1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kanal İstanbul'un ÇED Raporu onaylandı

Kanal İstanbul'un ÇED Raporu onaylandı

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kanal İstanbul ÇED Raporu'nu bugün itibarıyla onayladıklarını bildirdi. Bakan Kurum," Bundan önceki tüm projelerimizde etmediğimiz gibi, Kanal İstanbul Projesi'nde de arsa rantına da hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğiz." dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Kanal İstanbul ÇED Raporu'nu bugün itibarıyla onayladıklarını bildirdi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, "100 Bin Sosyal Konut Projesi"ne 1 milyon 209 bin başvuru yapıldığını açıkladı.

"ARSA RANTINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ

Kanal İstanbul Projesi'nde arsa el değiştirmesi, tapuların el değiştirme sürecini yakından takip ettiklerine de değinen Bakan Kurum, "Biz Kanal İstanbul Projesi'nde veya herhangi bir projede arsa rantına müsaade etmeyiz. Bundan önceki tüm projelerimizde etmediğimiz gibi, Kanal İstanbul Projesi'nde de arsa rantına da hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğiz. Böyle bir durum olması halinde de olaya el koyacağımızı da buradan net bir şekilde ifade etmek isterim." ifadelerini kullandı. 

Murat Kurum, yabancıların burada mülk edildiğine ilişkin de sorular geldiğini belirterek, "Son 3 yılda yabancılar nezdinde, özel ve tüzel kişiler nezdinde buradaki arsa el değiştirme 600 bin metrekaredir. 26 bin 500 hektar yani 265 milyon metrekarelik Kanal İstanbul Projesi içerisinde çok düşük bir orandır." dedi.

Projeye ilişkin su kaynakları, doğal kaynaklar ve deprem riski taşıdığına ilişkin iddiaların da ortaya atıldığına işaret eden Kurum, projenin ne su kaynaklarını yok ettiğini ne deprem tehlikesine yol açtığını, aksine Kanal İstanbul Projesi ile orada yaşayan vatandaşların can ve mal güvenliğini koruyacak adımı attıklarını net bir şekilde raporlarla belgelediklerini dile getirdi. 

"ÇEVREYİ, DOĞAYI KORUYACAK HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALACAĞIZ"

Hazırladıkları ÇED raporunda alınması gereken tedbirleri bir bir belirttiklerini aktaran Kurum, şunları söyledi: 

"Projede de Ulaştırma Bakanlığımız yapımı esnasında bu tedbirleri alarak, yapacaktır. Dolayısıyla proje bitiminde İstanbul'umuza yeni bir cazibe merkezi, İstanbul Boğazı'mızdaki vatandaşlarımızın oradaki yaşayan insanlarımızın can ve mal güvenliği riskini bertaraf edecek ve örnek bir şehircilik anlayışıyla, yatay mimari esaslı, depremde rezerv konutlarımızın üretildiği, içinde üniversitelerimizin, Ar-Ge alanlarımızın, millet bahçelerinin, ekolojik koridorlarının, vatandaşın 7 gün 24 saat vakit geçirebileceği alanların, limanların ve marinaların olduğu asrın projesini gerçekleştireceğiz. Burada kararlıyız ve bu projeyi yaparken de atacağımız her adım da yaptığımız gibi çevremizi, doğamızı koruyacak her türlü tedbiri alacağız, tüm İstanbul'umuz tüm Türkiye'miz bundan emin olsun, ki bundan önceki yaptığımız her projede olduğu gibi."

Kanal İstanbul'un ÇED Raporu onaylandı

100 BİN SOSYAL KONU PROJESİ

Gazetecilerin, 100 bin sosyal konut projesindeki başvuru rakamlarına ilişkin sorusunu da yanıtlayan Kurum, "Çok büyük bir teveccüh oldu projemize, 100 bin sosyal konut projesine 1 milyon 209 bin başvuru oldu. 100 bin sosyal konutumuzu da ilk 3 ay içerisinde yerlerini, projelerin tamamlayıp ihale süreci ile birlikte inşaatlarına da başlayacağız ve İnşallah bir buçuk yıl içerisinde de 100 bin sosyal konutumuzun tamamını vatandaşlarımıza yapıp, teslim etmiş olacağız." bilgisini verdi. 

Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum, 100 bin sosyal konut başvurularındaki illere ilişkin de açıklama yapan Kurum, "Başvuruların en çok olduğu iller İstanbul'da 375 bin başvuru oldu, İzmir ilimizde 75 bin, Bursa'da da 56 bin başvuru oldu ve diğer illerimize de yine başvuru sayıları ayırdığımız kontenjanın oldukça üstünde. Dolayısıyla bir projemize inşallah 2021 yılında da aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Bu ülkede alt gelir grubu vatandaşlarımızın tamamının ev sahibi olacağı şekilde bu projemizi yürüteceğiz. Bu ülkede inşallah evi olmayan vatandaşımız kalmayacak şekilde bu projeyi de yürütmüş olacağız." diye konuştu. 

"2023 HEDEFLERİMİZE EMİN ADIMLARLA İLERLEYECEĞİZ"

Bu projede afet riskine karşı sağlam, güvenli konutları inşa edeceklerini dile getiren Kurum, "Bu noktada biz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde millet bahçelerinden, sosyal konuta, kentsel dönüşüme birçok adımı atıyoruz ve atmaya da devam edeceğiz. Bizim polemiklerle kaybedecek zamanımız yok. Biz kararlı bir şekilde 2023 yılı hedeflerimize emin adımlarla ilerleyeceğiz." değerlendirmesini yaptı.

BAKAN KURUM, ÇEVRECİ ÇOCUKLARI KABUL ETTİ

Kurum, sosyal medyadaki çevreci paylaşımıyla dikkatleri üzerine çeken ilkokul 2. sınıf öğrencisi Ahmet Akif Uslu ve sınıf arkadaşlarını makamında kabul etti. 

Makam odasının kapısında karşıladığı çocuklarla sohbet eden Kurum, Ahmet Akif Uslu'nun çöp atanları uyardığı videosunu izledi. Bakan Kurum, Uslu'yu tebrik ederek, "Tüm Türkiye'nin ilgisini çektin, uyardın." dedi.

Uslu'dan videoda ne anlatmak istediğini de dinleyen Kurum, çocuklara, "Bir plastik 400-1000 yılda doğaya karışıyor. Yine cam şişeler, kağıtlar, pet şişeler hepsi çok uzun zamanlar içerisinde doğaya karışıyor. Hatta denizlerde o plastik atıkları balıklar yem zannedebiliyor." bilgisini verdi. 

SIFIR ATIK PROJESİ

Çocuklara Sıfır Atık Projesi'ni bilip bilmediklerini soran Kurum, projenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde başladığını anlattı. Kurum, şunları söyledi: 

"Bugün tam 27 bin kamu kurum ve kuruluşunda Sıfır Atık uygulamasına geçtik. Okullarda, hastanelerde, kamu binalarında atıklarımızı artık ayrıştırıyoruz. Size daha güzel bir gelecek, daha güzel bir doğa bırakmak için o ayrıştırdığımız atıkları geri dönüşüme gönderiyoruz. Geri dönüşüme gönderdiğimiz diğer atıklarımızı da yine ürün üretiminde hammadde olarak kullanmak üzere geri dönüşüme gönderiyoruz." 

Uslu ve diğer öğrencileri "Çevre Müfettişi" ilan eden Bakan Kurum, "Sizlerin birer çevre müfettişi olarak artık bundan sonraki göreviniz doğayı, çevreyi korumak." ifadelerini kullandı.

Çocuklara Çevre Müfettişliği kartları ile yelek ve şapka dağıtan Kurum, çevreyi kirleten birini gördüklerinde kartlarını gösterip, çöp atanları kendilerine bildirmelerini istedi ve buna göre o kişilere cezai işlem uygulayacaklarını söyledi. 

Öğrencilerin karnelerini inceleyen Kurum, yarı yıl tatilinde çocuklara gittikleri yerlerde doğaya atılan atıklara engel olmalarını istedi. Kurum, "Biz doğayı, çevreyi bize bırakılan bir emanet olarak görüyoruz. Dolayısıyla bize bırakılan bu emaneti hep birlikte korumalıyız." dedi. 

Kurum, yaptıkları her projede çevreyi ve doğayı koruyacak tedbirleri almak zorunda olduklarının altını çizdi.

Öğrenci Ahmet Ertuğrul Likos'un konuşması ise Kurum'u güldürdü. Medya mensuplarına ait mikrofonlardan birini alan Likos, Bakan Kurum ve öğrenci arkadaşlarına mikrofon tutarak, çevreyle ilgili mesajlarını aldı.

Kabulün ardından Murat Kurum, çocuklara karne hediyesi olarak bisiklet verdi ve bakanlık binasında Sıfır Atık kapsamında kurulan geçici depolama alanı ile kompost ünitesini gezdirdi, burada geri dönüşümün nasıl yapıldığını anlattı. 

KANAL İSTANBUL PROJESİ NEDİR?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2011'de açıklanan ve kamuoyunda "çılgın proje" olarak bilinen Kanal İstanbul Projesi, Küçükçekmece - Sazlıdere - Durusu koridorundan geçecek.

Kanal İstanbul Projesi'nin inşaat safhasının yaklaşık 5 yıl, asgari ekonomik ömrünün de 100 yıl olması planlanıyor. Yaklaşık 45 kilometre uzunluğunda olacak proje kapsamında; 7 karayolu köprüsü, biri köprü diğeri yer altı geçişi olmak üzere toplam 2 demiryolu geçişi, 2 metro geçişi olacak.

Kanal İstanbul'un toplam alanı 26 bin hektar olacak. Yatay mimari ile sadece 4-5 katlı binalara izin verilecek alanda 500 bin kişilik nüfus planlanıyor.

Kanal İstanbul'un ÇED Raporu onaylandı

PROJEYLE NE HEDEFLENİYOR?

Basına "çılgın proje" ismiyle yansıyan proje, Karadeniz ile Marmara Denizi arasında yapay bir su yolunun açılmasını öngörüyor.

Tasarlanan kanalın uzunluğu 40 kilometre; genişliği 150 metre, derinliği ise 25 metre.

Projenin hayata geçirilmesi halinde, kanalla birlikte İstanbul Boğazı tanker trafiğine tümüyle kapanacak.

İstanbul'da iki yeni yarımada, yeni bir de ada oluşacak.

Kanal İstanbul'un çevresinde kurulacak yeni yerleşim alanı, 453 milyon metrekareyi kapsayacak.

"Yeni Şehir" olarak adlandırılan bu bölgede Kanal İstanbul'un oluşturduğu 30 milyon metrekare dışındaki alanlar şu şekilde paylaştırılacak:

78 milyon metrekare üzerine bir havaalanı
33 milyon metrekare üzerine Ispartakule ve Bahçeşehir
108 milyon metrekare üzerine yollar
167 milyon metrekare üzerine imar parselleri
37 milyon metrekare üzerine ortak yeşil alanlar

KANAL İSTANBUL PROJESİNE NEDEN İHTİYAÇ DUYULDU?

1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Antlaşması sırasında yıllık 3 bin gemi boğazdan geçmekteydi. Ancak yıllar geçtikçe bu sayı giderek arttı. Gerek boğaz trafiğinin artması gerekse yük gemileri geçiş güzergahları ve planlamaları için alternatif arayışların başlaması projenin tetikleyicisi oldu. Şu anda yıllık 50 bini bulan sayılarda gemi, boğazdan geçiyor. Bu sayının 2050'de 100 bine ulaşması bekleniyor. Günlük balıkçı ve şehir hatları ile 2500 araç boğazı kullanıyor. Süveyş Kanalı'nda yıllık 17 bin gemi geçiyor. Tabiki coğrafyalar nedeniyle karşılaştırmak çok sağlıklı sonuçlar vermeyebilir ancak durum itibarıyla büyük bir fark söz konusu. Bazı hukukçulara göre, bu projenin Montrö Anlaşması'na yönelik de bazı ihlaller doğurabileceği yönünde tartışmalar var.

Kanal İstanbul'un Proje Maliyeti Nedir?

1500 kişinin istihdam edilmesi planlanan projenin maliyeti 65 milyar TL olarak öngörülüyor. Proje süresinde çıkarılacak olan toprağın da 3. Havalimanı projesinde kullanılması hedefleniyor.

PROJE BAKANLIK TARAFINDAN YÜRÜTÜLÜYOR

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından projelendirilen Kanal İstanbul projesinin ÇED süreci Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Kanal İstanbul'un etrafında kurulacak yeni şehri planlamak için de 2018 yılında İBB, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı arasında protokol imzalanmıştı. Protokole göre İBB ve İSKİ'nin kanal güzergahındaki arazileri TOKİ'ye devredilecek. TOKİ'ye devredilen tüm alanlardan elde edilen gelir de kanalın finansmanında kullanılacak.

Kanal İstanbul'un ÇED Raporu onaylandı

"MARMARA DENİZİNİ SADECE OLUMLU ETKİLEYECEK"

Bakan Turhan, Kanal İstanbul Projesi'nin çok ayaklı olduğunu belirterek, bu nedenle proje alanını belirlerken özellikle tüm çevresel ve iklimsel faktörleri gözden geçirdiklerini kaydetti.

Projenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanmasının ardından Kanal İstanbul'un geçebileceği 5 koridor üzerinde yıllarca süren çalışmalar yapıldığını bildiren Turhan, en uygun olan Küçükçekmece-Sazlıdere-Durusu koridorunda karar kılındığını anımsattı.

Turhan, güzergah üzerinde Karadeniz ve Marmara Denizi girişlerindeki rüzgar ve derin deniz dalgalarını incelediklerini anlatarak, tsunamiyle ilgili parametrelerin belirlendiğini, Marmara ve Karadeniz'de oluşabilecek tsunami etkilerinin kayıtlı tüm verileri çerçevesinde detaylı çalışmalar yapıldığını ifade etti.

Proje alanında yaklaşık 25 yıllık rüzgar verileri kullanılarak modelleme çalışmaları yapıldığını da açıklayan Turhan, "Kanal içerisinde gemi geçişlerinden oluşacak dalgaların kanal yan yüzeylerine etkisi en olumsuz senaryolara göre değerlendirildi. Hatta Kanal İstanbul Projesi'nin su modelleri ve simülasyon/navigasyonla ilgili teknik çalışmaları da bu noktada dünyanın en iyi firmalarından biri aracılığıyla gerçekleştirildi. Kanal güzergahı belirlenirken yerleşim yerleri dışarıda bırakılarak insanlarımızın da olumsuz etkilenmesi önlendi." ifadelerini kullandı.

Turhan, Kanal İstanbul Projesi kapsamında Boğaziçi ve ODTÜ gibi Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden alanında uzman öğretim üyeleri ve yine alanında uzman uluslararası firmalarla çalışıldığını vurgulayarak, projeyle, Marmara Denizi'nin sadece olumlu olarak etkilenmesi ve özellikle yük taşımacılığından kaynaklı kazaların önüne geçilmesinin amaçlandığının altını çizdi.

7 YILDA TAMAMLANACAK

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan son ÇED raporuna göre Küçükçekmece, Avcılar, Arnavutköy ve Başakşehir ilçelerinden geçecek yaklaşık 45 km uzunluğunda ve 20.75 metre derinliğinde olan Kanal İstanbul projesinin maliyeti 75 milyar TL olarak hesaplandı. Kanalın yapımı ile birlikte Küçükçekmece Gölü'nü Marmara Denizi'nden ayıran köprü durumundaki kara parçası yaklaşık bir kilometre açılacak. Daha önce Marmara Denizi'ne yapılması planlanan 3 yapay takım adadan ve Sazlıdere Yat Limanı'ndan vazgeçildi. 7 yılda tamamlanması planlanan kanal için 4 yıl boyunca kazı yapılacak ve 1 milyar 155 milyon 668 bin metreküp hafriyat çıkacak.

HABERE YORUM KAT

1 Yorum