçekçi ve kabul edilebilir bir şey olduğunu söyleyecektir. Ama tabi kutsal kitaplara da inanabilirsiniz bu konuda, bu çok daha basittir, çok daha açıklayıcıdır ve size çok daha zaman kazandırır, ama böylece gerçekten mahrum kalırsınız. Ben inanmayı değil de bilmeyi tercih ederim" ifadelerini kullanması dikkat çekti.

HABERE YORUM KAT