1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. 'Üçlü zirve, Suriye diplomasi trafiğini artırır'

'Üçlü zirve, Suriye diplomasi trafiğini artırır'

ÇUKUROVA Üniversitesi (ÇÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof.

'Üçlü zirve, Suriye diplomasi trafiğini artırır'

ÇUKUROVA Üniversitesi (ÇÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Arıkan, Türkiye'nin ev sahipliğinde Rusya ve İran devlet başkanlarının da katılımıyla Çankaya Köşkü'nde yapılan Üçlü Zirve Toplantısı'nın, Suriye diplomasi trafiğini artıracağını belirtti.

Zirvede alınan kararların Suriye sorunun çözümü ve tarafların görüşlerini ortaya koymaları açısından büyük önem arz etttiğini belirten Prof. Dr. Arıkan, taraflar arasında bazı görüş farklılıkları yaşanmasına rağmen ortak bir zeminde buluştuklarının görüldüğünü kaydetti. Prof Dr. Harun Arıkan, Suriye'de 2011 yılından itibaren devam eden iç savaşın insani dramın en yoğun yaşandığı ve en uzun süreli iç savaşlarından biri olduğunu anlattı. Üçlü zirvenin Suriye diplomasi trafiğini artıracağını belirten Prof. Dr. Arıkan, şöyle konuştu:

"Yakın geçmişte Orta Doğu politiğinde yaşanan gelişmeler, İran- ABD gerginliğinin tırmanması, Yemen-Suudi Arabistan arasında yaşanan çatışmalar ve İsrail'in Suriye topraklarına yaptığı askeri hava saldırıları gibi bir dizi gelişmeler de Suriye sorununu daha karmaşık bir denkleme doğru taşımaktadır. Kuşkusuz bu zamana kadar, Birleşmiş Milletler'in sorunun çözümüne yönelik etkin politikalar ortaya koyamaması, küresel ve bölgesel aktörlerin Suriye sorunu üzerinden bölge üzerinde etkinlik kurma mücadelelerini de artırmaktadır. ABD ve Rusya'nın bölgede nüfuz alanlarını genişletme çabalarının yanı sıra, Türkiye, İran gibi bölge ülkeleri Suriye iç savaşının ortaya çıkardığı güvenlik tehditleri ve sorunları karşısında kaygı duymaktadırlar. Bu bağlamda, son zamanlarda İdlib'de yaşanan gelişmeler kaygı verici bir duruma gelmiştir. Esad rejimine bağlı silahlı güçler, İdlib'de bir dizi askeri operasyonlar gerçekleştirirken, bu operasyonlara Rusya ve İran gibi ülkelerin askeri, lojistik ve istihbarat sağlamaları, bu ülkelerin Astana'da ortaya konulan ilkelere ne ölçüde saygı duyduğu ve bu ilkelerin ne ölçüde bağlayıcı olduğu sorusunu da akla getirmektedir."

İDLİB'DEKİ GELİŞMELER TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ

İdlib bölgesindeki gelişmelerin Türkiye'nin güvenliği açısından da büyük önem taşıdığını kaydeden Prof Dr. Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'ye ait gözlem noktalarının güvenliği, bölgede gittikçe etkin olmaya çalışan YPG/PYD terör örgütünün varlığı ve İdlib'de yaşanacak olası çatışmaların tetikleyeceği büyük göç dalgaları gibi unsurlar, Suriye ile en uzun sınıra sahip Türkiye'yi kuşkusuz çok yakından ilgilendirmektedir. Bu gelişmeler çerçevesinde Türkiye'nin ev sahipliğinde Rusya ve İran devlet başkanlarının da katılımıyla Çankaya Köşkü'nde yapılan Üçlü Zirve Toplantısı'nda alınan kararlar, Suriye sorununun çözümü ve tarafların görüşlerini ortaya koymaları açısından önem arz etmiştir. Zirve sonuç bildirgesi incelendiğinde, taraflar arasında bazı görüş farklılıkları yaşanmasına rağmen ortak bir zeminde buluştukları görülmektedir. Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı duyulmasının yanı sıra, İsrail'in Suriye'ye yönelik askeri saldırılarının uluslararası hukuka aykırı olduğunun altı çizilmiş ve İsrail'e, "Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve egemenlik haklarına saygı duyması" gerektiği çağrısı yapılmıştır. Ayrıca zirve sonuç bildirgesinde, Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini bozmaya yönelik YPG/PYD gibi ayrılıkçı hareketlerin aynı zamanda komşu ülkelerin güvenliğine tehdit oluşturduğu ifade edilerek, DEAŞ, Nusra Cephesi, El Kaide ve Heyet Tahrir Şam gibi terör örgütlerine karşı ortak tavır alınması gerektiği ifade edilmiştir. Zirvede dile getirilen bir başka konu ise, Suriyelilere yönelik insani yardımın artırılarak, uluslararası topluma ve uluslararası örgütlere maliyetin paylaşılması çağrısında bulunulmuştur. Özet olarak, zirvede Suriye sorunun askeri güç kullanarak çözülemeyeceği vurgusunun yapılması, BM ve uluslararası hukuka sürekli referans verilmesi, Türkiye ve ABD'nin güvenli bölge oluşturma çabaları gibi unsurlar, yakın gelecekte BM arabuluculuğunda Cenevre'de barış görüşmelerinin tekrar başlayabileceği umutlarını yeşertmektedir."

FOTOĞRAFLI

DHA

HABERE YORUM KAT