1. HABERLER
  2. İÇ HABERLER
  3. Otuz çocuk için adalet nedir? Olayı ne? Neden gündem oldu?

Otuz çocuk için adalet nedir? Olayı ne? Neden gündem oldu?

Antalya'da bir sınıf öğretmeninin 30 öğrencisine istismarda bulunduğuna ilişkin davanın karar duruşması yarın yapılacak. Twitter'da #otuzçocukiçinadalet etiketinin gündem olması üzerine internet kullanıcıları tarafından Otuz çocuk için adalet nedir? Olayı ne? Neden gündem oldu? sorularının cevabı da merak konusu oldu.

Otuz çocuk için adalet nedir? Olayı ne? Neden gündem oldu?

Antalya'da, 30 öğrencisine istismarda bulunduğu iddiasıyla yargılanan sınıf öğretmeni Mahmut Aydın K.'nin karar duruşması yarın görülecek. Duruşma öncesi sosyal medya üzerinden adalet çağrısı yapan ünlü isimler, #otuzçocukiçinadalet etiketini gündeme taşıdı. Bunun üzerine internet kullanıcıları da Otuz çocuk için adalet nedir? Olayı ne? Neden gündem oldu? sorularının cevabını araştırmaya başladı. Bu kapsamda biz de haberimizde bu sorulara yer verdik. İşte detaylar...

OTUZ ÇOCUK İÇİN ADALET NEDİR?

Antalya’da 30 çocuğa istismarda bulunan sınıf öğretmeni Mahmut Aydın K.’nin 800 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın yarın karar duruşması görülecek. Bu kapsamda sosyal medya üzerinden adalet çağrısı yapan ünlüler tarafından, #otuzçocukiçinadalet etiketi, Twitter'da gündem oldu.

Son olarak geçtiğimiz Eylül ayında görülen duruşmada savcı sanığın 30 çocuğa karşı ‘nitelikli cinsel istismar’ suçunu işlediğine kanaat getirdiğini belirterek öğretmenin 800 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istemişti.

 

Yarın görülecek karar duruşması öncesinde Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği’nin (UCİM) çağrısıyla Twitter’da ‘Otuz Çocuk İçin Adalet’ etiketiyle kampanya başlatıldı. Söz konusu kampanyaya ünlü oyuncular Ezgi Mola ve Uraz Kaygılaroğlu’ndan da destek geldi.

Mola, "Sevgili arkadaşlarım çok önemli bir mesajım var! Yarın Antalya’da 30 ÇOCUĞU İSTİSMAR EDEN ÖĞRETMEN DEMEYE BİN ŞAHİT BİR ALÇAĞIN DAVASI VAR! Adaletin yerini bulmasını,savcımızın ona İBRETLİK BİR CEZA VERMESİNİ bekliyoruz!" diyerek dava için kamuoyu oluşturulması çağrısı yaptı.

 

Otuz çocuk için adalet nedir? Olayı ne? Neden gündem oldu?

OTUZ ÇOCUK İÇİN ADALET OLAYI NE?

Kepez ilçesindeki bir ilkokulda görevli Mahmut Aydın K. hakkında farklı sınıflarda okuyan 30 öğrenciye istismarda bulunduğu suçlamasıyla Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. 30 ilkokul öğrencisine cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklanan sınıf öğretmeni Mahmut Aydın K.'nin yargılanmasında, koronavirüs salgını nedeniyle yargıda alınan tedbirler doğrultusunda nöbetçi mahkemede görülen duruşmaya, sanık Mahmut Aydın K., bulunduğu Antalya L. Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan SEGBİS aracılığıyla katıldı. Sadece mağdur çocukların aileleri ile taraf avukatlarının alındığı duruşmada, Antalya Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) avukatları da 'katılan' sıfatıyla yer aldı.

Mağdur çocukların aileleri ve avukatları, sanığın tutukluluk halinin devamını isterken, sanık avukatı iddiaların somut delillere dayanmadığını öne sürerek tahliye talebinde bulundu.

Cumhuriyet savcısı ise, suçun niteliği, eylem sayısı ve öngörülen ceza miktarı göz önüne alınarak, tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.

Sanık Mahmut Aydın K. tahliyesini isteyerek, “Yaklaşık 18 aydan beri tutukluyum. Bana yapılan suçlamalar sözlüdür. Somut bir delil ortaya konulmamıştır. Ortada bir suç yoktur. Tahliyemi ve beraatımı istiyorum" dedi.

Mahkemenin verdiği arada mağdur çocukların anneleri koridorda gözyaşı döktü. Anneler, “Allah'ım bu mübarek günlerde adalet istiyoruz. İyi ki cehennem var. Bizim bu acımızı ne olur dindirin" diye feryat etti.

Mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.

Duruşma sonrası açıklama yapan UCİM avukatı Hilal Özlem Çağlar, annelerin haykırışlarına değinerek, “Az önce annelerin çığlıkları, ağlayışları adliyenin duvarlarını inletti. Artık adalet gerçekten gecikiyor. Bu çocukların gerçekten adalete ihtiyacı var. Uykusuz kaldıkları günlerin haddi hesabı yok. Rahat uyumaları için bir an önce karar verilmesi gerekiyor. Az önce açıkça hedef gösterildik. UCİM'in basın açıklamaları yapmasından dolayı mahkemelerin yönlendirildiği iddia edildi. Korkmayın, biz çocukların çığlıklarını yükseltiyoruz. Bundan sonra da yükseltmeye devam edeceğiz" dedi.

Ellerinde pankartlar taşıyan UCİM üyeleri, kısa süre slogan attıktan sonra adliyenin önünden ayrıldı.

Duruşmaya katılmayan UCİM Başkanı Saadet Özkan ise sosyal medya aracılığı ile sanık avukatına tepki gösterdi. Mahkemede sanık avukatının çocukları 'çürük elma' olarak nitelendirdiğine dikkat çeken Saadet Özkan, “Bu çocuklar bir ağacın çürük elmaları değil. Sanık avukatının söylediği kelimeler toplum vicdanını yaralamıştır. Bu bir savunma değil. Herkes kendine gelsin. Bu çocuklar hepimizin kanı canı. Onlar yalnız değiller. İnsan hakları deniliyor. Peki çocuk hakları ne olacak? O çocuklara çürük elma diyenlere de ayrıca dava açacağız. O çocukları ve mahkeme koridorlarında anneleri ağlatmaya hiç kimsenin hakkı yok" diye konuştu.

UCİM Başkanı Saadet Özkan'ın açıklamalarına yanıt veren sanık avukatı İsmail Duygulu, sözlerinin çarpıtıldığını ifade ederek, şöyle dedi:

“Ben duruşmada çocukları kastederek 'çürük elma' kelimesi kullanmadım. Ben hukuki ilke olan bir cümleyi kullandım. Yazılı beyanımda da yer aldığı üzere, bir ağacın zehirli olduğu söyleniyor ve bir kısım meyvesinin zehirli, bir kısım meyvesinin ise zehirsiz olduğunun ileri sürülemeyeceğini ifade ettim. Bunun bir çelişki olduğuna dikkat çekerek, zehirli ağacın tüm meyvelerinin zehirli olacağı gerçeğinden hareketle söylenen bir cümledir. Ayrıca, bu cümlem Yargıtay'ın 2005 yılında aldığı bir kararda da 'zehirli ağacın meyvesi zehirlidir' şeklinde yer almıştır. Sözlerim çarpıtılmıştır."

"ÇOCUK NASIL YAPILIR, ÖĞRENECEKSİN"

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Suçları Soruşturma ve Çocuk İzleme Merkezi Bürosu’nda savcı, avukat ve uzman psikolog nezaretinde ifade veren B.A., "O günü hiç unutmadım. 4’üncü sınıfa gidiyordum. Öğretmenim sınıftaki erkek bir öğrenciye verdiği ödevle ilgili konu anlatımını istedi. Bu sırada öğretmenim beni yanına çağırdı. Arkadaşım konu anlatırken, öğretmen de masanın altından dokunmaya başladı. O sandalyesinde oturuyordu. İkimiz de yan yanaydık. Bana doğru döndüğü zaman karşımdaydı. Bana annem ve babamın yatak odasına girip, girmediğimi sordu. Ben de annem ve babam ayrı olduğu için girmediğimi söyledim. Sonrasında bana ’Çocuk nasıl yapılır, biliyor musun?’ dedi. Ben ’Bilmiyorum’ deyince bana ’Öğreneceksin’ dedi sonra bana yine dokundu" diye konuştu.

O zamanlar öğretmeninin ne yaptığını anlayamadığını ve tepki gösteremediğini anlatan B.A., "Yaşadıklarımı 2 gün sonra 3 arkadaşıma anlattım. Onlar, kendilerine de yaptığını söyledi. Olayı yaşadığım gün babaanneme söyledim. Sert çıktı. Büyükbabam olayın olduğu günden birkaç gün sonra onunla görüşmeye gitti. Babaannem de olayı annem ve babama söylemememi istedi. Annemin duyması halinde dava açacağını, avukata verecek paramızın olmadığını, babamın da öğretmene bir şey yapabileceğini söyleyerek susmamı istediler. Olayı okul müdürü ile paylaştılar ama o da bir şey yapmadı. Ben artık öğretmenlerimle konuşurken arama mesafe koyuyorum. Bunu bir türlü atlatamıyorum. Olayı anlattığım öğretmenim de bu olayın önemli olduğunu söyleyince buraya geldim. Mahmut Aydın K.’den şikayetçiyim" dedi.

Otuz çocuk için adalet nedir? Olayı ne? Neden gündem oldu?

"SINIFIN CAMLARINI KAĞITLA KAPLIYOR"

Şikayetçi velilerden A.K., öğretmenin istismar olaylarını gizlemek için sınıfın camlarını kağıtlarla kapladığını, öğretmen masasının etrafına da çiçek saksıları yerleştirdiğini iddia etti.

 6 Kasım günü emniyete giderek, öğretmenin kendisine de 9 yaşındayken istismarda bulunduğunu iddia eden B.A.’nın annesi Döndü B. tanık sıfatıyla ifade verdi. Kızının, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Suçları Soruşturma ve Çocuk İzlem Merkezi Bürosu’nda savcı, avukat ve uzman psikolog nezaretinde ifade verdiğini anlatan anne, şöyle konuştu:

“12 yıldır Ankara’da yaşıyorum. Okullar kapandığında, yaz tatillerinde çocuklarımı yanıma alırım. Kızım B., 2014-2015 eğitim öğretim yılında, dördüncü sınıfa gittiğinde, yaz tatilinde yanıma geldi. O dönem tuhaflıklar hissettim. Kısa kollu giymiyor, etek giymiyor, dayılarına yaklaşmıyordu. Birlikte uyuduğumuzda ‘dokunma’ diyerek, sayıklıyordu. Kendisine sorduğumda ağlamaya başladı. Sonrasında başından geçenleri anlattı. Öğretmeni masanın etrafını uzun boylu çocuklarla kapatıyormuş. Kızımı masaya yatırıyormuş. Kızım canı acıdığını söyleyince bırakmış. Hatta öğretmene yaşadıklarını ailesine anlatacağını belirtmiş. Fakat bize söylemedi. Kızım şimdi kimseye yanaşmıyor ve yaşadıklarını unutamıyor. Milli Eğitim’e, CİMER’e şikayette bulundum. Sonuç alamadım. Kızım, öğretmenine bir daha aynı hareketleri yapması halinde ailesine söyleyeceğini belirtmiş, böylece kendisini korumuş. Ancak Z. ve birkaç arkadaşı, bu istismarlara maruz kalmaya devam etmiş. Bu öğretmen hakkında şikayetler olduğunu öğrenince Ankara’dan gelerek, şikayetçi oldum. Maalesef burada öğrendim ki çocuğumun sınıfından hariç iki farklı sınıftaki öğrencilere de istismarda bulunulmuş.”

UCİM Başkan Yardımcısı Yücel Ceylan, çocukların artık mağdur olmadıklarını belirterek, “Çocuklarımız artık konuşuyor. Cinsel istismarla ilgili ülkemizin içinde bulunduğu durum artık gün yüzüne çıksın. Biz bu pislikleri temizleyelim. Bu ülke istismarcılara cennet oldu. Artık bu ülke istismarcılara cehennem olsun istiyoruz” dedi.

Otuz çocuk için adalet nedir? Olayı ne? Neden gündem oldu?

OTUZ ÇOCUK İÇİN ADALET NEDEN GÜNDEM OLDU?

Avukat Serap Ertuğrul ise Döndü B.’nin şikayetinin 2016 yılında kapatıldığını öne sürerek, okul müdürleri, öğretmen ve il milli eğitimde görevli memurlar hakkında ‘yalan tanıklık’, ‘suçu bildirmeme’, ‘görevi ihmal’, ‘belge gizleme’ suçlamalarıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını söyledi. Sanık ve avukatları ise suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.

Mütalaasını açıklayan duruşmanın savcısı, sanığın 30 çocuğa karşı ‘nitelikli cinsel istismar’ suçunu işlediğine kanaat getirdiğini belirterek öğretmenin 800 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

Duruşma 11 Kasım'a ertelenirken, davayı izleyen Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği de çıkışta basın açıklaması yaptı.

Berna Akkaya
Gündem ve Teknoloji Editörü
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
1
👍
👎
😍
😥
😱
😂
😡
HABERE YORUM KAT