1. HABERLER
  2. EKONOMİ
  3. TÜİK - Biyoteknolojide nitelikli işgücüne erişim önemli engel

TÜİK - Biyoteknolojide nitelikli işgücüne erişim önemli engel

Türkiye'de biyoteknoloji faaliyeti yürüten girişimlere göre, biyoteknolojik Ar-Ge faaliyetlerinin önündeki en önemli engeller arasında, "yüzde 52.2 ile nitelikli insan kaynaklarına erişim" bulunuyor.

TÜİK - Biyoteknolojide nitelikli işgücüne erişim önemli engel

Türkiye'de biyoteknoloji faaliyeti yürüten girişimlere göre, biyoteknolojik Ar-Ge faaliyetlerinin önündeki en önemli engeller arasında, "yüzde 52.2 ile nitelikli insan kaynaklarına erişim" bulunuyor.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) "Bİyoteknoloji İstatistikleri" verilerine göre, Türkiye'de 2018 yılında biyoteknolojik faaliyeti yapan girişim sayısı 347 oldu, girişimlerin en çok kullandığı teknik yüzde 44.1 ile DNA/RNA oldu.

"'Türkiye Biyoteknoloji Stratejisi ve Eylem Planı (2015-2018)" kapsamında yer alan ve 2.2 numaralı eylem olan "Biyoteknoloji alanına yönelik envanter çalışması yapılarak resmi istatistiklerin oluşturulması sağlanacaktır" ifadesi doğrultusunda, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) tanımları ve önerilen soru formu esas alınarak ilki 2016-2017 ikincisi 2018 referans yıllı olmak üzere biyoteknoloji araştırmaları yapılmıştır.

Buna göre, Türkiye'de 2018 yılında 347 girişim ürünlerinde veya hizmetlerinde biyoteknoloji kullandı. Bu sayı 2016 yılında 341, 2017 yılında 344'tü.

Biyoteknolojik tekniklerden en az birini kullanarak biyoteknoloji faaliyeti yapan girişimlerin 257'si 1-9 çalışan grubunda yer alırken, 250 ve daha fazla çalışanı olanlardan 20 girişim 2018 yılında biyoteknoloji faaliyeti gerçekleştirdi.

Biyoteknoloji faaliyeti yapan girişimlerin 2018 yılında en çok kullandığı biyoteknolojik teknik, yüzde 44.1 ile DNA/RNA olurken, bunu yüzde 28 ile süreç biyoteknolojisi teknikleri, yüzde 27.1 ile hücre ve doku kültürü mühendisliği ve yüzde 25.1 ile proteinler ve diğer moleküller izledi.

TÜİK verilerine göre;

"Biyoteknoloji faaliyetlerinin amaçlarına göre 2018 yılında biyoteknoloji faaliyeti yapan girişimlerin yüzde 43.8'i insan sağlığı, yüzde 31.4'ü tarımsal biyoteknoloji ve yüzde 23.6'sı çevre amaçlı faaliyet yürüttü.

"Biyoteknoloji faaliyeti yürüten girişimlerin 2018 yılında gerçekleştirdiği Ar-Ge harcamaları 276 Milyon lira oldu. Bu değer, 2016 yılında 115 Milyon lira, 2017 yılında ise 310 Milyon liraydı. Biyoteknoloji Ar-Ge harcamalarının Mali ve Mali Olmayan Şirketler (özel sektör) Ar-Ge harcamaları içerisindeki payı 2016, 2017 ve 2018 yılları için sırasıyla yüzde 0.86, yüzde 1.82 ve yüzde 1.18 oldu.

"Biyoteknoloji faaliyetlerinde 2018 yılında 1,922 kişi çalıştı, tam zaman eşdeğeri cinsinden çalışan sayısı ise 1,412 oldu. Biyoteknoloji faaliyetinde çalışanların 2018 yılında yüzde 16'sı doktora ve üstü, yüzde 22.9'u yüksek lisans, yüzde 38.2'si lisans, yüzde 5.9'u yüksekokul ve yüzde 16.9'u lise ve altı eğitim düzeyine sahipti.

"Biyoteknoloji faaliyeti yürüten girişimlere göre, biyoteknolojik Ar-Ge faaliyetlerinin önündeki en önemli engel yüzde 60.5 ile sermayeye erişim olurken, bunu yüzde 52.2 ile nitelikli insan kaynaklarına erişim ve yüzde 36.9 ile yurt dışından genetik kaynak temini izledi.

"Biyoteknoloji ürünlerinin ticarileşmesinin önündeki en büyük engel ise yüzde 58.2 ile uluslararası piyasalara erişim oldu ve bunu yüzde 54.8 ile yasal düzenleme gereksinimleri ve aynı oranla dağıtım ve pazarlama kanallarının eksikliği takip etti." (Grafik)

Kaynak: DHA

HABERE YORUM KAT