1. HABERLER
  2. SAĞLIK
  3. Ses kısıklığı nasıl geçer? Ne iyi gelir?

Ses kısıklığı nasıl geçer? Ne iyi gelir?

Ses kısıklığı nedir? Nasıl geçer? Ne iyi gelir? Neden olur?Nedenleri nelerdir? En çok kimde görülür? Ne zaman doktora gidilmeli?  soruları ses kısıklığı yaşayan ve bu sorunun geçmesi için internet arama motorunda araştırma yapan vatandaşlar tarafından araştırılıyor. İşte detaylar...

Ses kısıklığı nasıl geçer? Ne iyi gelir?

Günlük hayatta birçok sebepten dolayı insana zor anlar yaşatan ses kısıklığı bir hastalık değil, belirtidir. Bu konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyen ve bu sorundan kurtulmak isteyen vatandaşlar internet arama motorlarında araştırmalarda bulunuyor. Bu doğrultuda Ses kısıklığı nedir? Nasıl geçer? Ne iyi gelir? Neden olur?Nedenleri nelerdir?  En çok kimde görülür? Ne zaman doktora gidilmeli?   soruları araştırılıyor. İşte detaylar...

 

 

SES KISIKLIĞI NEDİR?

Ses kısıklığı bir belirtidir, hastalık değildir. Ses kısıklığında ses kısık, titrek olabilir, ses yüksekliği veya ses tonunda değişiklikler bulunabilir. Sesteki değişiklikler genellikle ses oluşumundan sorumlu ses kutusundaki problemlerle ilişkilidir. Bu problemler ses kutusunun ses üreten kısımları olan vokal kıvrımlardan kaynaklanır. Ses kısıklığı çoğu zaman geçicidir ve kısa sürede kaybolur. Fakat bazen gırtlak kanseri gibi ciddi bir sağlık sorununun sonucu da olabilir.

Ses kısıklığı nasıl geçer? Ne iyi gelir?

NEDEN OLUR?

Konuşma için ses üretimi, psikolojik ve anatomik sistemler arasındaki karmaşık etkileşimlerin sonucu olan psikomotor hareketin bir parçasıdır. Tıp dilinde larinks olarak adlandırılan gırtlağın asıl doğası, ses oluşturmadan tamamen farklıdır.  Larinksin ana işlevi, hava yollarını açık tutmak için bir kapakçık gibi çalışmaktır. Larinks, bağlarla birbirine bağlanan ve kaslarla hareket ettirilen bir dizi kıkırdaktan oluşur. İç ve dış kaslar, gırtlağı bir bütün olarak hareket ettirebilir.

Sesin oluşumundan esas olarak üç ana yapı sorumludur. Bunlar akciğerler, ses telleri ve sesi şekillendiren dil, dudak, çene kasları gibi yapılardır. Ses oluşumundan sorumlu en önemli yapılar vokal kordlar yani ses telleridir. Ses kısıklığı genellikle ses tellerinin tahriş olması veya zarar görmesi gibi problemlerden kaynaklanır. Ses telleri ses kutusu olarak adlandırılan ve gırtlakta bulunan bir oluşumun parçasıdır. Ses telleri ve arasında bulunan boşluğa glottis denir. Ses oluşumu sırasında ses telleri birleşerek arada bulunan boşluk kapanır. Ses kısıklığının temel nedeni ise ses telleri arasındaki rima glottis adı verilen bu boşluğun yetersiz kapanmasıdır.

NEDENLERİ NELERDİR?

Ses kısıklığı en sık olarak üst solunum yolunda ortaya çıkan ve akut larenjite neden olan grip, nezle gibi bir viral enfeksiyonun sonucudur. Ses kısıklığına neden olabilecek, katkıda bulunabilecek veya kötüleşmesine yol açabilecek diğer yaygın faktörler şunlardır:

-Asit reflü. Mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması nedeniyle boğazda tahriş ve ses kısıklığı ortaya çıkabilir.

-Sigara kullanımı

-Kafeinli ve alkollü içeceklerin tüketilmesi

-Çığlık atmak, uzun süreli şarkı söylemek veya başka nedenlerle ses tellerini aşırı kullanmak

-Alerjiler

-Toksik maddelerin solunması

-Aşırı derecede öksürmek

-Gırtlakta bulunan ses kutusuna darbe almak

Daha az yaygın ses kısıklığı sebepleri arasında şunlar sayılabilir:

-Ses tellerinde iyi huylu vokal kord nodülleri, kistler veya polip adı verilen anormal büyümelerin varlığı

-Tahriş edici ajanların solunması

-Boğaz, tiroid veya akciğer kanseri

-Erkeklerde ergenliğe geçiş dönemi

-Tiroid bezi fonksiyon bozukluğu

-Aort anevrizmaları. Kalpten çıkan en büyük atardamar olan aortta keseleşme

-Ses oluşturmaya yardımcı kasları zayıflatan Parkinson hastalığı, inme gibi nörolojik koşullar.

Ses kısıklığı nasıl geçer? Ne iyi gelir?

NASIL GEÇER?

Ses kısıklığının geçmesi için yapılacak en önemli iki şey ses tellerini dinlendirmek ve sigara kullanılıyorsa bırakmaktır. Ses tellerinde iltihabi reaksiyon geliştiğinde ses telleri şişer ve tahriş olur. Bu durumun iyileşmesi için zamana ihtiyaç vardır. Bu sebeple çok fazla konuşma veya bağırmayı gerektiren durumlardan kaçınmaya çalışmak gerekir. Bir toplantı veya bir grup önünde konuşmak durumunda kalırsanız ses yükseltici bir hoparlör veya başka bir aygıt kullanmayı deneyebilirsiniz. Şarkı söylemek gibi ses tellerini daha iltihaplı hale getiren aktivitelerden birkaç gün kaçınmak faydalı olur. Sesinizi olabildiğince az ve sizi doğal hissettiren bir seviyede kullanmanız iyi olacaktır.

NE İYİ GELİR?

Ses kısıklığı sıklıkla akut larenjite bağlı olarak ortaya çıkar. Bu sebeple akut larenjite iyi gelen doğal tedavi seçenekleri ve çaylar ses kısıklığına da iyi gelir. Bu amaçla evde şunlar denenebilir:

ILIK TUZLU SU İLE GARGARA

 Ağrılı ve tahriş olmuş boğaz ve ses kısıklığı için ılık tuzlu su ile gargara yapmak etkili sonuçlar verebilir. Bu amaçla 1 su bardağı ılık suya yarım çay kaşığı tuz ilave edilerek gargara için çözelti hazırlanır. Bu çözeltiden yudum yudum alınarak rahatlama hissedinceye kadar boğaz gargarası yapılır.

SOLUNAN HAVAYI DEĞERLENDİRMEK

 Kuru havayı solumak boğazı tahriş ederek ve ses tellerinin iltihaplanmasına katkıda bulunabilir. Bu özellikle kışın daha sık görülür. Kalorifere ıslak havlu asmak veya buhar makinesi kullanmak havanın nemlendirilmesine yardımcı olur. Nemli hava balgamın inceltilmesi ve boğazdaki tahrişin iyileşmesine yardımcı olur. Ilık duş almak da boğazın nemlendirilmesine katkı sağlayarak ses kısıklığına iyi gelir.

BOĞAZ PASTİLLERİ KULLANMAK

Pastiller boğazı nemlendirmeye, ağrıyı hafifletmeye ve öksürüğü azaltmaya yardımcı olur. Ballı, limonlu, yeşil çay ya da ekinezya içeren pastiller ses kısıklığına iyi gelir.

Ses kısıklığı nasıl geçer? Ne iyi gelir?

ELMA SİRKESİ İÇMEK

 Elma sirkesi, vücudun enfeksiyonla savaşmasına yardımcı olabilecek antimikrobiyal özelliklere sahiptir. Ses kısıklığı için bir çay bardağı suya 1 - 2 çorba kaşığı çiğ, süzülmemiş elma sirkesi ve bir çay kaşığı bal eklenerek elde edilen karışım günde 2 ila 3 kez içilir. Elma sirkesi tuzlu suyla hazırlanan gargaraya da eklenebilir.

BALLI PAPATYA ÇAYI TÜKETMEK

Tahriş olmuş boğaz ve ses kısıklığı için, ılık bir fincan çaydan daha rahatlatıcı bir şey yoktur. Papatya gibi bitkisel çaylar, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olabilecek antioksidanlar içerir. Papatya ayrıca antiinflamatuar özelliklere de sahiptir.

ZENCEFİL KÖKÜ

Zencefil kökü pek çok rahatsızlığa karşı geleneksel tıpta binlerce yıldır kullanılan şifalı bir bitkidir. Zencefil, genellikle larenjite eşlik eden kuru, tahriş edici öksürüğü bastırmaya ve ses kısıklığını gidermeye yardımcı olabilir. Zencefil farklı şekillerde hazırlanarak kullanılabilir. Taze zencefil kökü soyularak rendelenip meyve sularına eklenerek içilebilir. Soyulup dilimlendikten sonra 5 dakika demlendirip çay yapılabilir ve balla tatlandırılarak tüketilebilir.

EN ÇOK KİMDE GÖRÜLÜR?

Ses ile ilgili sorunlar her yaşta görülebilir. Herkes hayatında birkaç kez ses kısıklığı yaşayabilir. Bir kaç saat sürebildiği gibi tüm yaşam boyu da kalıcı olabilir. Yaşa ve cinse göre çok değişmekle beraber genelde ses kısıklığına en çok 30-60 yaşları arasında rastlanılmaktadır.

NE ZAMAN DOKTORA GİDİLMELİ?

Ses kısıklığı bir-iki haftadan uzun sürerse ve belirli bir nedeni yoksa bir Kulak-Burun-Boğaz hastalıkları uzmanına muayene olunması gereklidir. Ses kısıklığının tanısında öncelikle detaylı bir hikaye alınmalıdır. Problemin sürekli ya da ara ara olması, sabah ya da akşam saatlerinde belirginleşmesi, sigara kullanımı, sesin aşırı zorlanması gibi detaylar tanıya yardımcı olmaktadır. Asıl tanı ses tellerinin muayenesi ile konulmaktadır. Muayene için larenks muayene aynaları ve endoskopik sistemler kullanılmaktadır. Bu şekilde tanı konulamayan hastalarda ses tellerinin titreşimini değerlendirmek için laringostroboskopi ve ses tellerini detaylı olarak incelemek için ameliyathane şartlarında mikroskop ile muayene yapılabilmektedir. Ses kısıklıkları sigara kullanan hastalarda daha önemli olmak üzere, ses telinden köken alan ve tümöre dönüşme potansiyeli olan hastalıkların ve tümörlerin habercisi olabildiğinden şikayetlerin 10 gün düzelmeye başlamaması halinde vakit geçirmeden muayene yapılmalıdır. Tanıdaki en önemli unsurlardan biri, hastanın kanserle mi yoksa kanser dışı bir durumla mı karşı karşıya olduğunu belirlemektir. Muayenede deneyimli bir hekim bunun ayırtını yapabilir. Şüpheli bir durumda ise biyopsi gereklidir.

Kaynak: Medical Park, Gaziosmanpaşa Hastanesi.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
👍
👎
😍
😥
😱
😂
😡
HABERE YORUM KAT